Skip to content Skip to navigation

Kuantum Noktalar

Bilim Genç
18/05/2016 - 13:50

Optoelektronik (ışıkla hareket edebilen elektronik sistemler) ve biyoteknoloji alanlarında önemli uygulamalara sahip kuantum noktalar üzerine araştırmalar gerçekleştiren, Abdullah Gül Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Evren Mutlugün ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

TÜBİTAK Bilim Genç: Araştırma konularınız nelerdir?

Yrd. Doç. Dr. Evren Mutlugün: Nanometre boyutlarında, ayarlanabilir optik ve elektronik özelliklere sahip yeni nesil kuantum noktaların sentezi ile bu nanomalzemelerin ışık saçan diyotlar ve güneş gözeleri gibi alanlardaki uygulamaları üzerine araştırmalar yapıyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Sizi bu bölümü seçmeye teşvik eden ne oldu?

Yrd. Doç. Dr. Evren Mutlugün: Bir bilim insanının sahip olması gereken en önemli özelliğin “merak ve sorgulama” olduğunu düşünüyorum. Bilinmeyeni araştırma ve keşfetme arzusu benim bu kariyeri seçmemde önemli rol oynadı. Bilim eksenli sorgulama yapabilen, araştıran ve keşfeden bireyler kendileri, ülkeleri ve dünya için artı değer yaratan kişilerdir. Dünyadaki farklı sorunlara çözüm bulmak, insanların hayatlarına dokunmak ve insanlık için değer üretmek ancak bilim ile mümkün. Bu nedenle fark yaratmak isteyen gençleri bilimsel araştırmalarımıza davet ediyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Araştırmalarınız hangi alanlarda kullanılıyor?

Yrd. Doç. Dr. Evren Mutlugün: Çalışma konularımız aydınlatma ve ekran teknolojileri, güneş enerjisi ve biyoteknoloji alanlarında doğrudan uygulanabiliyor. Örneğin üzerinde çalıştığımız yarı iletken kuantum noktalar, yüksek kaliteli ve ayarlanabilir özellikteki aydınlatma teknolojilerinden biyoteknolojide kullanılan biyoajanları etiketleme uygulamalarına kadar çok geniş kullanım alanlarına sahip.

TÜBİTAK Bilim Genç: Laboratuvarınızda ne tür araştırmalar yapılıyor?

Yrd. Doç. Dr. Evren Mutlugün: Laboratuvarımızda yeni nesil kuantum noktaları sentezliyor, yapısal ve işlevsel özelliklerini belirliyoruz. Bir sonraki aşamada bu malzemeleri kullanarak yenilikçi aygıtların üretimi üzerine araştırmalar yapıyoruz. Araştırmalarımız genel olarak ürettiğimiz işlevsel malzemelerden yüksek performanslı aygıt yapma üzerine devam ediyor.

TÜBİTAK Bilim Genç: Sanayi ile ortak projeler gerçekleştiriyor musunuz?

Yrd. Doç. Dr. Evren Mutlugün: Elbette. Örneğin yeni nesil enerji verimli uygulamalarda nanoteknoloji tabanlı malzemeler yaygın olarak kullanılıyor. Bunun bir yansıması olarak da Abdullah Gül Üniversitesi’nde sürdürdüğümüz çalışmalarla Türkiye’nin elektronik alanında faaliyet gösteren önde gelen sanayi şirketleri ile ortak projeler gerçekleştiriyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Araştırma grubunuzda hangi alanlardan öğrenciler bulunuyor?

Yrd. Doç. Dr. Evren Mutlugün: Araştırma grubumuz farklı temel disiplinlerden gelen araştırmacılardan oluşuyor. Laboratuvarımızda fizik, biyoloji ve elektrik-elektronik mühendisliği altyapısından gelen araştırmacılar var. Disiplinler arası çalışmanın sağladığı esneklik ile farklı alanlarda araştırmalar gerçekleştirebiliyor ve araştırmalarımızı zenginleştirebiliyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Bu alanda çalışan araştırmacıların sahip olabileceği iş imkânları nelerdir?

Yrd. Doç. Dr. Evren Mutlugün: Bu alanda çalışan araştırmacılar ülkemizin ve dünyanın önde gelen araştırma laboratuvarlarında iş bulabilirler. Disiplinler arası çalışma ve proje deneyimine sahip araştırmacılar aynı zamanda Ar-Ge eksenli sanayi şirketlerinde de iş imkânına sahip olabilirler.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Oklu kirpiler, kemiriciler takımının üyeleri olup bilinen kirpilerden farklıdırlar. Otçul olarak beslenirler ve daha iridirler. Tarım alanlarına herhangi bir zarar vermezler ve tek başlarına...

Biyoloji

Dünyanın en uzun ağacı Kaliforniya Sekoya Ulusal Parkı’nda bulunan 115,7 metre uzunluğunda, servigiller familyasının sahil sekoyası türünden bir ağaç olan Hyperion.

Biyoloji

Bir grup araştırmacının yaptığı bilimsel çalışmalar Meksika Körfezi’nin derinliklerinde yaşayan bir tür solucanın en uzun ömürlü hayvanlardan biri olabileceğini gösteriyor.

Biyoloji

Mumyalar, içinde bulundukları koşullar nedeniyle derileri ve organları çürümeyen ölülerdir.

Biyoloji

Bitkiler kökleri vasıtasıyla suyu topraktan alır ve taşıma sisteminin bir parçası olan ksilem boruları ile suyu yukarıya doğru yani gövdelerinden yapraklarına kadar iletir.

Biyoloji

Balıklar kemikli ve kıkırdaklı olmak üzere ikiye ayrılır. Köpekbalıkları ve vatozlar kıkırdaklı balıklardır. Bunların dışındakiler kemikli balıklardır.

Biyoloji

Bu soruya çok farklı cevaplar verilebilir. Ancak okyanuslarda yaşayan mikroskobik canlılar olan fitoplanktonlar için en önemli organizma...

Biyoloji

Bir grup araştırmacı, ilkel bir sinema filmini canlı hücrelerin DNA’sına kodlamayı ve daha sonra filmi yeniden oynatmayı başardı. 

Biyoloji

Su altı belgesellerinde gördüğümüz mercanlar belki çok çeşitli renklerinden, belki değişik yapılarından, belki de mücevhere benzemelerinden dolayı ilgimizi çeker.

Biyoloji

Ne bir balina ne de bir ağaç... Yaşayan en büyük organizma bal mantarıdır (Armillaria ostoyae). Bal mantarının kapladığı alan, daha doğrusu büyüklüğü 965 hektar.