Skip to content Skip to navigation

Güneş Sistemi’nin Sınırları

Dr. Mahir E. Ocak
19/04/2016 - 15:03

Güneş Sistemi, Güneş’ten ve kütleçekimiyle Güneş’e bağlı olan cisimlerden oluşur. Merkezde yer alan Güneş, sistemin bilinen toplam kütlesinin %99,86’sını içerir. Güneş’in etrafında dönen cisimlerin toplam kütlesinin %99’unu Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün %1'iniyse Dünya, diğer gezegenler, uydular, asteroitler ve kuyrukluyıldızlar oluşturur. Bu cisimlerin toplam kütlesi Güneş Sistemi’ndeki toplam kütlenin sadece %0,14’ü kadardır.

Güneş Sistemi birkaç bölgeye ayrılabilir. Güneş Sistemi’nin iç kısmında kaya çekirdekli gezegenler Merkür, Venüs, Dünya ve Mars yer alır. Bu gezegenler Güneş Sistemi’ndeki diğer dört gezgenden çok daha küçüktür. Bu kısımdaki en büyük gezegen olan Dünya’nın çapı yaklaşık 6370 kilometredir. İç kısmın en dışında Asteroit Kuşağı olarak adlandırılan bölge vardır. Çok sayıda irili ufaklı gökcismine ev sahipliği yapan bu bölgede bir cüce gezegen olan Ceres de bulunur. Asteroit Kuşağı'ndaki cisimlerin Güneş’e uzaklığı –AU Dünya ile Güneş arasındaki ortalama mesafe (yaklaşık 150 milyon kilometre) olmak üzere- 2,3 ila 3,3 AU’dur. Bu bölgede milyonlarca asteroit vardır, ancak bu asteroitler çok seyrek bir biçimde dağılmışlardır.

Asteroit Kuşağı’nın dışında kalan bölge Güneş Sistemi’nin dış kısmı olarak adlandırılır. Güneş Sistemi’nin en büyük dört gezegenine (Jüpiter, Uranüs, Satürn ve Neptün) ev sahipliği yapan bu bölgenin Güneş’e uzaklığı yaklaşık 5 ila 30 AU’dur. Bu bölgedeki gezegenlerin tamamının çok sayıda uydusu vardır ve etraflarında dönen çok sayıda cisimden oluşan halkalara sahiptirler. Ancak Satürn dışındaki gezegenlerin halkalarının Dünya’dan gözlemlenmesi zordur. Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni olan Jüpiter’in yarıçapı, 70.000 kilometre civarındadır.

Geçtiğimiz yüzyıla kadar bilinen Güneş Sistemi cisimleri arasında Güneş’e en uzak olanı Neptün’dü. Ancak bugün Neptün’ün yörüngesinin dışında da pek çok gökcismi olduğu biliniyor. Örneğin Kuiper Kuşağı olarak adlandırılan ve Güneş’e uzaklığı 30 ila 50 AU olan bölgede Plüton, Makemake ve Haumea olarak adlandırılan üç cüce gezegen var. Ayrıca bu bölgenin henüz keşfedilememiş onlarca hatta binlerce başka cüce gezegene de ev sahipliği yaptığı düşünülüyor.

Yörüngesi Kuiper Kuşağı’nın dışında kalan gökcisimleri de var. Örneğin 2003 yılında keşfedilen Sedna’nın günberi uzaklığı (Güneş’e en yakın konumdayken Güneş ile arasındaki mesafe) 76 AU, günöte uzaklığıysa (Güneş’e en uzak konumdayken Güneş ile arasındaki mesafe) 940 AU. 2013 yılında keşfedilen ve VP113 olarak adlandırılan gökcisminin günberi ve günöte uzaklıklarıysa sırayla 81 AU ve 400-500 AU.

Güneş Sistemi’nin en dışında yer alan ve Güneş’e uzaklığı 50.000 ila 100.000 AU olan bölge Oort Bulutu olarak adlandırılıyor ve bu bölgede trilyonlarca irili ufaklı gökcisminin bulunduğu düşünülüyor.

Güneş Sistemi’nin özellikle dış kısımları hakkındaki bilgilerimiz hâlâ çok sınırlı olduğu için Güneş Sistemi’nin sınırlarını tanımlamak çok zor, ancak bir tahmin yapmak mümkün. Hesaplar Güneş’in kütleçekiminin yakınlardaki diğer yıldızların kütleçekimini yenerek 125.000 AU’dan daha yakın cisimleri kendisine bağlamasının mümkün olduğunu gösterir. Dolayısıyla Güneş Sistemi’nin sınırlarının bu mesafelere kadar uzanması mümkündür. Ancak Güneş’e çok uzak mesafelerde bulunabilecek muhtemel gökcisimleri sisteme çok zayıf bir biçimde bağlı olacakları için bu cisimlerin sistemden kopması da çok daha kolay olacaktır. Örneğin Güneş Sistemi’nin yakınlarından geçen bir yıldız, Güneş Sistemi’nin sınırlarındaki bir cismi kolaylıkla peşinden sürükleyebilir.  

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Columbia Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ötegezegen keşfetmek için yaptıkları çalışmalar sırasında Kepler-1625b gezegeninin etrafında dolanan bir uydu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Hayabusa 2 uzay aracından ayrılan iki keşif aracının Ryugu asteroidinin yüzeyinden çektiği ilk fotoğraflar Dünya’ya ulaştı.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları (İHA) yarışmasının üçüncüsü 20-23 Eylül tarihleri arasında TEKNOFEST kapsamında İstanbul Yeni Havalimanı’nda yapıldı.

Gökbilim ve Uzay

İnsanlığın evreni anlama çabası da gökyüzünün kendisi kadar muhteşem değil mi? Üst üste konulan tuğlalarla yavaş yavaş yükselen bir yapı gibi kuşaklar boyunca oluşturulan bilgi birikimine hayran olmamak elde mi?

Gökbilim ve Uzay

Oort Bulutu’nun iç sınırı ile dış sınırı arasındaki mesafe o kadar büyüktür ki NASA’nın günde 1,5 milyon kilometre kateden uzay aracı Voyager 1’in bu hızla Oort Bulutu’na ulaşması yaklaşık 1300 yılı, Oort Bulutu’ndan çıkması ise 30.000 yılı bulabilir.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) önderliğinde düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali 20-23 Eylül tarihleri arasında İstanbul Yeni Havalimanı’nda gerçekleştirildi.

Gökbilim ve Uzay

Gökyüzü gözlemine ilgi duyuyorsanız mevsimler değişirken gökyüzündeki dönüşüme de tanık olmuşsunuzdur.

Gökbilim ve Uzay

İnsanların en büyük hayallerinden biri belki de başka gezegenleri ve yıldız sistemlerini ziyaret etmek. Böylesi uzun bir yolculuk için çok hızlı hareket edebilen uzay araçlarına ihtiyacımız var.

Gökbilim ve Uzay

Ekinoks olayı yılda iki kez gerçekleşir. İlkbahar ekinoksu (ilkbahar ılımı olarak da isimlendirilir) Kuzey Yarımküre’de ilkbaharın, sonbahar ekinoksu (sonbahar ılımı olarak da isimlendirilir) ise sonbaharın ilk günü olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Model uydu yarışması CanSat Competition 2018’de Bülent Ecevit Üniversitesi grizu-263 takımı ikinci oldu.