Skip to content Skip to navigation

İnsanlar Kendi Kendilerini Neden Gıdıklayamaz?

Dr. Tuba Sarıgül
15/12/2014 - 11:23

Bir insan kendisine dokunulduğunda bu etkiye duygusal ve fiziksel olarak cevap verir. Vücudun bazı bölgeleri diğerlerine göre bu etkilere karşı daha hassastır. Gıdıklanma hissinin oluşması için derideki dokunma duyusunu algılayan sinirlerin hafifçe uyarılması gerekir. Bu his beynin iki farklı bölgesinde değerlendirilir. Somatosensori korteks dokunma duyusunun yorumlandığı bölgedir. Gıdıklanma hissini oluşturan hareketin derideki sinirlerde oluşturduğu sinyaller, beynin olumlu duyguları yorumlayan bölümü olan anterior singulat korteksi etkinleştirir. Sarah J. Blakemore ve arkadaşları Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan çalışmalarında, kendi kendini gıdıklama durumunda beynin bu iki bölgesinin harici bir dokunma hareketi sırasında olandan daha az etkin olduğunu gösterdi.

Ancak derimizdeki sinirler, dokunma hareketi sonucu oluşan sinyallerin harici kaynaklı mı olduğunu yoksa bizim tarafımızdan mı oluşturulduğunu algılayamaz. Beynin hareketle ilgili kısmı olan beyincik bu farkı algılayabilen bir sensör olarak görev yapar. Kendi kendimizi gıdıklamaya çalıştığımızda ise beyincik hareketin kaynağını belirler ve bu bilgi sayesinde beynin gıdıklamaya tepki veren diğer bölgeleri daha az etkin olur. Beynimizin bizim oluşturduğumuz harekete verdiği tepkiyi azaltmasının sebebinin, beklenmedik dış uyaranlara karşı duyarlılığımızı artırmak olduğu düşünülüyor.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Akşam olmak üzeredir ancak biz hâlâ gün ortasındaymışız gibi hissederiz. Bunun tam tersine trafiğin çok yoğun olduğu bir yerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Peki nasıl oluyor da beynimiz zamanı farklı biçimlerde algılayabiliyor?

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Haziran 2019 probleminin çözümüne ve Temmuz 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Hiç elinizin ya da ayağınızın uyuşması nedeniyle art arda iğneler batıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Karıncalanma dediğimiz bu olay uzun süre alışılmadık pozisyonda durduğumuzda ortaya çıkar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mayıs 2019 probleminin çözümüne ve Haziran 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Uluslararası bir araştırma grubu, farelerin gözlerine nanoparçacıklar (boyutları metrenin milyarda biri ölçeğinde olan parçacıklar) enjekte ederek kızılötesi ışığı algılamalarını sağladı. Çalışma ile ilgili makale Dr. Yuqian Ma ve arkadaşları tarafından Cell’de yayımlandı.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Nisan 2019 probleminin çözümüne ve Mayıs 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mart 2019 probleminin çözümüne ve Nisan 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Columbia Üniversitesi’nde çalışan bir grup mühendis, insan düşüncesini sese çeviren bir teknoloji geliştirdi. Beyin sinyallerini takip eden sistem, algıladığı kelimeleri anlaşılır bir biçimde telaffuz edebiliyor. Gelecekte, konuşma sorunları yaşayan insanların bu teknoloji sayesinde iletişim kurması mümkün olabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni bilgiler öğrenmek ya da yeni bir hobi edinmek konusunda uzman olan beynimizde bu süreçte birtakım değişiklikler meydana geldiğini biliyor muydunuz? Gelin, bu süreci daha yakından inceleyelim.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Şubat 2019 probleminin çözümüne ve Mart 2019 problemine yer veriyoruz.