Skip to content Skip to navigation

Hepimizde Az ya da Çok Ama Bazılarında Bir Hastalık: Misofonya

Dr. Rukiye Çolak Sivri
18/07/2019 - 17:03

Çok acıktığınızı ve arkadaşlarınızla beraber en sevdiğiniz ev yapımı hamburgerciye gittiğinizi hayal edin. Büyük bir iştahla siparişinizi verdiniz. Ancak yan masada oturan kişi meyve suyunu höpürdeterek içiyor. Çok rahatsız oluyor ve hemen orayı terk ediyorsunuz. Ya da sinemada arkanızda oturan kişinin patlamış mısır yerken çıkardığı sese tahammül edemiyorsunuz. Bunun gibi başkalarının dikkatini bile çekmeyen sesler sizi aşırı derecede rahatsız ediyorsa sizde de misofonya olabilir.

Misofonya çevremizdeki olağan seslerden -özellikle de diğer insanların çıkardığı seslerden- aşırı düzeyde rahatsızlık hissetme olarak tanımlanan yeni bir psikiyatrik sorun. Seslere seçici duyarlılık sendromu olarak da adlandırılan bu hastalığın ismi aşırı derecede beğenmeme ya da “iğrenme” anlamına gelen Yunanca miso kelimesi ile ses anlamındaki phonia kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor.

Yemek yerken, içecek içerken, derin nefes alırken çıkan sesler veya konuşma, hapşırma, esneme, horlama, ıslık, öksürük gibi sıradan sesler… Bu tür seslerden aşırı derecede rahatsız olmak iğrenme, tiksinme, endişelenme gibi duygusal, kaçma ve kaçınma şeklinde davranışsal tepkiler verilmesine neden olabiliyor. Başkalarına sıradan gelen seslerden rahatsız olan kişiler çoğu zaman bu tür seslerin olduğu ortamlara girmiyor; girmek zorunda kaldığında da kaçmanın yollarını arıyor. Hatta bazen bu kişiler hassasiyet yaratan seslerle karşılaştıklarında öfke patlamaları yaşayabiliyor, sözlü ve fiziksel şiddete varan tepkiler verebiliyor.

Misofonyanın neden kaynaklandığı tam olarak bilinmiyor. Ancak bu durumun nedenini açıklamak için ortaya atılan çeşitli hipotezler var. Bazı araştırmacılara göre duygusal beyin olarak da bilinen limbik sistem ile işitme merkezi arasındaki anormal aktivite bu bozukluğa neden oluyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmada, beyin aktivitesinin ölçülmesinde kullanılan bir yöntem olan fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) yöntemiyle misofonya sorunu olan kişiler ile misofonya sorununa sahip olmayan kontrol grubu karşılaştırıldı. Araştırmada katılımcılara yemek yerken ve nefes alıp verirken çıkan sesler gibi aşırı duyarlı olan kişileri rahatsız eden sesler, bebek ağlaması ve çığlık gibi insanların çoğunluğunu rahatsız eden sesler ve yağmur sesi gibi doğal sesler dinletildi.

Sonuçta misofonya sorunu olan kişilerin beyinlerinde, insanlarda duygusal farkındalık ve bilinçli kontrol gerektiren davranışlarda önemli düzenleme rolü olan anterior insular korteks (AIC) bölümünün kontrol grubuna göre daha aktif olduğu belirlendi. Ayrıca AIC’nin beyindeki diğer duygu düzenleme merkezleriyle olan bağlantısının normalden farklı şekilde daha fazla olduğu anlaşıldı. Ayrıca sese karşı hassasiyetin şiddeti arttıkça bu bağlantılarda artış olduğu belirlendi.

Şu an misofonya sorununun kanıtlanmış bir tedavisi yok. Ancak hastalığın nedeni daha iyi anlaşıldığında gelecek tedavi yöntemleri de şekillendirilebilir.

Kaynaklar:

Yazar Hakkında:
Dr. Rukiye Çolak Sivri
SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

İkinci bir dili öğrenmek bizi iki dilli bireyler arasına sokuyor. İkiden fazla dil bilmek ise çok dillilik olarak adlandırılıyor. Peki çok dilli olmanın ne gibi avantajları var? 

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüne bakalım...

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüne bakalım: A. Jaquot, 1934

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım: Franz Palatz, 1930.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ocak 2020 probleminin çözümüne ve Şubat 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz duyu organlarımız aracılığıyla çevreden bilgi toplar ve hafızaya kaydeder. Bu bilgiler de çevreyi algılama, problem çözme ve davranış geliştirme gibi işleri gerçekleştirmek için kullanılır. Bilgileri bazen anlık olarak, bazen kısa, bazen de uzun süre hafızamızda tutarız.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Aralık 2019 probleminin çözümüne ve Ocak 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni doğan bebeklerde görülen genetik sağlık sorunlarından biri, sinir hücrelerinin etrafında miyelin kılıfın olmamasıdır. Sinir hücrelerinin işlevlerini yerine getirmesine yardımcı olan bu koruyucu kalkan olmadan doğan bebeklerin el ve ayaklarında kısmi felç ortaya çıkabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Kasım 2019 probleminin çözümüne ve Aralık 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, insanların hiçbir sağlık sorunu yaşamadan az uykuyla yetinebilmesini sağlayan bir genetik mutasyon keşfetti.