Skip to content Skip to navigation

Hubble Uzay Teleskobu Kozmik Büyüteç Kullanarak En Uzak Gökadalardan Birini Keşfetti

Bilge Gölge
28/10/2014 - 09:32

Işığın uzayda yol alırken kütleçekim alanlarından etkilenmesi, bazı gökcisimlerinin olduklarından daha büyük görünmesine neden olur. Merceklerin cisimleri olduğundan daha büyük göstermesine benzediği için kütleçekimsel mercekleme olarak adlandırılan bu olgu, çok uzak gökcisimlerinin gözlemlenmesini kolaylaştırır. Işığın yakınından geçtiği gökcisimlerinin kütlesi arttıkça etki daha da belirgin hale gelir. Dolayısıyla daha büyük kütleli gökcisimlerinin “mercekleme gücü” de daha büyüktür.

Araştırmacılar, Hubble Uzay Teleskobu ile yapılan gözlemleri kullanarak bugüne kadar gözlemlenebilmiş gökadaların en küçüklerinden birini keşfetti. Abell 2744 gökada kümesinin sebep olduğu merceklemeden yararlanılan keşif sırasında iki ayrı yönteme başvurulmuş. Elde edilen sonuçların, günümüze kadar ulaşılan en güvenilir uzaklık ölçümlerinden biri olduğu belirtiliyor. 13 milyar ışık yılından (ışığın 13 milyar yılda katettiği mesafe) daha uzak olması ve şimdiye kadar görülen en küçük gökadalardan biri olması keşfedilen gökadayı hayli önemli kılıyor.

Projede görev alan gökbilimciler, evrenin çok eski zamanlarına ait 10 gökada adayı daha keşfetmiş. Ancak bu gökadalar diğeri kadar küçük değil.

Keşiflerinin bu gibi gökadaların varlığına dair bir kanıt olduğunu söyleyen çalışma grubunun lideri Adi Zitrin, evrenin zaman içindeki değişimini anlamak için bu konudaki araştırmaların devam etmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak. 

Gökbilim ve Uzay

MESSENGER uzay aracının topladığı kütleçekim verilerini analiz eden araştırmacılar Merkür’ün büyük, katı bir iç çekirdeğe sahip olması gerektiği sonucuna vardılar.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter, üzerindeki renkli şeritler ve Büyük Kırmızı Leke ile gökyüzü gözlemcilerine hayli ilginç görüntüler sunar. Jüpiter’in atmosferindeki, ekvatora paralel açık ve koyu renklerdeki şeritlerin renginin atmosferdeki gazların türü ve sıcaklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?

Gökbilim ve Uzay

Uzayda, 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin içinde oluştuğu toz ve gaz bulutundan kalma kayaç ve metal parçaları bulunur.

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.