Skip to content Skip to navigation

Juno Uzay Aracı, Büyük Kırmızı Leke’nin Derinliğini Ölçtü

Dr. Tuba Sarıgül
04/01/2018 - 16:13

NASA’nın Juno uzay aracının Temmuz 2017’de Jüpiter’deki devasa fırtına olan Büyük Kırmızı Leke’nin üzerinden geçerken elde ettiği verilerden, fırtınanın gezegenin atmosferinin çok derinlerine kadar indiği anlaşıldı.

Büyük Kırmızı Leke, Jüpiter’in atmosferindeki, saat yönünün tersi yönde çok hızlı dönen kırmızı tonlardaki bulutların oluşturduğu devasa bir fırtınadır. Yüzlerce yıldır devam eden bu fırtınanın genişliği Dünya’nın çapından büyük.

NASA/JPL/Space Science Institute

Nisan 2017'de elde edilen son verilere göre fırtınanın genişliği yaklaşık 16.000 km, yani Dünya’nın çapının ~1,3 katı.

Bilim insanları Juno uzay aracındaki mikrodalga radyometre (MWR) cihazının yaptığı ölçümleri kullanarak Büyük Kırmızı Leke’nin derinliğinin yaklaşık 300 km olduğunu belirledi. Cihaz aynı zamanda farklı irtifalardaki bulutların sıcaklığını ölçtü. Sonuçlar fırtınanın alt katmanlarındaki bulutların üst katmanlardaki bulutlardan daha sıcak olduğunu gösteriyor.

NASA/JPL-Caltech/SwRI

Rüzgârlar atmosferdeki sıcaklık farkları nedeniyle oluşur. Büyük Kırmızı Leke’nin alt ve üst kısımlarının sıcaklıklarının birbirinden farklı olması, Jüpiter’in atmosferinde gördüğümüz rüzgârların neden bu kadar hızlı hareket ettiğini açıklıyor.

5 Ağustos 2011’de fırlatılan Juno uzay aracının başlıca hedefi Jüpiter’in nasıl oluştuğunun ve oluşumundan bugüne geçirdiği değişimlerin anlaşılmasına yardımcı olmak. 2016 yılında Jüpiter’in yörüngesinde hareket etmeye başlayan Juno, Jüpiter etrafında bugüne kadar sekiz araştırma uçuşu gerçekleştirdi. Araştırma uçuşları sırasında Juno, gezegenin atmosferinin üst katmanlarının 3400 km yakınına kadar yaklaştı.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Ay tutulması sırasında Güneş, Dünya ve Ay tam olarak aynı hizadayken Dünya, Güneş ile Ay’ın arasındadır. Bu durumda Dünya’nın gölgesi Ay’ın üzerine düşer. Ancak Ay tutulması sırasında Ay tamamen karanlıkta kalmaz.

Gökbilim ve Uzay

Aslında Dünya da uzayın bir parçası. Ancak “uzay” ifadesi ile çoğunlukla uzayın Dünya...

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın kütleçekimi sıvıların hareketini önemli ölçüde etkiler. Bu nedenle sıvılar Dünya’da ve ağırlıksız bir ortamda, örneğin Uluslararası Uzay İstasyonu’nda farklı şekillerde davranır.

Gökbilim ve Uzay

2017 yılında yaşanan önemli bilimsel olaylardan bir derleme...

Gökbilim ve Uzay

Özellikle NASA’nın ve SpaceX’in uzay seyahati alanındaki çalışmaları ile biliyoruz ki planlanan her şey istenildiği gibi giderse insanoğlu 2030’lu yıllarda başka bir gezegene ilk defa ayak basacak. 1965 yılında Mars’a ilk uydunun gönderilmesinden bu yana Mars’a insanlı uzay görevleri planlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Çıplak gözle kolayca fark edilebilen gökcisimleri (örneğin Güneş, Ay, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin bazıları, bazı yıldızlar) antik dönemlerden beri biliniyor. Bu gökcisimlerinin isimleri çoğunlukla Latince, Yunanca ve Arapça kökenli.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’ya çarpan göktaşları meteorit olarak isimlendiriliyor. Meteoritler çok değerli jeolojik örnekler. Çünkü insanlı ya da insansız uzay araçlarının henüz gitmediği gökcisimlerinin yapısı hakkında bilim insanlarına doğrudan bulgular sağlayabiliyor.

Gökbilim ve Uzay

Ses bir mekanik dalgadır ve yayılmak için bir ortamın varlığına ihtiyaç duyar. Örneğin bir enstrümandan çıkan sesler havadaki...

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) 2020’li yıllarda görevini tamamlaması planlanıyor. Uzay teknolojilerine sahip ülkeler bir sonraki uzay istasyonunun taşıması gereken özellikleri belirlemek için çalışmaya başladı

Gökbilim ve Uzay

​Yaklaşık yüz yıl önce Ay'a yolculuk bir bilim kurgu filmine konu olmuştu, ama bu hayal 65 yıl sonra gerçeğe dönüştü. Şimdi de yıldızlara yolculuk...