Skip to content Skip to navigation

İdrîsî’nin Yuvarlak Dünya Haritası

Dr. Tuba Sarıgül
29/08/2019 - 18:02

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız. Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına hazırladığımız diğer yazılara ulaşmak için tıklayın.

Geçmişte insanlar ticaret, keşif ya da dinî sebeplerle (örneğin hac) uzun yolculuklar yapıyordu. İnsanların seyahat etme istekleri sonucu güvenilir haritaların geliştirilmesi ihtiyacı ortaya çıktı. Günümüzde karada, denizde ya da havada seyahat ederken yönümüzü bulmak için yararlandığımız birçok ekipman var. Ancak geçmişte insanlar çok uzaklara seyahat etmek için haritaları kullanıyordu.

İlk haritalar bilginler, kâşifler, gezginler ve denizciler tarafından çizildi. Geçmişte haritalar çoğunlukla gezginlerin anlattıklarına göre oluşturuluyordu. Ayrıca usturlap gibi aletler kullanılarak yapılan detaylı matematiksel hesaplamalar sayesinde daha güvenilir haritalar hazırlanabiliyordu. Günümüzde ise haritalar uydu teknolojileri ve algılayıcılar kullanılarak çiziliyor.

Prof. Dr. Fuat Sezgin, İslam Uygarlığında Astronomi, Coğrafya ve Denizcilik isimli kitabında, Babillilerin ve Eski Mısırlıların yeryüzünün iki boyutlu bir düzlem üzerinde resmedilmesine yönelik denemeler yaptığını belirtiyor. Milattan sonra ikinci yüzyılda Tyroslu Merinos ve daha genç çağdaşı Ptoleme tarafından astronomi ve matematik yardımıyla elde edilen bilgilere göre Dünya’nın o dönemki gerçeğe en yakın ilk haritası oluşturuldu.

Poteleme’nin Dünya haritasının bir kopyası
Merinos ve Ptoleme’nin çalışmalarında yeryüzü birbirine bağlı bir ana karadan oluşuyordu, Hint ve Atlantik okyanusları ise iç denizler olarak gösterilmişti.

 

Bu çalışmalar matematiksel coğrafyanın temellerini oluşturdu. Dokuzuncu yüzyılda yaşayan Abbasi Halifesi Me’mun matematiksel coğrafyaya bağlı kalınarak yeni bir Dünya haritası hazırlanması emrini verdi.

 
Topkapı Sarayı Koleksiyonu
Abbasi Halifesi Me’mun tarafından 9. yüzyılda hazırlatılan Dünya haritasının 1340 tarihli kopyası
Me’mun’un emriyle ortaya çıkan Dünya haritasında yeryüzü ana karaları okyanus tarafından çevrelenmişti, Afrika deniz yoluyla dolaşılabiliyordu, Hint Okyanusu ise bir açık denizdi.
 

Gümüşten yuvarlak bir Dünya haritası oluşturan İdrîsî, Orta Çağ'ın en önemli coğrafyacılarından biri olarak kabul ediliyor. 

Kuzey Avrupa’nın Ceuta şehrinde doğan İdrîsî, Kurtuba’dan Sicilya’ya gelerek Norman Kralı II. Roger tarafından bir Dünya haritası hazırlamakla görevlendirmişti. İdrîsî yetmiş tane bölge haritası hazırladı. İdrîsî’nin hazırladığı harita parçaları, yuvarlak bir Dünya haritası oluşturuyordu. İdrîsî üzerine Dünya haritasının işlendiği gümüşten bir küre yapmıştı.

İdrîsî’nin Dünya haritası
Bugün kullanılan haritalardan farklı olarak Müslüman bilginler tarafından hazırlanan haritalarda güney haritanın yukarısında, kuzey ise haritanın aşağısında gösteriliyordu. İslam’ın kutsal şehri Mekke ise haritanın merkezinde yer alıyordu.
 

İdrîsî, Avrupa, Asya ve Afrika’nın Ekvator’un kuzeyinde kalan bölümlerini haritasında göstermişti. Prof. Dr. Fuat Sezgin, İslam Uygarlığında Astronomi, Coğrafya ve Denizcilik isimli kitabında, Asya kıtasının yeniden şekillendirilerek iyileştirilmesinin yanı sıra Me’mun’un haritasında olmayan bir dizi iç deniz ve nehre yer vermesi nedeniyle İdrîsî’nin haritasının önceki haritalara göre dikkat çekici nitelikte olduğunu söylüyor.

İdrîsî’nin Ufukları Geçmek İsteyen İçin Bir Eğlence isimli kitabı Orta Çağ’da yazılmış en önemli coğrafya eseri olarak kabul ediliyor.

Binlerce gezginle birebir görüşen İdrîsî daha önceki haritalarda bulunmayan yerleri gösterdiği doğru haritalar hazırladı. İdrîsî’nin haritası sonraki yıllarda Avrupa’da çizilen haritalar üzerinde derin izler bıraktı. 

Geçmişte insanlar merak ettikleri sorulara cevap bulmak için bilmedikleri yerlere uzun yolculuklar yapmış, geri döndüklerinde ise elde ettikleri bilgileri başka insanlara aktarmak için seyahatnameler kaleme almış ve haritalar oluşturmuştu. Bu çalışmalar modern haritaların hazırlanmasına ve insanların yeryüzünü keşfetme macerasına önemli katkılar sağladı.

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

 Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu avantajlardan en etkili şekilde yararlanabilmek ve bu teknolojileri kullanırken karşı karşıya kalınabilecek riskleri azaltmak için dijital medya okuryazarlığı becerisine sahip olmak gerekiyor.

Sosyal Bilimler

Eylül ayında okula dönüş heyecanını fotoğraflarınıza yansıtmanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #OkulaDönüş etiketini eklemeyi unutmayın.

Sosyal Bilimler

24 Temmuz - 9 Ağustos 2020 tarihlerinde Japonya’da düzenlenecek 2020 Tokyo  Yaz Olimpiyat Oyunları’nın madalyaları geri dönüşümlü elektrikli aletl

Sosyal Bilimler

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde temmuz ayında seyahat anılarınızı fotoğraflarınıza yansıtmanızı istemiştik. Bu süreçte #Seyahat etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. Seçilen fotoğraflar aynı zamanda Instagram’da, Twitter’da ve Facebook’ta Bilim Genç okurları tarafından oylandı.

Sosyal Bilimler

6 Ağustos 1945’te Japonya’nın Hiroşima şehrine atom bombası atıldığında Sadako Sasaki 2 yaşındaydı. 11 yaşında halk arasında “atom bombası hastalığı” denilen kan kanseri teşhisi kondu. Sadako yaşama dileğinin gerçekleşmesi için kâğıttan turnalar yapmaya başladı.

Sosyal Bilimler

TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri ve 2019 Yılı Fuat Sezgin Bilim Tarihi Ödülü sahiplerini buldu. TÜBİTAK tarafından bu yıl 4 Bilim Ödülü, 11 Teşvik Ödülü ile Prof. Dr. Fuat Sezgin Bilim Tarihi Ödülü verildi.

Sosyal Bilimler

Bilim Genç olarak ağustos ayında objektiflerinizi çevrenizdeki tarihî mekânlara odaklamanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #TarihiMekanlar etiketini eklemeyi unutmayın. 

Sosyal Bilimler

936 ile 1013 yılları arasında Endülüs’te yaşayan Ebü’l Kasım Halef bin Abbas Zehrâvî isimli müslüman bilgin, Et-Tasrif isimli tıp ansiklopedisinin cerrahiye ayırdığı bölümlerde 200’den fazla cerrahi aleti resimli olarak açıklamıştı.

Sosyal Bilimler

Vücudumuzu zinde tutmanın en iyi yollarından biri spor yapmak. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” atasözü, spor yapmanın kültürümüzde ne kadar önemli bir yeri olduğunun kanıtı. Peki, bizden yüzyıllarca önce yaşayanlar hangi sporları, niçin yapıyordu?

Sosyal Bilimler

Birçoğumuz tatilin başlamasıyla birlikte uçakla, otomobille, trenle ya da otobüsle yola çıktık.