Skip to content Skip to navigation

Güneş’e Baktığımızda Neden Hapşırırız?

Dr. Tuba Sarıgül
28/09/2017 - 11:23

İnsanların yaklaşık dörtte biri Güneş’e ya da parlak ışığa baktığında hapşırır ve bu olay genellikle karanlık bir ortamdan çıkıp yoğun ve parlak ışığa maruz kalındığında ortaya çıkar.

Hapşırma kaşıntı ve tahrişe neden olan yabancı maddelerin burundan uzaklaştırılmasını sağlar. Kaşınma ve tahriş hissi, yüzdeki duyusal algılamadan ve kasların motor kontrolünden sorumlu olan trigeminal sinirler tarafından algılanır. Trigeminal sinirlerden gelen sinyaller beynin ilgili bölgesi tarafından algılandıktan sonra burna, tahrişe neden olan yabancı maddeleri uzaklaştırılması için bir sıvı salgılanması, kaslara da derin bir nefes alınması ve alınan nefesin çok hızlı bir şekilde dışarı verilmesi için talimat gönderilir.

Hapşırma bir reflekstir. Yani düşünmeksizin kendiliğinden gerçekleşen bir olaydır. Göze ne kadar ışık girdiğini kontrol eden gözbebeğinin büyüyüp küçülmesi de bu şekilde gerçekleşir. Parlak bir ışık göze geldiğinde görme sinirleri tarafından algılanır ve oluşan sinyaller beyne taşınır. Beyin parlak ışığın göze zarar vermesini önlemek için, gözbebeğine küçülmesini söyleyen bir mesaj gönderir.

Güneş ışığının neden hapşırmaya yol açtığıyla ilgili farklı kuramlar öneriliyor. İnsanların görme sinirlerinde yoğun ışık nedeniyle ortaya çıkan uyarılmanın trigeminal sinirlerin de etkinleşmesine neden olduğu düşünülüyor. İkinci görüşe göre otonom sinir sistemindeki birbirlerine yakın sinir liflerinden birinin uyarılması diğer sinir lifinin de uyarılmasına neden oluyor. Yani görme sinirlerinden alınan sinyallerin beyne taşınırken, hapşırmaya neden olan sinyalleri taşıyan sinir hücrelerinin de etkinleşmesine neden olabileceği düşünülüyor.

Güneş ışığının hapşırmaya neden olmasının genetik temeli aydınlatılamamış olsa da araştırmalar bu durumun ebeveynlerden birinde görülmesi durumunda çocukta da %50 ihtimalle görülebileceğini gösteriyor.

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ekim ayında objektiflerinizi, yağmurdan sonra âdeta ışıldamaya başlayan doğaya odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte Bilim Genç’te paylaştığınız ilgi çekici #YağmurSonrası fotoğrafları Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi ve ekim ayının en beğenilen fotoğrafları belirlendi.

Ekoloji / Çevre Bilim

2017 yılında “Barış ve Gelişme için Bilim” sloganı ile Ürdün’de düzenlenen Dünya Bilim Forumu, 5000’e yakın katılımcı ile bilim insanlarını politikacılar ve kurumlarla bir araya getirdi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Tayvan’nın başkenti Taipei’de inşa edilen Tao Zhu Yin Yuan isimli bina yılda 130 ton karbondioksiti atmosferden soğurabiliyor. Projenin amacı mega şehirlerde yaşayan insanlara ekolojik bir yaşam alanı sunmak.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yaptığınız resmin Antarktika’ya gitmesini ister miydiniz? İlkokul ve ortaokul öğrencileri arası Antarktika konulu resim yarışması düzenleniyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Makro fotoğrafçılık çıplak gözle fark edemediğimiz ayrıntıların gözlerimizin önüne serilmesini sağlıyor. Bir yaprağın üzerindeki tüyler ya da bir kelebeğin kanadındaki desenler... Biz de Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde kasım ayında objektiflerinizi detaylara odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Ülkemizin Antarktika üzerinde bilimsel araştırmalar yapmak için başlattığı girişim hız kazanarak devam ediyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ekim ayının konusu “Yağmur Sonrası”. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken, açıklama bölümüne #YağmurSonrası etiketini eklemeyi unutmayın.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ağustos ayında objektiflerinizi, mevsim sıcaklıklarının günlük yaşamınızı nasıl şekillendirdiğini ve mevsim sıcaklıklarındaki değişimin çevrenizdeki etkilerine odaklamanızı istemiştik.

Ekoloji / Çevre Bilim

Küresel ortalama sıcaklığın ölçülmesi Dünya’nın yüzey sıcaklığında zamanla ortaya çıkan değişimlerin belirlenmesi açısından hayli önemli.

Ekoloji / Çevre Bilim

Climatic Change dergisinde yayımlanan araştırmaya göre Dünya’nın ortalama sıcaklığındaki artış nedeniyle uçaklar yakın gelecekte daha az yolcuyla havalanmak zorunda kalabilir.