Skip to content Skip to navigation

InSight Mars’a İndi

Dr. Mahir E. Ocak
17/12/2018 - 17:14

NASA’ya ait InSight uzay aracı 5 Mayıs’ta Mars’a gönderilmişti. Yaklaşık yedi ay süren 460 milyon kilometrelik uzun bir yolculuktan sonra uzay aracı Mars’a ulaştı ve 26 Kasım’da gezegenin yüzeyine indi. Geçmişte Mars’a gönderilen Curiosity ve Opportunity gibi uzay araçlarının ana görevi Kızıl Gezegen’in yüzeyi ve atmosferi hakkında bilgi toplamaktı. InSight’ın üzerinde de kameralar ve atmosferik ölçüm cihazları var. Ancak daha önceki uzay araçlarının aksine InSight gezegenin yüzeyinde dolaşmayacak. InSight’ın ana görevi, indiği bölgeye yerleşerek gezegenin jeolojik yapısı hakkında bilgi toplamak. InSight’ın göndereceği veriler sayesinde Dünya ve Ay gibi kayaç gökcisimlerinin oluşumu daha iyi anlaşılacak. Uzay aracının görev süresinin 24 Kasım 2020’de sonlanacağı öngörülüyor.

Mars’a gönderilen uzay aracını taşıyan rokette InSight’ın yanı sıra MarCO olarak adlandırılan iki küp uydu da bulunuyordu. Çanta büyüklüğündeki bu cihazları uzaya göndermekteki amaç, küp uyduların derin uzay görevlerinde ne ölçüde başarılı olabileceklerini anlamaktı. Küp uydular, Mars atmosferine saatte 19.800 kilometre hızla giren InSight’ı altı buçuk dakika süren iniş sırasında takip edip Dünya ile iletişim kurmasına aracılık etti. Küp uyduların üzerinde bilimsel cihazlar bulunmuyordu. Ancak bu görevdeki başarıları gelecekte bilimsel cihazlarla donatılarak derin uzay görevlerinde kullanılabileceklerini gösterdi.

InSight’ın indiği Elysium Planitia bölgesi özel olarak seçilmiş. Göktaşları nedeniyle oluşan kraterlerin etrafında çarpışma sırasında gezegenin yüzeyinden koparak etrafa saçılan taş parçaları bulunur. Elysium Planitia bölgesindeki çapı 100 metre civarında olan kraterlerin etrafında ise büyük kaya parçaları yok. Göktaşlarının açtığı kraterlerin derinliği genellikle çaplarının onda biri kadardır. Dolayısıyla, kraterlerin etrafında büyük kaya parçalarının olmaması bölgedeki toprakların yüzeyden on metre derinliğe kadarki kısmının büyük oranda ufak taşlar ile kum ve toz gibi ince malzemelerden oluştuğu anlamına geliyor. Bu durum InSight’ın yüzeyi delmesini ve bilgi toplamasını hayli kolaylaştıracak. Tam olarak hangi bölgenin delineceği, uzay aracının göndereceği ilk fotoğraflardan sonra belirlenecek. Üzerindeki güneş panellerinden güç alan InSight’ın taşıdığı tüm bilimsel cihazları yerleştirip çalıştırmaya başlaması birkaç ay sürecek.

InSight’ın üzerindeki cihazlardan biri kısaca SEIS olarak adlandırılan sismik ölçüm aleti. SEIS, Mars’ın derinliklerindeki sismik dalgaları tespit edip yayılmalarını inceleyerek gezegenin iç yapısı hakkında bilgi toplayacak.

Dünya’daki yer sarsıntıları tektonik hareketlerin sonucudur. Sıcak mantonun üzerinde hareket eden levhaların birbirine sürtünmesi ve birbirini itmesi sonucunda yer sarsıntıları ve volkanik patlamalar ortaya çıkar. Mars ise bu bakımlardan Dünya’ya benzemiyor. Mars’taki volkanlar yüz milyonlarca yıldan beri suskun. Meydana gelen sarsıntılarsa gezegenin giderek soğumasının ve küçülmesinin sonucu. SEIS’in topladığı veriler sayesinde Mars’ın çekirdeğinin, mantosunun ve kabuğunun ne büyüklükte olduğu anlaşılacak.

InSight’ın üzerindeki bir diğer cihaz kısaca HP3 olarak adlandırılan ısı akışı ve fiziksel özellikler paketi. Uzay aracının ineceği bölgedeki toprakların yumuşak olması özellikle HP3’ün yapacağı ölçümler için gerekliydi. “Köstebek” lakabı takılan ısı akış sondası, yüzeyin beş metre altına kadar inecek. Cihazın toplayacağı veriler sadece Mars’ın değil, genel olarak Dünya benzeri kayaç gezegenlerin zamanla nasıl değişim geçirdiğinin anlaşılması açısından önemli bilgiler sağlayacak.

Gezegenler ilk oluştuklarında yüksek miktarda ısı içerir. Ancak bu ısı zamanla uzaya yayılır. Mars’ta ısı akışının nasıl gerçekleştiği hakkında yapılacak doğrudan ölçümler, gezegenlerin oluşumuyla ilgili modellerdeki belirsizliklerin giderilmesini sağlayabilir. Ayrıca bu ölçümler Mars’ın geçmişte yaşama elverişli koşullara sahip olup olmadığı hakkında da bilgi verebilir. Çeşitli hipotezlere göre Mars’ın yüzeyinin altında su rezervleri var. Yapılacak ısı ölçümleri, bu rezervlerin canlıların yaşamasına elverişli mi (sıvı halde mi) yoksa elverişsiz mi (katı halde mi) olduğunu söyleyebilir.

InSight, ayrıca kısaca RISE olarak adlandırılan bir rotasyon ve iç yapı deneyinde de yer alacak. Yeryüzünde kısaca DSN olarak adlandırılan, uzay araçlarıyla iletişimi sağlayan bir radyo anteni ağı var. Araştırmacılar InSight’tan Dünya’ya ulaşan sinyallerdeki ufak frekans kaymalarını ölçerek uzay aracının yeryüzüne göre hızını belirleyecek. InSight, Mars’ın yüzeyinde sabit bir noktaya yerleşeceği için, iki yıl sürecek görev sırasında, Kızıl Gezegen’in kendi etrafındaki dönme hareketi sırasında gerçekleşen yalpalanmalar hakkında bilgi edinilecek. Eğer Mars’ın çekirdeği sıvı haldeyse çekirdeğin ağırlığı arttıkça yalpalamaların büyüklüğü de artar. Dolayısıyla RISE deneyi Kızıl Gezegen’in iç yapısı hakkında bilgiler verecek.

InSight’ın toplayacağı veriler sayesinde Mars ve Dünya arasında karşılaştırmalar yapılabilecek ve gezegenlerin nasıl oluştuğu daha iyi anlaşılacak.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Uzay görevlerinde kullanılacak ekipmanların çok düşük sıcaklık, vakum, yüksek enerjili ışınlar ve parçacıkların zararlı etkileri gibi uzaydaki zorlu koşullarda uygun şekilde çalışması gerekiyor. Bu nedenle bu sistemlerin uzay ortamında kullanılmadan önce test edilmesi gerekiyor.

Gökbilim ve Uzay

Dünyanın en büyük ikinci havacılık festivali olan TEKNOFEST heyecanı yeniden başlıyor. TEKNOFEST’in teknoloji yarışmaları için başvurular 28 Şubat’a kadar devam edecek. Kazanan takımları, toplamda 2 milyon TL’nin üzerinde bir ödül bekliyor.

Gökbilim ve Uzay

Voyager 2, 5 Kasım’da yıldızlararası uzaya girdi. Şu an Dünya’ya yaklaşık 18 milyar kilometre uzaklıkta olan uzay aracının gönderdiği veriler, Voyager 2’nin güneşkürenin dışına çıktığını gösteriyor. Daha önce Voyager 1 de 2012 yılında uzayın başka bir bölgesinde güneşkürenin dışına çıkmıştı.

Gökbilim ve Uzay

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız.

Gökbilim ve Uzay

Dergimizin 31 Aralık 2017 tarihinden beri Yayın Danışma Kurulu Üyeliğini yürüten, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bö

Gökbilim ve Uzay

NASA’ya ait Yeni Ufuklar uzay aracı Kuiper Kuşağı’ndaki bir gökcisminin yaklaşık 28.000 kilometre yakınından geçti. Dünya’ya ulaşan ilk görüntülerde Ultima Thule adı verilen gökcisminin birbirine kaynaşmış iki küreden oluştuğu görülüyor. 

Gökbilim ve Uzay

Bu yıl 22.’si düzenlenen Ulusal Gözlem Şenliği’nin başvuruları 14 Ocak-1 Mart 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimci bugüne kadar Güneş Sistemi’nde gözlemlenmiş en uzak gökcismini keşfetti. 

Gökbilim ve Uzay

Ocak ayı iki tutulma olayına ev sahipliği yapıyor. 6 Ocak’ta parçalı Güneş tutulması gerçekleşecek. Tutulma sırasında Ay, Güneş’in yaklaşık %70’ini örtecek. Kuzeydoğu Asya’dan ve Kuzey Pasifik’ten gözlemlenebilecek tutulma Türkiye’den görülemeyecek.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu ile Türksat 6A projesi ve ülkemizin uydu faaliyetleri ile ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.