Skip to content Skip to navigation

Güneş Rüzgârı Nedir?

Dr. Mahir E. Ocak
04/01/2016 - 15:17

Güneş rüzgârı, Güneş’ten yayılan parçacık akımıdır. Çoğunlukla elektronlardan, protonlardan ve alfa parçacıklarından (helyum atomu çekirdeklerinden) oluşur. Bu parçacıkların büyük çoğunluğu, Güneş’in devasa çekimi sebebiyle, Güneş’e geri dönse de bir kısmı, sahip oldukları yüksek hızlar sayesinde, çok uzak mesafelere ulaşır. Güneş rüzgârı, Güneş’in etrafındaki baloncuk benzeri bir hacmin içinde dışarıya doğru yol alır. Yıldızlararası uzayla çevrelenen bu hacme güneşküre denir ve sınırları Plüton’un yörüngesinin ötelerine kadar uzanır.

Güneş’ten yayılan parçacık akımlarının varlığı ilk olarak 1859’da öne sürülmüştü. Ancak böyle bir akımın var olup olmadığı ve eğer varsa ne içerdiği uzun yıllar tartışma konusu oldu. Güneş rüzgârının varlığını doğrulayan ilk doğrudan gözlem, 1959 yılında Sovyet Luna 1 uydusu tarafından yapıldı.

Güneş rüzgârı esasen iki bileşene ayrılır. Yavaş güneş rüzgârı olarak adlandırılan bileşenin hızı saniyede 400 kilometre civarındayken hızlı güneş rüzgârı olarak adlandırılan bileşenin hızıysa saniyede 750 kilometre civarındadır.    

Dünya’da ve Güneş Sistemi’ndeki diğer gökcisimlerinde gözlemlenen çeşitli olayların sebebi, güneş rüzgârıdır. Örneğin kuyrukluyıldızlar Güneş’e yaklaşırken de Güneş’ten uzaklaşırken de kuyrukları Güneş’ten uzağa doğru yönelir. Bu durumun nedeni, güneş rüzgârının kuyrukluyıldızların kuyruğunu itmesidir.

Dünya’nın manyetik alanı güneş rüzgârındaki yüklü parçacıklara karşı kalkan görevi görür. Ancak bu yüklü parçacıkların bir kısmı yine de Dünya’ya ulaşır. Güneş rüzgârındaki elektrik yüklü parçacıklar, kutup bölgelerinde gözlemlenen auroralara sebep olur.

Dünya’nın uydusu Ay, atmosfere ya da manyetik alana sahip olmadığı için sürekli olarak güneş rüzgârındaki yüklü parçacıklar tarafından bombardıman edilir. Apollo görevleri sırasında Ay’dan toplanan topraklar üzerinde yapılan çalışmalar da bu toprakların güneş rüzgârı sebebiyle atom çekirdeği bakımından zenginleştiğini gösteriyor.

Mars da Ay gibi manyetik alana sahip olmadığı için doğrudan güneş rüzgârına maruz kalır. Bu durum Mars’ın atmosferinin giderek incelmesine ve seyrelmesine neden oluyor. Mars’ın atmosferinin günümüzdeki yoğunluğu Dünya’nınkinin sadece yüzde biri kadar.

NASA tarafından 1977 yılında uzaya gönderilen Voyager 1, güneşkürenin dışına çıkan ilk uzay aracı oldu. Voyager 1’in 13 Aralık 2010’da yaptığı ölçümler Güneş’ten yayılan yüklü parçacıkların ışınsal yöndeki hızının sıfıra düştüğünü gösterdi. Güneş rüzgârının bu bölgede sadece yanlara doğru yayılabilmesinin nedeni, yıldızlararası uzaydan gelen parçacık rüzgârının güneş rüzgârını itmesi.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak. 

Gökbilim ve Uzay

MESSENGER uzay aracının topladığı kütleçekim verilerini analiz eden araştırmacılar Merkür’ün büyük, katı bir iç çekirdeğe sahip olması gerektiği sonucuna vardılar.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter, üzerindeki renkli şeritler ve Büyük Kırmızı Leke ile gökyüzü gözlemcilerine hayli ilginç görüntüler sunar. Jüpiter’in atmosferindeki, ekvatora paralel açık ve koyu renklerdeki şeritlerin renginin atmosferdeki gazların türü ve sıcaklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?

Gökbilim ve Uzay

Uzayda, 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin içinde oluştuğu toz ve gaz bulutundan kalma kayaç ve metal parçaları bulunur.

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.