Skip to content Skip to navigation

Güneş Araştırmalarının Altın Çağı

Dr. Mahir E. Ocak
17/02/2020 - 17:01

NASA - Parker Güneş Sondası

Gökbilimciler önümüzdeki yıllarda Güneş ile ilgili araştırmaların altın çağının yaşanacağını düşünüyor. Hem yakın geçmişte hayata geçirilen hem de yakın gelecekte hayata geçirilmesi planlanan projeler sayesinde Güneş bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir hassasiyetle incelenebilecek.

Güneş yüzeyinin bugüne kadar çekilmiş en yüksek çözünürlüklü fotoğrafı. DKIST tarafından çekilen fotoğrafta, konveksiyon yapan plazma, baloncuklar biçiminde görülüyor. Her bir baloncuğun büyüklüğü neredeyse Türkiye kadar.

Geçmişte de Güneş ile ilgili pek çok bilimsel çalışma yapılmıştı. Hatta Güneş’i incelemek için özel olarak tasarlanmış bilimsel cihazlar uzaya gönderilmişti. Ancak bu cihazların kapasitesi görece sınırlıydı. Örneğin Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) ortak çalışmasının bir ürünü olan Güneş ve Güneşküre Gözlemevi (SOHO) uzay aracı 1990’larda uzaya gönderilmişti. Bugün hâlâ çalışmaya devam eden cihaz, Güneş’i sadece 0,99 AB (astronomi birimi: Güneş ile Dünya arasındaki ortalama uzaklık 1 AB’dir ve yaklaşık 150 milyon km’dir) mesafeden inceliyor.

Son zamanlarda Güneş çok daha yüksek kapasiteli cihazlarla çok daha detaylı bir biçimde incelenmeye başlandı. Örneğin 2018 yılında uzaya gönderilen Parker Güneş Sondası, Güneş’e sadece 0,04 AB mesafeye kadar yaklaşacak. Çok yüksek sıcaklıklara dayanabilmesi için özel olarak tasarlanan bu sonda veri toplamaya başladı bile. Gelecek beş yıl içerisinde Güneş’e defalarca yaklaşacak olan cihaz, üzerindeki bilimsel ölçüm aletleriyle güneş rüzgârını ve korona olarak adlandırılan Güneş’in atmosferini incelemeye devam edecek.

Güneş’i görüntülemek ve Güneş’in manyetik alanını incelemek için tasarlanmış bir teleskop da yakın zamanlarda çalışmaya başladı. Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu (DKIST) olarak adlandırılan Hawaii’deki teleskop, bugüne kadarki en yüksek çözünürlüklü Güneş fotoğraflarını çekmeye başladı. Gelecekte DKIST’nin Güneş’in manyetik alanı hakkında toplanacağı verilerle neden koronanın Güneş'in yüzeyinden milyonlarca derece daha sıcak olduğu anlaşılmaya çalışılacak.

Güneş’i incelemek için özel olarak tasarlanan bir başka uzay aracı da 7 Şubat’ta uzaya gönderilecek. Güneş Uydusu olarak adlandırılan cihaz, Güneş’e, Parker Güneş Sondası kadar değil sadece 0,28 AB’ye kadar yaklaşacak. Ancak Güneş Uydusu’nun Parker Güneş Sondası’nın sahip olmadığı önemli bir özelliği var. Araç, ısı kalkanındaki ufak deliklerin içine yerleştirilmiş kameralarla Güneş’in fotoğraflarını çekecek.

Güneş Uydusu’nun bir diğer önemli özelliği, Venüs’e her yaklaştığında gezegenin çekiminden yararlanarak döndüğü yörüngenin eğimini biraz daha artıracak olması. Öyle ki, uzay aracının yavaş yavaş Güneş’in ekvator düzleminin 33 derece yukarısına çıkması planlanıyor. Güneş Uydusu, böylece, Güneş’in kutuplarının da fotoğraflarını çekebilecek.

 

Kaynak:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Bir karadelik iki mekanizmayla büyür: çevresindeki maddeleri yutarak ve başka karadeliklerle birleşerek.

Gökbilim ve Uzay

Uçak yolculukları sizde gerginliğe neden oluyorsa rüzgârlı havalarda uçmak daha da endişe verici olabilir. Özellikle de iniş sırasında pistin doğrultusuna göre uçağa yandan gelen şiddetli bir rüzgâr varsa...

Gökbilim ve Uzay

Perseid göktaşı yağmuru 12-13 Ağustos’ta en yüksek etkinliğe ulaşıyor. Bu tarihte Ay’ın %47’si aydınlanmış durumda.

Gökbilim ve Uzay

Bugün pek çok gökbilimci Plüton’un buzlu yüzeyinin altında bir okyanus olup olmadığı hakkında kafa yoruyor.

Gökbilim ve Uzay

Çin tarihinde ilk kez Mars’a bir uzay aracı göndermeye hazırlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

İngiltere’deki Manchester Üniversitesinden bir grup araştırmacı, matematiksel hesaplamalar yaparak uzaydan gelen kayaç parçalarının Dünya üzerinde nerelere düştüğünü tespit etmeye çalıştı.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimci Dünya’ya 1000 ışık yılı uzaklıkta bir karadelik keşfetti. 

Gökbilim ve Uzay

Temmuz ayında Güneş’in batısına geçen Merkür ayın ortalarına doğru gökyüzünde görülebilecek. 

Gökbilim ve Uzay

Avrupa Güney Gözlemevi’ndeki (ESO) Çok Büyük Teleskop (VLT), Dünya’dan 520 ışık yılı uzaklıktaki AB Aurigae yıldızının etrafında yeni doğmakta olan bir gezegen görüntüledi.

Gökbilim ve Uzay

Hubble Uzay Teleskobu ile yapılan gözlemler ilk yıldızların tahmin edilenden daha erken bir dönemde oluşmaya başladığını gösteriyor.