Skip to content Skip to navigation

Kediler Neden Hırıldar?

İlay Çelik
05/01/2015 - 10:47

Kedisi olanlar iyi bilir, kediler onları okşadığımızda, bizimle yakınlaştıklarında ya da kucağımızda mayıştıklarında hırıltılı bir ses çıkarır. Bu olaya genellikle kediye sevgi gösterdiğimiz, onun da keyifli göründüğü zamanlarda şahit olduğumuz için bunu kedinin halinden memnun olduğunun bir göstergesi olarak algılamaya meylederiz. Oysa kedilerin sadece hallerinden memnun olduklarında değil yaralıyken ya da acı çekerken de hırıldadığı biliniyor. Yapılan bazı araştırmalar kedi hırıltısınınkine yakın düşük frekanslı seslerin kemik yoğunluğunu artırdığını ve sağlık üzerinde olumlu etkiler yaptığını gösteriyor. Dolayısıyla bu özelliğin kedilerde bir çeşit kendi kendini iyileştirme mekanizması olarak gelişmiş olabileceği düşünülüyor. Aslında çok dayanıklı oldukları için “dokuz canlı” tabir edilen kedilerin bu tür bir mekanizmaya sahip olması akla yatkın görünüyor. Yavru kediler daha birkaç günlükken hırıldamayı öğreniyor. Yavru bir kedinin hırıldamasının annesine yönelik bir çeşit “ben buradayım” ya da “ben iyiyim” mesajı olmasının yanı sıra anne-yavru bağının bir ifade şekli olduğu düşünülüyor. Ancak kedi büyüdüğünde de bu davranışı sürdürüyor. Kedigillerin bazı başka türlerinde de hırıldama davranışına rastlanıyor.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Sürdürülebilir şehirleşmenin günümüzdeki en önemli ayaklarından biri yeşil binalar. Yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edildiği, su ve enerjinin verimli kullanıldığı, hava kalitesinin artırıldığı, geri dönüştürülebilen ve zehirsiz malzemelerden yapılan yeşil binalar içinde yaşayanların ve çalışanların verimliliğini artıracak şekilde tasarlanıyor ve çevreye uyum sağlayacak biçimde inşa ediliyor.

Biyoloji

İskorpitgiller takımında yer alan uçan kırlangıç balığı dünyada tuzlu, sıcak ve ılıman denizlerde yaşar.

Biyoloji

Karbon, azot, fosfor, kükürt, hidrojen ve oksijen canlıların yapısında bulunan temel elementlerdir. Bu elementler ekosistemde sürekli olarak bir formdan başka bir forma dönüştürülür ve canlılar tarafından yaşamsal faaliyetler için tekrar tekrar kullanılır. 

Biyoloji

Türkiye doğasında zehirli ve zehirsiz birçok büyük mantar türü bulunuyor. Mantarların zehirli olup olmadığını anlamak ise hiç kolay değil. Çünkü aynı ortamda yaşayabilen mantarlar şekillerine, renklerine ve kokularına göre kolayca ayırt edilemezler.

Biyoloji

Hücrelerimizde genetik bilgiyi taşıyan molekül olan DNA’nın keşfinden bu zamana kadar hayli yol alındı. Bu yıl 66.’sı kutlanan 25 Nisan DNA Günü’nde, 1860’lardan bugüne kadar genler üzerinde yapılan araştırmalara ve bu alanda yürütülen büyük projelere göz atmaya ne dersiniz? 

Biyoloji

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı, 2014’ten beri yürüttüğü ve 40.000’den fazla öğrenciye ulaştığı TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ni tüm Türkiye’ye ulaştırmak için bir portal hazırladı.

Biyoloji

Kemiriciler takımında yer alan su kemesi (Arvicola terrestris), Avrupa’dan Batı Sibirya ve Güneybatı Asya’ya kadar geniş bir bölgede yaşar. Ülkemizde de birçok bölgede görülür. Su kemesi yarı sucul yani su kenarında yaşayan fakat suya doğrudan bağımlı olmayan bir kemirici türüdür. 

Biyoloji

Atmacagiller ailesinin bir üyesi olan şah kartal dünyada Kıbrıs da dâhil olmak üzere Güney Avrupa’dan Güney Rusya’ya kadar geniş bir alanda yaşar. Türkiye’de ise özellikle İç Anadolu ve Ege taraflarında görülür.

Biyoloji

Chicago Illinois Üniversitesi’nden iki araştırmacı artan karbondioksit miktarını azaltmak için yapay yaprakların doğal ortamda da fotosentez yapabilmesi sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. 

Biyoloji

Bir besin zincirinin halkalarını farklı canlı grupları oluşturur. Zincirin ilk halkasında her zaman kendi besinlerini kendileri üreten canlılar vardır. Bitkilerin fotosentez adını verdiğimiz bir olayla besin ürettiğini biliyoruz. Peki, fotosentez için bitkiler neye ihtiyaç duyar? Fotosentez sonucunda hangi ürünler oluşur? “Fotosentez ve Gazların Dansı” adlı etkinliğimizde bu soruların cevaplarını bulmaya çalışacağız.