Skip to content Skip to navigation

Kendini Onaran Kauçuk

Dr. Mahir E. Ocak
06/09/2017 - 11:53

Harvard John A. Paulson Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler Okulu’nda çalışan bir grup araştırmacı kendini onaran kauçuk üretti. Jinrong Wu, Li-Heng Cai  ve David A. Weitz tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Advanced Materials’ta yayımlandı.

Kendini onaran malzemeler üzerine bir süredir araştırmalar yapılıyor ve çeşitli alanlarda başarılı sonuçlar elde edildi. Örneğin geçmişte kendini onaran hidrojeller yapıldı. Bu malzemelerdeki kimyasal bağların kırıldıktan sonra yeniden oluşması ancak içerdiği su molekülleri sayesinde mümkün oluyordu. Kauçuk gibi kuru malzemeleri kendini onarır hale getirmekse çok daha zordur. Çünkü malzemeyi bir arada tutan güçlü kimyasal bağlar bir kez kırıldığında bir daha yeniden oluşmaz.

Kauçuğun kendini onarabilir hale getirilebilmesi için malzemeyi oluşturan polimer zincirleri arasındaki bağların geri dönüşümlü hale getirilmesi gerekir. Araştırmacılar bu amaçla bir tür “moleküler ip” geliştirmiş ve polimer moleküllerini bu iplerle birbirine bağlamış. Sonuçta ortaya sağlam, transparan ve kendini onaran bir malzeme çıkmış. 

Sıradan kauçuğa aşırı kuvvet uygulandığında kopar. Geliştirilen yeni malzeme esnetildiğindeyse çatlaklar oluşuyor. Ancak bu çatlaklar, araştırmacıların geliştirdiği moleküler iplerle birbirine bağlı. İpler, uygulanan gerilimin dağılmasını sağlıyor ve böylece kopmaların önüne geçiliyor. Malzemeye uygulanan kuvvet ortadan kalktığında malzeme yeniden orijinal haline geri dönüyor.

Geliştirilen malzeme gelecekte çeşitli teknolojilerde kullanılabilir. Örneğin kendini onaran kauçuk ile araba tekerlekleri üretilebilir. Böyle bir tekerlekte herhangi bir kesik oluştuğunda, tekerleğin hemen değiştirilmesi gerekmez. Aksine malzeme araç hareket halindeyken bile kendini onarabilir ve böylece muhtemel hasarların önüne geçilir.

İlgili İçerikler

Kimya

İnsan vücudu sürekli ısı yayar. Uzak geçmişte bu ısıyı düzenlemenin tek yolu daha kalın ya da daha ince kıyafetler giymekti. Geçtiğimiz yüzyılda kumaşlar üzerine yapılan bilimsel çalışmalarsa bu durumu değiştirdi. Günümüzde uzun mesafe koşucularının vücutlarını serin tutan ya da dağcıların vücutlarını sıcak tutan kumaşlar var.

Kimya

Parlak ve canlı renkli kalemler veya boyalar kullanmayı birçoğumuz severiz. Peki, bu boya renklerinin nasıl oluştuğunu hiç merak ettiniz mi? Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kâğıt kromatografisi yöntemini kullanarak keçeli kalemin içindeki mürekkebi ayrıştırıp inceleyeceğiz. 

Kimya

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı ilan edildi. Bilim Genç olarak, 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız.

Kimya

Bugün 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü. Bugüne özel olarak sizler için 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’nü kazanan Doç. Dr. İmren Hatay Patır ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kimya

Dimitri Mendeleyev periyodik tablonun ilk versiyonunu 150 yıl önce, 1 Mart 1869’da ortaya koymuştu. Bilinen 63 elementten oluşan periyodik tablonun bu taslak hali yıllar içinde birçok bilim insanının katkısıyla gelişti.

Kimya

Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı’ndan bilim insanlarının öncülüğünde bir grup araştırmacı zirkonyum-88 elementinin nötron soğurma olasılığın

Kimya

TÜBİTAK Bilim Genç, Birleşmiş Milletler’in 2019 yılını "Kimyasal Elementlerin Periyodik Tablosu Uluslararası Yılı" ilan etmesini etkileşimli mobil uygulaması ile kutluyor.

Kimya

Yemeğinizi pişirirken aslında her aşamada farklı bir bilimsel süreç gerçekleştiğini biliyor muydunuz? Biyoloji, fizik, kimya hatta matematik! İşte yemeğinizde saklı olan bilim.

Kimya

Günümüzün aktif araştırma alanlarından biri iki boyutlu malzemeler. Bu malzemelerin yapısı kristalli katılarınkine benzer. Ancak sıradan kristalli katılar gibi üç boyutlu değil, iki boyutludurlar.

Kimya

Experimentarium Bilim Merkezi’nin kurucu müdürü Asger Hoeg ile Türkiye’deki bilim merkezlerinin nasıl geliştirilebileceğini konuştuk.