Skip to content Skip to navigation

Hidrotermal Bacalar

Dr. Zeynep Bilgici
23/06/2015 - 18:17

Hidrotermal bacalar, su ve gaz fışkırtan sıcak su kaynaklarının okyanus tabanında yer alan benzerleridir. Hidrotermal çatlak veya yarık olarak da bilinen bu bacalar 1977 yılında Panama Kanalı’nın 500 km batısındaki Galapagos Adaları’nın bulunduğu Büyük Okyanus tabanında keşfedildi.

İç kısımlarında 350°C - 400°C, ağız kısımlarında ise yaklaşık 150°C sıcaklığa sahip olan hidrotermal bacalar, okyanuslardaki ısı transferinde önemli rol oynar. Ayrıca fiziksel ve kimyasal özellikleri sayesinde kemosentetik bakteriler için uygun ortam oluştururlar. Bu nedenle okyanus derinliklerinde özellikle bu bacaların etrafında kemosentez yapan bakterilerle beslenen farklı biyolojik canlılara (karides, yengeç, midye, denizyıldızı vb.) rastlanabilir.

Hidrotermal yarıklar, yerkabuğu hareketleri sonucunda oluşur. Magmaya yakın kırık ve çatlaklara süzülen deniz suyu magmanın etkisiyle ısınır. Okyanus dibindeki basınç nedeniyle sıcaklığı birkaç yüz santigrat dereceye ulaşabilen bu hidrotermal sıvı daha soğuk olan okyanus suyuyla karşılaşınca, içindeki erimiş halde bulunan mineraller donmaya ve birikmeye başlar. Donan ve üst üste biriken bu mineraller baca şeklinde büyür. Bu bacalardan çıkan duman, mineral yapısına bağlı olarak beyaz veya siyah olabilir.  Siyah duman püskürten bacalar, yüksek düzeyde demir ve bakır sülfür içerirken beyaz bacalar baryum, kalsiyum, silisyum ve çinko yönünden zengindir. Beyaz duman püskürten bacalara nazaran daha çok ağır metal püskürten siyah bacaların sıcaklıkları daha yüksektir. 

Siyah Duman

 

 

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

İnsan etkinliklerinin yapay depremler ortaya çıkarabildiği biliniyor. Durham ve Newcastle üniversitelerinde çalışan bir grup araştırmacı 2016’da yapay depremlerle ilgili bir veri tabanı oluşturmaya başladı.

Yerbilimleri

Son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalar, yeraltından petrol ve kaya gazı çıkarmak için yapılan çalışmaların depremleri tetikleyebileceğini gösteriyor. Hatta bazı araştırmacılar petrol ve kaya gazı çıkarılan bölgeler için deprem tahminleri yapmaya bile başladı.

Yerbilimleri

Türkiye, Fransa ve Almanya’dan araştırmacılar fay hatlarının hareketini gözlemleyebilmek için yeni bir yöntem geliştirdi.

Yerbilimleri

Bazı depremlerden sonra görülen ve depremin neden olduğu hasarın artmasına yol açan bu durumun nedeni toprağın çamurumsu bir yapıya dönüşmesine neden olan sıvılaşmadır.

Yerbilimleri

Kraterlere sadece Dünya’da değil, Güneş Sistemi’nde bulunan kayaç yapısındaki başka gökcisimlerinde de rastlamak mümkün. Dünya üzerinde “onaylanmış” 188 krater var.

Yerbilimleri

Jeotermal kaynaklardan enerji elde edilirken kullanılan en yaygın yöntem, yeraltı sularının Dünya’nın merkezindeki yüksek sıcaklığın etkisiyle ısınması sonucu oluşan sıcak suyun ya da buharın sondaj yoluyla çıkarılmasıdır.

Yerbilimleri

Okyanuslara yakın yerlerde olan depremleri bazen tsunamiler izler.

Yerbilimleri

Bir gölün rengi ne olabilir sorusuna mavi, yeşil ve kahverengi dışında bir cevap vermek pek akla gelmeyebilir.

Yerbilimleri

Kuzey Amerika ile Avrupa kıtasına aynı anda dokunabileceğiniz bir bölge olduğunu biliyor muydunuz?

Yerbilimleri

Yaşadığımız dünyada jeolojik oluşumlar bilim insanlarının yanı sıra sayıları azımsanmayacak kadar doğaseverin de ilgisini çeker. Bazalt sütunları da ilginç jeolojik oluşumlardan biri.