Skip to content Skip to navigation

Kaşıdıkça Kaşıntı Artar mı?

Dr. Özlem Kılıç Ekici
26/12/2014 - 09:36

Washington Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre kaşınmak beynimizin serotonin hormonunu salgılamasına ve dolayısıyla kaşıntı duygusunun artmasına neden oluyor.

Bilim insanları uzun zaman önce serotoninin ağrının kontrol edilmesindeki rolünü keşfetmişti, ancak bu çalışmayla birlikte beyinden gönderilen kimyasal bir sinyal ilk defa kaşıntı duygusuyla ilişkilendirilmiş oldu. Vücudumuzdaki kaşınan bir bölgeyi daha çok kaşıdıkça derimizin üzerinde hafif bir ağrı oluşuyor. Bu da beynin serotonin hormonunu daha fazla miktarlarda salgılamasına neden oluyor. Serotonin kaşıntı sırasında oluşan yangılı ağrıyı kontrol etmeye çalışırken, aynı zamanda da kaşıntı sinyallerini beyne taşıyan alıcı sinirlerin almaçlarıyla (reseptörleriyle) tepkimeye girerek kaşıntının daha çok artmasına neden oluyor.

Sonuçları Neuron dergisinde yayımlanan çalışma fareler üzerinde gerçekleştirilmiş. Serotonin hormonunun salgılanması engellenen farelerin derilerine kaşıntı yapan bir madde enjekte edildiğinde genetiği değiştirilen farelerin diğer farelere göre çok daha az kaşındığı gözlenmiş. Aynı farelere dışarıdan tekrar serotonin hormonu verildiğinde ise fareler normal bir şekilde kaşınmaya başlamış. Uzmanlar aynı kaşıntı döngüsünün insanlarda da gerçekleştiğini belirtiyor. Serotonin hormonunun salgılanmasının engellenmesi her ne kadar kaşıntının oluşmasını azaltmış olsa da kaşıntıyı bu şekilde tedavi etmek çok da pratik bir çözüm değil. Çünkü serotonin insan sağlığı açısından önemli bir hormon. Büyümeyi, yaşlanmayı, kemik metabolizmasını, duygu durumunu ve ruh halini düzenleyen serotonin depresyon tedavisinde kullanılan birçok ilacın içeriğinde de bulunuyor. Ayrıca serotonin hormonunun bir çeşit acıyı ve ağrıyı kontrol edici yanı da var. Bu nedenle, uzmanlar serotonin ile kaşıntı sinyalini taşıyan omurilik sinirleri arasındaki iletişimi engellemeye çalışıyor. Deriden beyne kaşıntı sinyallerini ileten özel sinir hücrelerinin (GRPR sinir hücreleri) almaçlarının işlev görmeyecek şekilde düzenlenmesi durumunda bu iletişimin engellenebileceği düşünülüyor. Araştırma ekibi serotonin tarafından GRPR sinir hücrelerini etkin hale getirmek için kullanılan ve 5HT1A adı verilen almacı elde etmiş durumda.

Çalışmalar kaşıntı döngüsünün moleküler ve hücresel mekanizmalarının tam olarak anlaşılması için hızla devam ediyor. Araştırmanın ilerleyen aşamalarında özellikle kronik kaşıntı rahatsızlığı olan insanların tedavisi için bu döngünün kırılması hedefleniyor.

Kaynak:

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümünü sizlerle paylaşıyoruz: Klavdiya Tuşavina, Smena, 1938.

Beyin ve Sinir Bilim

1999’da vizyona giren Matrix filminde ana karakter Neo, Headjack olarak isimlendirilen bir beyin-bilgisayar arayüzü sayesinde Matrix dünyasına girebiliyordu. Neo’nun kafatasının arkasında yer alan bağlantı girişi sayesinde bu cihaz binlerce küçük bağlantı boyunca beynin derinliklerine ulaşabiliyordu. Headjack bilgisayarlara bağlanıyor ve bu şekilde insanlar bir sanal gerçeklik dünyası olan Matrix'e giriş yapabiliyordu.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Temmuz 2019 probleminin çözümüne ve Ağustos 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Çok acıktığınızı ve arkadaşlarınızla beraber en sevdiğiniz ev yapımı hamburgerciye gittiğinizi hayal edin. Büyük bir iştahla siparişinizi verdiniz. Ancak yan masada oturan kişi meyve suyunu höpürdeterek içiyor. Çok rahatsız oluyor ve hemen orayı terk ediyorsunuz.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Akşam olmak üzeredir ancak biz hâlâ gün ortasındaymışız gibi hissederiz. Bunun tam tersine trafiğin çok yoğun olduğu bir yerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Peki nasıl oluyor da beynimiz zamanı farklı biçimlerde algılayabiliyor?

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Haziran 2019 probleminin çözümüne ve Temmuz 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Hiç elinizin ya da ayağınızın uyuşması nedeniyle art arda iğneler batıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Karıncalanma dediğimiz bu olay uzun süre alışılmadık pozisyonda durduğumuzda ortaya çıkar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mayıs 2019 probleminin çözümüne ve Haziran 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Uluslararası bir araştırma grubu, farelerin gözlerine nanoparçacıklar (boyutları metrenin milyarda biri ölçeğinde olan parçacıklar) enjekte ederek kızılötesi ışığı algılamalarını sağladı. Çalışma ile ilgili makale Dr. Yuqian Ma ve arkadaşları tarafından Cell’de yayımlandı.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Nisan 2019 probleminin çözümüne ve Mayıs 2019 problemine yer veriyoruz.