Skip to content Skip to navigation

İklim Tahminleri ve Küresel Isınma

Dr. Mahir E. Ocak
18/07/2014 - 15:58

Çağımızın en önemli sorunlarından biri küresel ısınma. Dünya üzerindeki canlı yaşamını tehdit eden bu sorunun kaynağının atmosfere aşırı miktarda salınan sera gazları olduğu biliniyor. Bu sorunun çözülebilmesi için gerekli adımların atılmasının yanı sıra sorunun gelecekte nasıl bir hal alabileceğini tahmin edebilmek de önemli. Bu amaçla dünyanın dört bir tarafından pek çok araştırma grubu iklim tahminleri üzerine çalışmalar yapıyor. Fakat tahminlerde kullanılan bilgisayar programlarının istenildiği kadar başarılı sonuçlar verdiği söylenemez. Birkaç gün gibi kısa süreler için oldukça başarılı tahminler yapılabilen hava durumlarının aksine iklim tahminleri için kısa süreler olan birkaç yıllık dönemlerde bile iyi tahminler yapılamıyor. Örneğin İngiltere Exeter’deki Hadley Merkezi’nde görev yapan araştırmacılar, 2007’de on yıllık bir çalışmanın sonucu olan iklim tahminlerini yayımladı. Araştırmacılar küresel ısınmanın birkaç yıl için yavaşlayacağını daha sonra ise büyük bir ivme kazanacağını tahmin etmişti. Fakat tahminlerinin aksine küresel ısınma ivme kazanmadı.

Öncelikle küresel ısınmanın tahminlerin aksine ivme kazanmamış olmasının sorunu ortadan kaldırmadığını belirtelim. Dünya ısınmaya devam ediyor. Dünya üzerinde kaydedilen en sıcak on yılın tamamı 1998’den sonra yaşandı. Isınma hızının daha önce öngörülenlerden yavaş olması sadece sorunu çözmek için biraz daha fazla zamanımızın olacağını gösteriyor. Peki, küresel ısınma neden beklenenden daha yavaş gerçekleşiyor ve daha başarılı iklim tahminleri nasıl yapılabilir?

Küresel ısınmanın neden yavaşladığı hakkında çeşitli görüşler var. Öncelikle Güneş’te meydana gelen etkinliklerde yaşanan durgunluk sebebiyle Dünya'ya daha az enerji geliyor olabilir. Bunun yanı sıra, gelişen endüstrinin oluşturduğu kirlilik Güneş'ten gelen fakat uzaya geri yansıyan ışığın miktarını artırmış olabilir. Bu görüşlerin her ikisi de küresel ısınmadaki yavaşlamayı Dünya'ya daha az enerji gelmesine bağlıyor. Fakat Dünya'ya gelen enerjide bir azalma olmadan da bir açıklama yapmak mümkün olabilir. Okyanusların beklenenden çok daha fazla ısıyı soğurması kuvvetli bir ihtimal. Son zamanlarda yapılan bazı bilimsel araştırmalarda, bilinenden daha fazla ısının okyanusların derinliklerine yayıldığına dair sonuçlar elde edildi.

Küresel ısınmanın yavaşlaması konusuna bir açıklama getirmeye çalışan bazı araştırmacılar ise sera gazlarının etkisinin beklenenden daha az olduğunu iddia ediyor. Daha önceki tahminlerde atmosferdeki karbondioksit miktarının iki katına çıkması halinde Dünya'nın en az 3°C ısınacağı düşünülüyordu. ABD, Urbana-Champaign'deki Illinois Üniversitesi'nde görev yapan araştırmacılar ise atmosferdeki karbondioksit miktarının iki katına çıkması halinde Dünya'daki ısınmanın en fazla 2°C olacağını tahmin etti. Fakat çok sayıda bilim insanı bu görüşe karşı çıkıyor.

Peki, bilgisayar programları iklim değişikliklerini tahmin etme konusunda neden başarısız oluyor? Bunun en önemli sebebi aslında fiziksel problemleri modellemekte kullanılan, hemen hemen tüm bilgisayar programlarında ortak olan bir sorun. Bilgisayar modelleri, çözülmesi istenen sorunu gerçekçi bir şekilde yansıtamıyor. İklimin zamanla değişimi gibi bir konuda gerçekçi bir model yapmak da zaten imkânsız. Dünya'nın iklimini belirleyen her şeyin -atomların ve moleküllerin hareketinin- bir bilgisayar programı ile hesaplanabilmesi mümkün değil. Tahmin yapmak için başlangıç durumu belirlenirken basınç, rüzgâr hızı, okyanus sıcaklığı gibi birkaç parametreden yararlanılıyor. Bu parametreler başlangıç koşullarını ne kadar iyi yansıtırsa yansıtsın, yapılan tahminler program çalıştıkça giderek gerçek durumdan uzaklaşıyor. İklim tahminlerinde kullanılan programların ilk birkaç yıllık dönemde daha iyi tahminlerde bulunması bu sebebe bağlanabilir. Bunun yanında programa girilen başlangıç değerlerinin Dünya'yı gerçekçi bir şekilde yansıttığı da söylenemez. Çünkü rüzgâr hızı, okyanus sıcaklığı gibi pek çok parametre hakkında sağlıklı bilgiler elde edilemiyor. Yeterli miktarda veri olsa bile Dünya'nın büyüklüğü bu verilerin küçük bölgeler için detaylandırılmasını engelliyor. Örneğin Hadley Merkezi'nin yaptığı hesaplarda yeryüzü 150 km uzunluğunda kenarlara sahip hücrelere bölünüyor. Hesapları yapan araştırmacılar gelecekte bilgisayarların kapasiteleri arttığı zaman Dünya'yı 60 km uzunluğunda kenarlara sahip hücreler ile modelleyebilmeyi umut ediyor.

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde eylül ayında objektiflerinizi çevrenizdeki tarihî mekânlara odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #TarihîMekânlar etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Bir grup araştırmacının Science’ta yayımladıkları bir makaleye göre, iklim değişikliğiyle savaşmanın en iyi yolu ağaç dikmek olabilir. Çünkü ağaçlar fotosentez sırasında atmosferdeki karbondioksiti tüketirken oksijen ve besin üretiyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

İspanya Castilla-La Mancha Üniversitesinden bir grup araştırmacı iklim değişikliğine bağlı olarak dünyanın ortalama sıcaklığı arttıkça İber Yarımadası’ndaki ağaç eşek arılarının vücut ve kanat büyüklüklerinin azaldığı belirlendi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Otuzun üzerinde mikrobiyolog yakın zamanlarda Nature Reviews Microbiology’de bir makale yayımladı. Bilim insanları, küresel iklim değişikliği ile ilgili çalışmalarda mikroorganizmaların dikkate alınmamasının büyük bir hata olduğunu söylüyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Denizde yüzenler için en tehlikeli doğal olgulardan biri çeken akıntı. Her yıl çok sayıda insan çeken akıntı nedeniyle hayatını kaybediyor. Ülkemizde özellikle Karadeniz kıyılarında ortaya çıkan çeken akıntı nedir, nasıl fark edilir, çeken akıntıya kapılan yüzücüler ne yapmalıdır?

Ekoloji / Çevre Bilim

Sanayi tesislerinde, taşıtlarda, ev ve iş yerlerinde enerji elde etmek için çoğunlukla kömür, doğal gaz ve petrol gibi fosil yakıtlar kullanıyoruz. Fosil yakıtların yakılması sonucu ise atmosfere sera gazları salınıyor. Atmosferdeki karbondioksit (CO2), metan (CH4), diazot monoksit (N2O) ve ozon (O3) gazları da sera etkisine önemli katkıda bulunur.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, Afrika orman filleri nedeniyle zarar gören ormanlardaki ağaçların zaman içinde gövdelerinin daha çok genişlediğini ve genel olarak kök, dal, yaprak ve tohumlarının daha çok büyüdüğünü gösteriyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Havaların ısınmasıyla birlikte birçoğumuz tatil planları yapmaya başladık. Kimimiz tatil için deniz, kum ve güneşin bir arada olduğu sahil kesimlerine giderken kimimiz el değmemiş ağaçların ve yaban hayatın bir arada olduğu ormanlık alanları tercih ediyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz, gezegenlerin kendi etraflarındaki dönüş hızının gezegenin iklimini dolayısıyla yaşamı nasıl etkilediğini Merkür, Dünya ve Jüpiter örnekleri üzerinden açıklıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Doğada kamp yapmak, geceyi sessiz ve parlak yıldızlar altında doğada geçirmek yaşadığımız şehir ortamının kargaşasından bizi bir süreliğine uzaklaştırır. Peki, doğada keyifli ve güvenli bir şekilde kamp yapmak için hangi malzemelere ihtiyacımız var, nelere dikkat etmemiz gerekiyor?