Skip to content Skip to navigation

Hareketli Aksamları Olmayan Uçak

Dr. Mahir E. Ocak
05/12/2018 - 11:53

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) çalışan bir grup araştırmacı, hareketli aksamları olmayan bir itki sistemi tasarladı, üretti ve başarıyla test etti. Dr. Haofeng Xu ve arkadaşlarının Prof. Dr. Steven Barrett önderliğinde yaptığı çalışmanın sonuçları Nature’da yayımlandı.

İlk uçağın yüz yıldan uzun bir süre önce göklerde süzülmeye başlamasından beri üretilen tüm hava araçları, pervaneler ve türbinler gibi hareketli aksamlara sahip itki sistemlerinden güç alıyor. Araştırmacıların ürettiği, kütlesi yaklaşık 2,5 kilogram, kanat açıklığı 5 metre olan uçaktaysa iyon itki motoru kullanılıyor. Bu tarz motorların tam anlamıyla yeni bir teknoloji olduğu söylenemez. Bugün uzayda yol alan çeşitli araçlarda da iyon itki motorları bulunuyor. Ancak geçmişte bu motorları kullanarak hava araçlarını Dünya’nın atmosferinde uçabilecek kadar hızlandırmak mümkün olmamıştı. MIT araştırmacılarının asıl başarısı bu zorluğun üstesinden gelmeleri oldu.

İyon itki motorlarında yüksek voltaj uygulanarak gaz halindeki moleküller iyonlaştırılır. Aracın ileri doğru yol almasını sağlayan, egzozdan çıkan yüksek hızlı gazdır. İyon itki motorlarıyla yol alan uzay araçlarında iyonlaştırılacak gazı taşıyan tanklar bulunur. Araştırmacıların tasarladığı yeni motordaysa atmosferdeki azot molekülleri iyonlaştırılıyor. Uçağın kanatlarının altında iki sıra halinde metal teller var. Öndeki teller pozitif yüklü elektrot, arkadaki tellerse negatif yüklü elektrot görevi görüyor. 40.000 voltluk bataryalarla sisteme enerji sağlandığında ortamdaki azot moleküllerinden kopan negatif yüklü elektronlar uçağın ön kısmındaki pozitif elektrota, geriye kalan artı yüklü azot moleküleriyse negatif elektrota doğru yöneliyor. Uçağın ileriye doğru yol alması, iyonların hareketleri sırasında havadaki diğer moleküllerle çarpışması sonucunda oluşan rüzgârın egzozdan atılmasıyla gerçekleşiyor.

Yeni itki motorunun, şu an kullanılan uçak motorlarına göre çeşitli avantajları var. Hareketli aksamlar olmadığı için motor çok sessiz çalışıyor. Ayrıca “görünür” bir egzoz dumanı yok. Yakın gelecekte özellikle drone’lar gibi küçük cihazlarda bu motor kullanılabilir. Ancak yeni iyon itki motoru, verimlilik bakımdan henüz günümüzde kullanılan motorla rekabet edebilecek düzeyde değil. Araştırmacılar geliştirdikleri motoru daha verimli hale getirmek için çalışmalara devam ediyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gezegenin iç yapısını incelemek amacıyla Mars’a gönderilen InSight (Interior Exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) uzay aracı 26 Kasım 2018’de gezegenin yüzeyine inmişti.

Gökbilim ve Uzay

Uzaya giden astronotlar çok sayıda bakteriyi de beraberlerinde götürürler. Bu bakterilerin büyük çoğunluğu zararsızdır. Ancak zamanla bu durum değişebilir. Uzaydaki koşullar yeryüzündekilerden çok farklıdır. 

Gökbilim ve Uzay

Nisan ayında Mars’ın Boğa Takımyıldızı’ndaki ilgi çekici yolculuğuna tanık olabilirsiniz. Mars ayın ilk günlerinde Ülker Yıldız Kümesi’nin (Yedi Kız Kardeş olarak da bilinir) yakınlarında görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın manyetik alanı, yeryüzünü Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi görür. Eğer bu koruyucu kalkan olmasaydı güneş rüzgârı atmosferi yok eder ve Dünya yaşama elverişsiz bir hale gelirdi.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenleri (ötegezegen olarak adlandırılır) keşfetmek için tasarladığı Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) 18 Nisan 2018’de ABD’deki Cape Canaveral Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Göktaşı çarpmaları, gezegenlerin oluşumunda ve zamanla geçirdiği değişimlerde çok önemli rol oynar. Ancak bir göktaşı çarpması sonucu oluşmuş bir krateri, çarpmanın üzerinden yüz milyonlarca yıl geçtikten sonra inceleyerek çarpmanın hangi koşullar altında meydana geldiğini belirlemek çok zordur.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayı Kuzey Yarımküre’ye baharı getiriyor. Çünkü 20 Mart’ta gerçekleşecek ilkbahar ılımı (yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih) Kuzey Yarımküre’de bahar mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilir.