Skip to content Skip to navigation

Gözümüzde Yaşayan Yararlı Bakteriler

Dr. Mahir E. Ocak
30/07/2019 - 16:03

Bilimsel çalışmalar gözlerimizde yaşayan, göz sağlığına yararlı bakteriler olduğunu gösteriyor. Göz mikrobiyomu olarak adlandırılan bu bakterilerin davranışlarının tam olarak anlaşılması, çeşitli göz hastalıklarının tedavisinde yararlı olabilir.

Sindirim boşluğunun ve derinin insan sağlığına yararlı mikroorganizmalara ev sahipliği yaptığı uzun süredir bilinir. Gözlerinse yakın zamanlara kadar steril olduğu; havadan, ellerden ya da göz kapaklarından göze bakteriler bulaşsa bile gözyaşı tarafından öldürülecekleri ya da uzaklaştırılacakları düşünülürdü. Ancak bilimsel çalışmalar gözlerin de yararlı bakterilere ev sahipliği yaptığını gösterdi. Göz mikrobiyomundaki belirli türde bir bakterinin sayısının aşırı derecede artması ya da azalması durumunda göz hastalıkları ortaya çıkabiliyor.

Göz mikrobiyomunu oluşturan dört bakteri cinsi var: Staphylococci, Diphtheroids, Propionibacteria ve Streptococci. Ayrıca sağlıklı insanların yaklaşık %65’inin gözlerinin yüzeyinde bulunan TT virüsü de göz mikrobiyomunun bir parçası olarak kabul ediliyor. Göz mikrobiyomu ırka, yaşa, coğrafi bölgeye, kontakt lens kullanımına ve hastalık durumuna bağlı olarak değişiyor.

Son on yıl içinde göz mikrobiyomuyla göz hastalıklarının ilişkisi hakkında pek çok bilimsel çalışma yapıldı. Ancak bugüne kadar varılan sonuçların büyük çoğunluğu sadece korelasyon düzeyinde. Başka bir deyişle bazı bakterilerle bazı hastalıkların arasında ilişki olduğuna işaret eden veriler var. Ancak bu bakterilerin bu hastalıkların sebebi olup olmadığı tam olarak bilinmiyor.

Tony St. Leger ve Rachel Caspi adlı iki araştırmacı, Crynebacterium mastitidis (C. mast) bakterilerinin bağışıklık sistemi hücrelerini uyardığını ve böylece zararlı mikroorganizmaları öldüren maddelerin gözyaşlarına salındığını keşfetti. Fareler üzerinde yapılan deneyler, gözlerinin yüzeyinde C. mast bakterileri bulunan farelerin körlüğe sebep olduğu bilinen Candida albicans ve Pseudomonas aeuruginosa bakterilerine karşı daha dirençli olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, bağışıklık sistemi ile C. mast bakterileri arasındaki bu ilişkiden yararlanarak kuru göz hastalığı gibi çeşitli yaygın göz hastalıklarının tedavisi için yeni yöntemler geliştirmeye çalışıyor.

Günümüzde bazı göz hastalıklarının tedavisinde antibiyotikler kullanılıyor. Ancak bu ilaçlar çoğu zaman yararlı mikroorganizmalara da zarar veriyor. Göz mikrobiyomu üzerine yapılan araştırmaların temel amaçlarından biri hastalığa sebep olan mikroorganizmaların tespit edilmesi. Böylece yararlı mikroorganizmalara zarar vermeden kuru göz hastalığı, Sjogren sendromu (göz ve ağız kuruluğuna neden olan bir otoimmün hastalık) ve kornea çizilmesi gibi göz hastalıklarını tedavi etmek mümkün olabilecek. Ancak bakterilerden yararlanılan tedavi yöntemlerinin geliştirilebilmesi için öncelikle bakterilerin hangi koşullar altında göz yüzeyinde yaşayıp yayılabildiğinin belirlenmesi gerekiyor.

Gelecekte bir gün, kuru gözleri sulandırmak için göz damlaları yerine içinde gözü sulandıracak maddeleri salgılayacak bakteriler bulunan bir çözelti kullanmak mümkün hâle gelebilir.

 

Kaynak:

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, omurgalı hayvanların görme algısında yer alan bir protein kompleksinin üç boyutlu yapısını atom ölçeğinde tespit etti.  Bu sayede spesifik olarak bu etkileşimleri hedef alan ilaçlar geliştirilebilir.

Tıp ve Sağlık

Siz de günlerin kısaldığı, havaların soğuduğu, Güneş’in daha geç doğup daha erken batmaya başladığı bu günlerde kendinizi daha mutsuz, enerjiniz d

Tıp ve Sağlık

İsveç’teki Karolinska Enstitüsünde yapılan bilimsel çalışmalar, insanların çoğunun yaşlandıkça kilo almasının sebebini ortaya çıkardı. Prof. Dr. Peter Arner ve arkadaşlarının Nature Medicine’de yayımladıkları sonuçlara göre yağ hücrelerindeki lipit döngüsü (yağların yakılma ve depolanma hızı) yaşlandıkça yavaşlıyor ve böylece daha kolay kilo alınıyor.

Tıp ve Sağlık

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne bu yıl hücrelerin oksijen seviyesini algılaması ve farklı oksijen seviyelerine uyum sağlaması ile ilgili çalışmaları nedeniyle William G. Kaelin, Peter J. Ratcliffe ve Gregg L. Semenza layık görüldü.

Tıp ve Sağlık

Çürükçül (organik atıkları parçalayan) bir mantar türü olan Candida auris’in insanlarda hastalığa yol açtığı 2009’da belirlendi. Candida auris’in değişen iklim koşulları ile birlikte insanlarda hastalık yapmaya başladığı düşünülüyor.

Tıp ve Sağlık

Türk bilim insanları tarafından geliştirilen metal kompleks bileşiğinin kolon kanseri tedavisinde kanser ilacı olarak kullanılmasına yönelik hücre kültürü ve deney hayvanları test aşamaları başarıyla geçildi. ABD ve Avrupa Birliği patent ofislerinden patenti alınan bileşiğin kanser hastaları ile gerçekleştirilecek testlerinden sonra ilaç olarak üretimine başlanabilir.

Tıp ve Sağlık

Göz tomografisi yöntemi sayesinde gözdeki mikro ölçekteki doku katmanları yüksek çözünürlükle görüntülenebiliyor. Göz hastalıklarının teşhisinde çok sık kullanılan bu yöntem beyin hastalıklarının tespitinde de kullanılabilir.

Tıp ve Sağlık

Güneş ışığının insanlar üzerinde doğrudan katkıları da vardır. Örneğin güneş ışığı vücudumuzda D vitamini üretimini artırır, uykumuzu düzenler ve ruh hâlimizi iyileştirir. Gelin, bu faydaları daha yakından inceleyelim.

Tıp ve Sağlık

Harvard Üniversitesinden David Mooney önderliğinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı, embriyolardan esinlenerek yetişkinlerdeki cilt yaralarını iyileştirmek için bir malzeme geliştirdi. 

Tıp ve Sağlık

Bağışıklık sistemi henüz olgunlaşmamış bebekleri ve çocukları ciddi hastalıklardan korumak için yapılan aşılar ile erken yaşlarda tanışırız.