Skip to content Skip to navigation

Gregoryen Takviminin Gelişimi

Uğur Çontu
19/02/2015 - 09:37

Günlük hayatımızı, gelecek planlarımızı, geçmişte yaptıklarımızı ve önemli tarihleri Gregoryen takvimi ya da başka bir deyişle miladi takvim sayesinde rahatça takip edebiliyoruz. Takvimin bu günlere gelmesinin 2700 yıllık bir mazisi var. Gelin, dünya tarihini üzerine inşa ettiğimiz Gregoryen takviminin bugünkü şeklini almasının ardındaki sosyal ve astronomik nedenlere bir bakalım.

2015 yılının ilk ayları sert bir kış mevsimine sahne oldu. 21. yüzyıl insanına nice sıkıntı yaşatan kış aylarının, geçmiş toplumların başına ne dertler açtığını tahmin etmek zor değil. Öyle ki, Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Romulus bundan 2700 yıl önce ilk Roma takvimini yaptığında, bir yılı şimdiki takvime göre Mart ayından başlayıp Aralık’ta bitecek şekilde 10 aya bölmüş (Martius, Aprilis, Maius, Junius, Quintilis, Sextilis, September, October, November, December); Ocak ve Şubat aylarına karşılık gelen dönemi takvime koymamıştı. O zamanlarda halk, takvimi tarım yapılacak günlerin takibi için, imparator ise vergi toplama günlerinin belirlenmesi için kullanıyordu. Ocak ve Şubat aylarında barınmak, ısınmak ve hatta yiyecek bulmak meseleyken, yılın hangi gününde olduğunuz çok da önemli değildi.

Peki, aylar nasıl isimlendirilmişti? Yılın ilk ayı Martius için Roma savaş tanrısı “Mars” seçildi. 2, 3 ve 4. aylar isimlerini yine Roma tanrılarından aldı. Quintilis ve Sextilis, Latincede “beşinci” ve “altıncı” kelimelerine karşılık gelirken diğerleri 7, 8, 9 ve 10 sayılarını ifade ediyordu.

Romulus’un takvimi ayın hareketlerine göre hazırlanmıştı ve 304 günü kapsıyordu. Romulus’un ardından tahta çıkan İmparator Numa, kış aylarını da takvime ekledi ve gün sayısını bir ay yılına eşitleyerek 355’e çıkardı. Numa, tek sayıların “uğurlu” olduğuna inanıyordu. 355’e ulaşmak için en fazla 11 ay tek sayı yapılabileceğinden yılın dört ayı 31, yedi ayı ise 29 gün olarak belirlendi. Geriye kalan 28 gün de zavallı Şubat ayına nasip oldu. Bugün bile Şubat’ın 28 gün olması, Numa’nın batıl inancından kaynaklanıyor diyebiliriz. Numa, yeni iki ayı takvimin sonu yerine başına koyarak, günümüzde pek çok Avrupa dilinde bu isimlere sahip olan ayların sıralarının kaymasına sebep olmuştur. Örneğin December, “10” anlamına gelirken, yılın 12. ayıdır.

Ortada bir takvim vardı ancak imparatorlar siyasi nedenlerle yılları uzatıp kısaltıyordu. Sevmedikleri siyasilerden kurtulmak için yılı kısaltıyor, destekledikleri kişiler iktidar olduğunda “güneş zamanına uyma” bahanesiyle araya bir ay koyup yılı uzatıyorlardı. Ayrıca ayın hareketini takip etmek kolay olsa da, ay takvimi mevsim döngüsünü yakalayamıyordu ve sürekli müdahale gerektiriyordu.

Bu karışıklıkları ortadan kaldırmak için Julius Sezar, MÖ 46 yılında kendi ismiyle anılan ve güneş yılı ile uyumlu olan Jülyen takvimini yaptı. Bir yılı 365 gün 6 saat olarak hesaplamıştı. Ayların günlerini belirlerken basit bir kural uyguladı. Sırası tek sayı olan aylar 31, diğerleri 30 gün olacaktı. Şubat 28 günden 29’a çıktı, artık yıllarda ise 30 çekecekti. Sezar, takvimin kabulünden kısa süre sonra öldü. Halk, doğduğu ay olan Quintilis’i (Temmuz) kendisine ithafen Julius olarak değiştirdi. Halefi Augustus da, iktidara geldiği ay olmasından ötürü; Sextilis (Ağustos) ayına kendi adını verdi. Fakat Sextilis 30 gündü. Augustus’un ayı, Julius’un 31 gün olan ayından kısa olmamalıydı. Bu durumu çözmek için Şubat kurban seçildi ve 28 güne düşürüldü. Şubat’tan alınan bir gün ise Augustus’a eklendi. Ağustos’tan sonraki aylar sırayla 30 ve 31 gün olacak şekilde takvim son halini aldı.

Jülyen takvimi, günümüzde kullanılan Gregoryen takvimine çok benzese de pek bilinmeyen bir farkı var. Astronomik bir yıl, yaklaşık 365 gün 5 saat 49 dakikadır. Jülyen yılı, astronomik yıldan 11 dakika uzun olduğundan 400 yılda bir 3 günlük hata oluşuyor. Bu nedenle, Gregoryen takviminin ortaya atıldığı ve Avrupa’da çeşitli ülkelerde kabul edildiği 1582 yılına kadar takvimde 10 günlük kayma olmuştur. Gregoryen takvimini kabul eden ülkeler, 4 Ekim 1582’nin ertesi günü 15 Ekim 1582’ye geçtiler ve Jülyen takviminin hatasını giderdiler.

Peki, bundan sonrası... Gregoryen takviminde artık yıl uygulamasına dört yılda bir kez olmak üzere devam ediliyor. 100’ün katı olan yıllarda ise artık yıl uygulanmıyor, ancak 400’ün katı olan yıllarda uygulanıyor. Haliyle 1700, 1800 ve 1900 yılları artık yıl olmadı (merak edenler, bilgisayarlarının takviminden 1900 yılına bakıp Şubat’ın 28 çektiğini görebilirler). 2000 yılı ise 400’ün katı olduğu için artık yıldı. 2100, 2200 ve 2300 de artık yıl olmayacak, fakat 2400 yılı yine artık yıl olacak. Gregoryen takviminin bu uygulaması ile 4000 yılda sadece 1 gün kayma olacak. Bu sebeple, 4000 yılında Şubat’ın 29 yerine 28 çekmesiyle sorunun giderilmesi düşünülüyor. Ancak o günler için şimdiden endişelenmek yersiz. Kaldı ki yörünge hızı zamanla değiştiğinden o gün nerede olacağımızı bilmek neredeyse imkânsız.

Kaynaklar:

1

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

 Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu avantajlardan en etkili şekilde yararlanabilmek ve bu teknolojileri kullanırken karşı karşıya kalınabilecek riskleri azaltmak için dijital medya okuryazarlığı becerisine sahip olmak gerekiyor.

Sosyal Bilimler

Eylül ayında okula dönüş heyecanını fotoğraflarınıza yansıtmanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #OkulaDönüş etiketini eklemeyi unutmayın.

Sosyal Bilimler

Geçmişte insanlar ticaret, keşif ya da dinî sebeplerle (örneğin hac) uzun yolculuklar yapıyordu. İnsanların seyahat etme istekleri sonucu güvenilir haritaların geliştirilmesi ihtiyacı ortaya çıktı. 

Sosyal Bilimler

24 Temmuz - 9 Ağustos 2020 tarihlerinde Japonya’da düzenlenecek 2020 Tokyo  Yaz Olimpiyat Oyunları’nın madalyaları geri dönüşümlü elektrikli aletl

Sosyal Bilimler

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde temmuz ayında seyahat anılarınızı fotoğraflarınıza yansıtmanızı istemiştik. Bu süreçte #Seyahat etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. Seçilen fotoğraflar aynı zamanda Instagram’da, Twitter’da ve Facebook’ta Bilim Genç okurları tarafından oylandı.

Sosyal Bilimler

6 Ağustos 1945’te Japonya’nın Hiroşima şehrine atom bombası atıldığında Sadako Sasaki 2 yaşındaydı. 11 yaşında halk arasında “atom bombası hastalığı” denilen kan kanseri teşhisi kondu. Sadako yaşama dileğinin gerçekleşmesi için kâğıttan turnalar yapmaya başladı.

Sosyal Bilimler

TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri ve 2019 Yılı Fuat Sezgin Bilim Tarihi Ödülü sahiplerini buldu. TÜBİTAK tarafından bu yıl 4 Bilim Ödülü, 11 Teşvik Ödülü ile Prof. Dr. Fuat Sezgin Bilim Tarihi Ödülü verildi.

Sosyal Bilimler

Bilim Genç olarak ağustos ayında objektiflerinizi çevrenizdeki tarihî mekânlara odaklamanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #TarihiMekanlar etiketini eklemeyi unutmayın. 

Sosyal Bilimler

936 ile 1013 yılları arasında Endülüs’te yaşayan Ebü’l Kasım Halef bin Abbas Zehrâvî isimli müslüman bilgin, Et-Tasrif isimli tıp ansiklopedisinin cerrahiye ayırdığı bölümlerde 200’den fazla cerrahi aleti resimli olarak açıklamıştı.

Sosyal Bilimler

Vücudumuzu zinde tutmanın en iyi yollarından biri spor yapmak. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” atasözü, spor yapmanın kültürümüzde ne kadar önemli bir yeri olduğunun kanıtı. Peki, bizden yüzyıllarca önce yaşayanlar hangi sporları, niçin yapıyordu?