Skip to content Skip to navigation

InSight Mars Kâşifi ve Mars Kabuğunda İlk Çekiç Darbesi

Doç. Dr. Timur Şahin
09/04/2019 - 14:03

NASA/JPL-Caltech

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gezegenin iç yapısını incelemek amacıyla Mars’a gönderilen InSight (Interior Exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) uzay aracı 26 Kasım 2018’de gezegenin yüzeyine inmişti. Uzay aracının konumlandığı, Elysium Planitia (Elysium, Eski Yunancada yaşam sonrası cenneti temsil etmek için kullanılır, Planitia ise Latince düz alan anlamına gelir) olarak adlandırılan bölge Mars’ın ekvatoruna çok yakın. Ayrıca geçmişte volkanik faaliyetlerin gerçekleştiği düşünülen bir bölgenin de yakınında yer alıyor. İniş için özellikle ekvator bölgesine yakın bir alanın seçilmesinin sebebi, uzay aracının kullandığı enerjiyi üzerindeki güneş gözelerinden sağlaması. Ekvator bölgesi yılın her döneminde güneş ışığı aldığı için uzay aracının enerji sıkıntısı yaşaması beklenmiyor.

NASA/JPL-Caltech - Mars Global Surveyor uzay aracı tarafından elde edilen verilerle oluşturulan haritada InSight uzay aracının iniş sahası görülüyor. İniş sahası, Curiosity uzay aracının iniş yaptığı Gale Krateri’ne 600 km uzaklıkta. Haritada yükseltisi en az olan bölgeler koyu mavi ile yükseltisi en fazla olan bölgeler ise beyaz renkte görülüyor. Yeşil ve turuncu bölgeler arasında yaklaşık 4 km yükselti farkı var.

Elysium Planitia, daha önceleri bilimsel araştırmalar için Mars’a gönderilmiş Curiosity (2012), Viking 2 (1976), Spirit (2004) ve Opportunity (2004) uzay araçlarının indiği bölgelere de yakın konumda. InSight’ın deprem dalgaları, ısı taşınımı, gezegenin büyüklüğü ve yapısı ile ilgili ölçümler yaparak Mars’taki kayaçlar ve toprak yapısı hakkında detaylı bilgi toplaması amaçlanıyor.

InSight uzay aracı ve üzerindeki ısıölçer (HP3) ve depremölçer (SEIS) cihazları

InSight’ın üzerinde Mars’taki deprem dalgalarını tespit etmek için Fransız Uzay Ajansı (CNES) tarafından geliştirilen bir depremölçer (SEIS) bulunuyor. Bu depremölçer toprak yapısı hakkında bilgi verecek. Böylece Mars yüzeyine çarpan meteoritlerin oluşturacağı titreşimleri de tespit etmek mümkün olacak. Depremölçer yardımı ile Mars’ın iç yapısının katı mı yoksa sıvı mı olduğu da belirlenmeye çalışılacak.

NASA/JPL-Caltech - InSight uzay aracı depremölçer cihazını Mars yüzeyine yerleştiriyor.

Alman Havacılık ve Uzay Araştırmaları Merkezi (DLR) tarafından geliştirilen ve HP3 adı verilen bir cihaz yardımı ile yüzeyin alt katmanlarındaki ısı akışının ölçülmesi planlanıyor. Isıölçer üzerinde 14 sıcaklık sensörü bulunuyor. Veri toplamak için Mole (Köstebek) olarak adlandırılan sonda yüzeyde delikler açıyor. Kazı işlemi sırasında açığa çıkan ısı HP3 tarafından ölçülen sıcaklıkları olumsuz yönde etkilediğinden, her dört saatlik kazı sonrasında cihaz iki Mars günü için durduruluyor ve soğuması bekleniyor. Bir Mars günü bir Dünya gününden sadece 40 dakika daha uzun. Mole, ilk sondajı 28 Şubat’ta yaptı. Dört saat süren kazı sırasında derinlikleri 18 ile 50 cm arasında değişen delikler açıldı.

Geceleri hızlı bir şekilde soğuyan ve gün ışığında hızla ısınan Kızıl Gezegen üzerinde InSight tarafından gerçekleştirilen yüzey tarama faaliyetlerinin bir Mars yılı yani 687 Dünya günü içinde tamamlanması planlanıyor.   

 

Yazar Hakkında:
Doç. Dr. Timur Şahin
Akdeniz Üniversitesi Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, sekiz yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanarak görüntü almaya devam ediyor. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) mühendisleri tarafından tasarlanıp büyük ölçüde ülkemizde üretilen RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’daki Yasny Fırlatma Üssü’nden uzaya fırlatılmıştı.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler yıldızların, uydular da gezegenlerin etrafında dolanır. Peki büyük uyduların küçük uydulara sahip olması da mümkün müdür? Eğer bu tür “altuydular” sadece etrafında dolandıkları uydunun kütleçekimi etkisinde hareket etseydi cevap kesinlikle evet olurdu. 

Gökbilim ve Uzay

Merkür, ağustos ayında, yıl içinde gün doğumundan önce gözlemlendiği zamanlar arasında en parlak görünümde. Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in batışından sonra gökyüzünde görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Teknoloji mağazalarından bile kolayca satın alınabilen küçük boyuttaki döner kanatlı İHA’ların devasa yolcu uçaklarına büyük hasarlar vererek uçuş güvenliğini tehlikeye atabileceğini biliyor muydunuz?

Gökbilim ve Uzay

Konya Bilim Merkezi tarafından ilki 2018’de düzenlenen Astrofest gökyüzü gözlem etkinliği bu yıl 12-14 Temmuz tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleştirildi. “Herkese biraz gökyüzü!” sloganı ile düzenlenen etkinliğe gençler aileleriyle birlikte katıldı.

Gökbilim ve Uzay

20 yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) geçmişten günümüze birçok araştırmacı astronota ev sahipliği yapıyor. Çoğunlukla altı ay süren görevleri boyunca Dünya’dan uzakta kalan astronotlar, su ve hava gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için ISS’nin özel sistemlerinden yararlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Ay, Güneş’ten sonra gökyüzündeki en parlak ikinci gökcismi. Ay gökyüzü gözlemcilerine çıplak gözle gerçekleştirebilecekleri birçok gözlem imkânı sunuyor. Örneğin her gece gökyüzünde Ay’ı farklı bir şekilde görürüz. Çünkü Dünya etrafındaki yörünge hareketi sırasında Ay’ın Güneş’e göre konumu sürekli değişir.

Gökbilim ve Uzay

“Şu an saat kaç?” sorusuna saatimize hemen cevap verebiliriz. Geçmişteyse zamanı ölçmek hiç de kolay değildi. Usturlap adı verilen alet, Güneş ve yıldız gibi gökcisimlerinin gökyüzündeki konumuna göre zamanı ölçmeyi sağlıyordu.

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak.