Skip to content Skip to navigation

Güneş’e Yolculuk

Dr. Mahir E. Ocak
13/08/2018 - 11:35

Görseli büyütmek için tıklayın.

NASA, Güneş’i incelemek amacıyla yeni bir sondayı 12 Ağustos'ta uzaya gönderdi. Parker Güneş Sondası adı verilen cihaz, korona olarak adlandırılan Güneş atmosferinin içine girecek. Uzay aracı, yedi yıl sürecek görev sırasında Güneş’in etrafında 24 tur atacak.

Sondanın görevini başarıyla yerine getirebilmesi için aşırı yüksek sıcaklıklarla baş etmesi gerekecek. Uzay aracının içinde dolanacağı Güneş atmosferinin sıcaklığı yüz binlerce derecenin üzerinde. Maruz kalacağı bu aşırı sıcaklara dayanabilmesi için, uzay aracının üzerinde özel olarak tasarlanmış bir sıcaklık kalkanı var. Laboratuvar ortamında yapılan testlerde koruyucu kalkanın 1650°C sıcaklıkta bile başarılı bir biçimde cihazı koruyabildiği görülmüş. Her ne kadar Güneş atmosferindeki sıcaklık yüz binlerce derece olsa da ortam yoğunluğu çok düşük olduğu için görev sırasında koruyucu kalkanın dış yüzeyindeki sıcaklığın en fazla 1400°C’ye kadar çıkacağı düşünülüyor. Koruyucu kalkanın iç kısmındaki uzay aracının ana gövdesinin sıcaklığıysa 30°C civarında kalacak. İki karbon katmanı arasına sıkıştırılmış bir tür köpükten oluşan koruyucu kalkanın dış yüzeyinde, Güneş’ten gelen ışınların azami derecede geri yansımasını sağlamak için beyaz seramik boya da var.

Sondanın üzerindeki cihazların tamamı sıcaklık kalkanının içinde değil. Güneş hakkında veri toplayacak cihazların doğal olarak kalkanın dışında yer alması gerekiyor. Dolayısıyla bu cihazların da aşırı sıcağa dayanıklı bir biçimde üretilmesi gerekmiş. Araştırmacılar Güneş rüzgârındaki iyon ve elektron akılarını (birim zamanda birim alandan geçen iyon ve elektron miktarı) ölçmek için kullanılacak sensörü titanyum, zirkonyum ve molibdenyum içeren, erime sıcaklığı 2349°C olan özel bir alaşımdan üretmişler. Cihazdaki elektrik kabloları ise niyobyumdan (erime sıcaklığı 2477°C’dir) üretilmiş ve safir kristal tüplerin içine yerleştirilmiş.

Sondanın üzerinde enerji ihtiyacını sağlamak için güneş gözeleri var. Gözeler, Güneş’e yakın konumlardayken sıcaklık kalkanının arkasına çekilebilecek, sadece ufak bir kısmı Güneş’i görecek biçimde tasarlanmış. Böylece gözelerin aşırı ısınmasının engellenmesi planlanıyor. Ayrıca cihazda bir soğutma sistemi de bulunuyor.

Sondanın tehlikelerden korunmasıyla ilgili bir diğer konu cihazla nasıl iletişim kurulacağı. Işık uzayda sonlu bir hızla yol aldığı için Güneş’e yakın konumlardayken bir sinyalin yeryüzünden cihaza ulaşması yaklaşık sekiz dakika sürecektir. Dolayısıyla herhangi bir aksaklık durumunda Dünya’daki bir kontrol merkezinden gönderilen komutlarla cihazı korumak çok zor. Bu yüzden uzay aracı Güneş etrafındaki yolculuğu sırasında otonom bir biçimde kendi güvenliğini sağlayacak şekilde tasarlanmış. Uzay aracının gövdesinin üzerine sıcaklık kalkanının gölgesinde kalacak sensörler yerleştirilmiş. Bu sensörlerin herhangi biri güneş ışığını algıladığında sondanın ana bilgisayarını uyaracak ve sensörler yeniden gölgede kalacak biçimde uzay aracının yönelimini değiştirmesini sağlayacak.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Evrendeki toplam madde miktarının %85’ini karanlık madde oluşturur. Karanlık madde ışıkla etkileşmediği için doğrudan görülemez.

Gökbilim ve Uzay

Nisan ayında Güneş’in batışından sonra gökyüzünde çıplak gözle görülebilen tek gezegen Venüs.

Gökbilim ve Uzay

Filmlerde görmüşsünüzdür, uzay boşluğuna koruyucu kıyafeti olmadan çıkmak zorunda kalan astronotun kolları ve bacakları donmaya başlar, sonra porselen gibi kırılır. O hâlde uzay çok soğuk olmalı değil mi?  Zavallı uydularımız uzayda donuyor olmalı.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimcinin yaptığı çalışmalar WASP-76b adlı bir ötegezegenin atmosferinde demir yağmurları yağdığına işaret ediyor. Dr. D. Ehrenreich ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale Nature’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimci bilinen en büyük kozmik patlamayı gözlemledi. Dünya’ya 390 milyon ışık yılı mesafedeki Yılancı Gökada Kümesi’nde meydana gelen patlama sırasında yayılan enerjinin daha önceleri bilinen en büyük patlamadakinin beş katı kadar olduğu belirtiliyor.

Gökbilim ve Uzay

Bir yıldan uzun süredir Mars’ta görev yapan InSight, bulunduğu bölgede daha önceleri tahmin edilenden on kat daha büyük manyetik alan tespit etti. Uzay aracının gönderdiği veriler, Mars’ın yüzeyindeki manyetik alanın günlük hatta saniyelik olarak değiştiğini gösteriyor.

Gökbilim ve Uzay

Mars’ın jeolojik yapısını incelemek için özel olarak tasarlanan InSight aracı, 26 Kasım 2018’de Kızıl Gezegen’in yüzeyine inmişti. InSight’ın topladığı verilerin analiz edilmesiyle elde edilen ilk bilgiler Nature Geoscience’ın özel bir sayısında yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayında gökyüzünde görebileceğiniz takımyıldızlardan biri, ters soru işaretine benzeyen şekliyle dikkat çeken Aslan Takımyıldızı. Aslan Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Regulus -Aslan’ın Kalbi olarak da isimlendirilir- ise bu soru işaretinin noktasını oluşturur.

Gökbilim ve Uzay

2011 yılında uzay mekikleri emekliye ayrıldığından beri NASA astronotları Rusya’nın Soyuz uzay araçları ile uzaya gidiyor. SpaceX şirketinin geliştirdiği Dragon uzay aracı ile yakın zamanda bu durum değişebilir.

Gökbilim ve Uzay

Gökbilimciler önümüzdeki yıllarda Güneş ile ilgili araştırmaların altın çağının yaşanacağını düşünüyor. Hem yakın geçmişte hayata geçirilen hem de yakın gelecekte hayata geçirilmesi planlanan projeler sayesinde Güneş bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir hassasiyetle incelenebilecek.