Skip to content Skip to navigation

Hafızayı Silmek ve Yeniden Onarmak Mümkün mü?

Dr. Özlem Kılıç Ekici
22/08/2014 - 11:10

Eğer hafızayı silmek mümkün olsaydı geçmişte yaşanan bazı olayların bıraktığı izleri unutmak ister miydiniz? Ya da tam tersi, bazı şeyleri hiç unutmamak, unutulan anıları yeniden hatırlayabilmek nasıl olurdu?

Kaliforniya Üniversitesi San Diego Tıp Fakültesi’nden sinirbilim araştırmacıları farelerin hafızasını tamamen sildikten sonra yeniden onarmayı başardı. Nature dergisinde yayımlanan çalışmanın sonuçlarının bir ilke imza attığı belirtiliyor.

Uzmanlar, ilk defa, sildikleri hafızayı beyindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantıları (sinaps) ve sinir hücrelerini uyararak tekrar geri kazandırdı. Sinir hücrelerine uygulanan optik uyarıcı, sinir hücreleri arasındaki bağlantıları duruma göre ya kuvvetlendirdi ya da zayıflattı. Bu şekilde sinirbilimcilerin farelerde oluşturduğu hafıza tamamen silindikten sonra yeniden geri kazandırılabildi.

Araştırmacılar, ışığa duyarlı olacak şekilde, genetiği değiştirilmiş olan farelerin beyinlerindeki bir grup sinir hücresini optik olarak uyardıktan sonra eş zamanlı olarak hayvanların ayaklarına elektrik şoku uyguladı. Fareler zamanla optik sinir uyarıcıyı ağrı ile ilişkilendirmeyi öğrendi ve sinir hücreleri uyarıldığı anda otomatik olarak korku ve telaş davranışını göstermeye başladılar. Yapılan analizler optik olarak uyarılan sinir hücrelerinin bağlantılarının kuvvetlendiğinin göstergesi olan kimyasal değişiklikleri işaret ediyordu.

           

Çalışmanın bir sonraki aşamasında, uzmanlar aynı sinir hücrelerine, hafızayı zayıflatacak şekilde, daha az sıklıkta optik sinyal gönderdi. Burada amaç farelerin sinirsel uyaranla gösterdiği davranışı unutmalarını sağlamaktı. Sonuçta, farelerin uyarıcıyla ilişkilendirdikleri ve acıya bağlı olarak geliştirdikleri hafızaları silinmişti.

Araştırmanın belki de en çarpıcı yanı, kaybedilmiş hafızanın yeniden kazanılmasıydı. Araştırmacılar aynı sinir hücrelerini, hafızayı onaracak şekilde, fazla sıklıkta optik sinyallerle uyardıklarında, kaybedilen hafızanın yeniden kazanıldığını gördü. Fareler uyarıcının orijinal sinyal gücü ile karşılaştıklarında yeniden, daha önce geliştirdikleri, tipik korku davranışını göstermeye başladı. Bu süreçte farelerin ayaklarına hiçbir şekilde elektrik şoku uygulanmadığı belirtiliyor.

Beyindeki sinaps bölgelerine uygulanan düşük ve yüksek frekanslardaki uyarıcılar sinir hücreleri arasındaki bağlantıyı zayıflatarak veya kuvvetlendirerek farelerin önce korkmasına, sonra korkmamasına daha sonra yeniden korkmasına neden oldu.

Peki, bu araştırmanın sonuçları klinik uygulamalarda nasıl kullanılabilir? Alzheimer hastalığı üzerinde yoğun olarak çalışan araştırma ekibi, bu tip hastaların beyinlerinde biriken ve bir çeşit protein olan beta amiloid peptit biyokimyasal maddesinin, tıpkı farelere uygulanan düşük frekanstaki optik uyarıcı gibi, sinirsel bağlantıları zayıflatarak hafızanın silinmesine yol açtığını belirtiyor.

Sinirsel bağlantıları zayıflatan süreci tersine çevirmeyi başaran araştırmacılar, bu şekilde alzheimer hastalarındaki beta amiloid peptit etkisini yok edebileceklerini vurguluyor.

Dünyada 30 milyondan fazla alzheimer hastası olduğu tahmin ediliyor. Özellikle yaş ilerledikçe ortaya çıkan unutkanlık ve buna bağlı olarak gelişen demans gibi bazı hastalıkların tedavisi için sinirbilimcilerin yaptığı bu tür çalışmalar her geçen gün yeni umutlar doğuruyor.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Bilimsel çalışmalar, gebelikleri sırasında organofosfatlar olarak adlandırılan böcek öldürücülere maruz kalan annelerin çocuklarında zekâ geriliği, öğrenme zorluğu, hafıza ve dikkat sorunlarının ortaya çıkma oranının yüksek olduğunu gösteriyor. 

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Her zaman olduğu gibi geçen ay çözümünü size bıraktığımız problemle başlayalım: Israel Schiffmann - Svenska Dagbladet, 1929

Beyin ve Sinir Bilim

İnsanlar arasında sağ elini kullananların oranının %90, sol elini kullananların oranının yaklaşık %10 ve her iki elini de kullananların oranının ise %1’den az olduğu biliniyor. 

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Yine ilginç bir satranç problemini sizinle birlikte çözeceğiz. Ama önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümünü görelim.

Beyin ve Sinir Bilim

Dr. Tolga Çukur Ulusal Manyetik Rezonans Araştırma Merkezi’nde (UMRAM) manyetik rezonans görüntüleme teknikleri ile gerçekleştirdiği araştırmalarını anlatıyor.

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Geçen ay sorduğumuz problemi hatırlayalım. Birincilik ödülü kazanmış bu problemde siyahın yapabileceği bütün hamlelere karşı beyazın “hazır” matları olduğunu görüyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

İtalya’da düzenlenen turnuvada büyük usta (GM) olma yolundaki son basamağı da tamamlayarak 12 yıl 10 ay 13 günlükken profesyonel satranç tarihinde bu unvanı alan en genç ikinci kişi oldu.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Haziran 2018 probleminin çözümüne ve Temmuz 2018 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Kanada’daki McGill Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada araştırmacılar insanların beyninin ön kısmına sadece birkaç dakikalık manyetik uyarı vererek müzik beğenilerini değiştirebildiklerini keşfetti.

Beyin ve Sinir Bilim

Alzheimer hastalığına yakalanma ihtimali yüksek olan kişilerin beyinlerindeki değişimleri hastalığa teşhis konmadan on yıl önce tespit edebilen yapay zekâya dayalı bir teknik geliştirildi. Teknik, beyinden alınan manyetik rezonans (MR) görüntülerini kullanarak beynin farklı bölgelerinin ne şekilde bağlantılandığının belirlenmesini sağlıyor.