Skip to content Skip to navigation

Kimyasal Bağların Oluşumu

Dr. Mahir E. Ocak
05/12/2017 - 17:41

Maddenin yapı taşları olan atomların kimyasal tepkimeler sonucunda bir araya gelerek molekülleri oluşturdukları çok uzun zamandır biliniyor. Ancak bu sürecin nasıl gerçekleştiğinin hâlâ tam anlamıyla kavranıldığı söylenemez. Uluslararası bir araştırma grubu, Stanford Doğrusal Hızlandırıcı Merkezi’nde (SLAC) yaptıkları deneylerle moleküllerdeki atomları bir arada tutan kimyasal bağların oluşum sürecinin fotoğraflarını çekerek bu konuda çok önemli bir başarıya imza attı. Dr. H. Öström ve arkadaşlarının yaptığı çalışmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Araştırmacılar, deneyler sırasında karbondioksitin (CO2) karbonmonoksitten (CO) ve oksijenden (O2) oluşum sürecini incelemiş. Sıcaklığı 3000°C’nin üzerinde olan bir katalizörün (kendisi tepkimelerde harcanmadan tepkimenin hızını artıran madde) yüzeyine tutunan maddelerin tepkimeye girmesiyle karbondioksit oluşuyor. Deneylerde kullanılan X-ışını lazerleri, femtosaniye (10-15 saniye) zaman ölçeğinde gerçekleşen bu sürecin fotoğraflarının çekilmesine imkân veriyor. Elde edilen görüntülerde tepkimeye giren maddelerin önce bir ara ürüne dönüştüğü görülüyor. Ancak bu ara ürünlerin büyük bir çoğunluğu karbondioksite değil parçalanarak yeniden karbonmonoksit ve oksijene dönüşüyor. Bu çalışmanın sonuçlarının gelecekte yeni ürünlerin ve tepkimelerin tasarlanmasında yararlı olacağı belirtiliyor.

İlgili İçerikler

Kimya

Yemeğinizi pişirirken aslında her aşamada farklı bir bilimsel süreç gerçekleştiğini biliyor muydunuz? Biyoloji, fizik, kimya hatta matematik! İşte yemeğinizde saklı olan bilim.

Kimya

Günümüzün aktif araştırma alanlarından biri iki boyutlu malzemeler. Bu malzemelerin yapısı kristalli katılarınkine benzer. Ancak sıradan kristalli katılar gibi üç boyutlu değil, iki boyutludurlar.

Kimya

Experimentarium Bilim Merkezi’nin kurucu müdürü Asger Hoeg ile Türkiye’deki bilim merkezlerinin nasıl geliştirilebileceğini konuştuk.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün bu yılki sahipleri Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden Frances H. Arnold, Columbia Üniversitesi’nden George P. Smith ve Cambridge Üniversitesi’nden Gregory P. Winter oldu.

Kimya

Sonbahar mevsiminin en belirgin özelliklerinden biri doğadaki renk cümbüşüdür. Ağaçların yaprakları yeşilden parlak sarıya, turuncuya, kırmızıya ve kahverengiye doğru renk değiştirir.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yoğunluk kavramından faydalanarak kendi gökkuşağımızı oluşturacağız.

Kimya

Toryumun doğal olarak bulunan altı izotopu (proton sayıları aynı, nötron sayıları farklı olan atomlara izotop denir) var. Bunlardan toryum-232 yer kabuğunda en yaygın olarak bulunan toryum izotopu. Yarı ömrü ise 14 milyar yıl yani neredeyse evrenin tahmin edilen yaşıyla eşit.

Kimya

Uranyum elementinin doğal olarak bulunan üç izotopu var (laboratuvarda yapılanlarla birlikte toplam 19 izotopu bulunuyor). Doğada bulunanlar uranyum-234, uranyum-235 ve uranyum-238.

Kimya

Mikroakışkanlar temelini fizik, kimya, biyoloji ve mühendislikten alan disiplinler arası bir araştırma alanıdır. Bu alanda minyatür sistemlerin üretilmesine yönelik araştırmalar yapılır. Bu sistemler DNA çiplerin üretimi, biyolojik tahliller ve kimyasal sentezler gibi amaçlarla kullanılabilir.

Kimya

Uluslararası bir araştırma grubu, paketleme ve tekstil alanlarında en sık kullanılan polimer türlerinden biri olan polietilen tereftalatı (PET) biyolojik olarak parçalayabilen enzimin verimliliğini artırmayı başardı.