Skip to content Skip to navigation

Gözümüz Çevreden Gelen Zararlı Bakterilerden Nasıl Korunuyor?

Dr. Öğr. Üyesi Ceren Türkcan
04/08/2019 - 09:30

Gözlerin de tıpkı mide gibi sindirim yaptığını biliyor muydunuz? Evet, yanlış okumadınız. Gözler de mide gibi sindirim yapabiliyor. Ancak tek farkla... Midemiz tükettiğimiz gıdaları sindirirken gözümüz çevreden gelen bakterileri sindiriyor.

Vücudumuzda birçok bakteri yaşıyor. Bakteriler yalnızca vücudumuzda değil çevremizdeki her türlü yüzeyde bulunabiliyor. Vücudumuzun bakterilere karşı geliştirdiği savunma mekanizmalarından biri gözyaşıdır.

Gözyaşı bezleri tarafından üretilen gözyaşı, düzenli olarak üretilerek belirli aralıklarla göze salınır. Bu sıvı gözümüzü her kırptığımızda tüm yüzeye dağılır. Peki, bu sıvının içinde ne var? Gözyaşında gözü besleyici maddelerin yanı sıra çevreden gelebilecek bakterileri ortadan kaldırmakla görevli bir de enzim yer alır. Bu enzimin adı lizozimdir. Lizozim tıpkı midede bulunan sindirim enzimleri gibi çalışır. Hava, toz, kir, ter gibi etkenlerle göze taşınan bakterilerin hücre duvarındaki molekülleri parçalar. Böylece bakteri kendini koruyamayacak hâle gelir ve bütünlüğü bozulduğu için ölür. Peki, ölü bakterilere ne oluyor? Tabii ki gün boyu gözümüzdeki ölü bakterilerle dolaşmıyoruz. Gözümüzde ölü bakterileri atık arıtma sistemi gibi ortadan kaldıran bir sistem var. Yeni üretilen gözyaşı göze salınırken önceden gözde bulunan sıvı ve sıvının içindeki maddeler gözden uzaklaştırılır. İşte bu şekilde devridaim yapılarak her defasında yeni üretilmiş lizozim enzimi ile gözü besleyici özellikteki maddeler düzenli olarak transfer edilir. Bu sayede gözümüzü her kırpışımızda gözümüz taze sıvı ve bakteri savaşçısı enzim ile kaplanır. Bu durum bakterilere karşı bir kalkan görevi görür ve gözümüz enfeksiyonlardan korunmuş olur.

Yazar Hakkında:
Dr. Öğr. Üyesi Ceren Türkcan
Beykent Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, omurgalı hayvanların görme algısında yer alan bir protein kompleksinin üç boyutlu yapısını atom ölçeğinde tespit etti.  Bu sayede spesifik olarak bu etkileşimleri hedef alan ilaçlar geliştirilebilir.

Tıp ve Sağlık

Siz de günlerin kısaldığı, havaların soğuduğu, Güneş’in daha geç doğup daha erken batmaya başladığı bu günlerde kendinizi daha mutsuz, enerjiniz d

Tıp ve Sağlık

İsveç’teki Karolinska Enstitüsünde yapılan bilimsel çalışmalar, insanların çoğunun yaşlandıkça kilo almasının sebebini ortaya çıkardı. Prof. Dr. Peter Arner ve arkadaşlarının Nature Medicine’de yayımladıkları sonuçlara göre yağ hücrelerindeki lipit döngüsü (yağların yakılma ve depolanma hızı) yaşlandıkça yavaşlıyor ve böylece daha kolay kilo alınıyor.

Tıp ve Sağlık

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne bu yıl hücrelerin oksijen seviyesini algılaması ve farklı oksijen seviyelerine uyum sağlaması ile ilgili çalışmaları nedeniyle William G. Kaelin, Peter J. Ratcliffe ve Gregg L. Semenza layık görüldü.

Tıp ve Sağlık

Çürükçül (organik atıkları parçalayan) bir mantar türü olan Candida auris’in insanlarda hastalığa yol açtığı 2009’da belirlendi. Candida auris’in değişen iklim koşulları ile birlikte insanlarda hastalık yapmaya başladığı düşünülüyor.

Tıp ve Sağlık

Türk bilim insanları tarafından geliştirilen metal kompleks bileşiğinin kolon kanseri tedavisinde kanser ilacı olarak kullanılmasına yönelik hücre kültürü ve deney hayvanları test aşamaları başarıyla geçildi. ABD ve Avrupa Birliği patent ofislerinden patenti alınan bileşiğin kanser hastaları ile gerçekleştirilecek testlerinden sonra ilaç olarak üretimine başlanabilir.

Tıp ve Sağlık

Göz tomografisi yöntemi sayesinde gözdeki mikro ölçekteki doku katmanları yüksek çözünürlükle görüntülenebiliyor. Göz hastalıklarının teşhisinde çok sık kullanılan bu yöntem beyin hastalıklarının tespitinde de kullanılabilir.

Tıp ve Sağlık

Güneş ışığının insanlar üzerinde doğrudan katkıları da vardır. Örneğin güneş ışığı vücudumuzda D vitamini üretimini artırır, uykumuzu düzenler ve ruh hâlimizi iyileştirir. Gelin, bu faydaları daha yakından inceleyelim.

Tıp ve Sağlık

Harvard Üniversitesinden David Mooney önderliğinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı, embriyolardan esinlenerek yetişkinlerdeki cilt yaralarını iyileştirmek için bir malzeme geliştirdi. 

Tıp ve Sağlık

Bağışıklık sistemi henüz olgunlaşmamış bebekleri ve çocukları ciddi hastalıklardan korumak için yapılan aşılar ile erken yaşlarda tanışırız.