Skip to content Skip to navigation

Küresel Genç Akademi 2016 Üyeleri

Dr. Mahir E. Ocak
03/05/2016 - 16:53

Akademilerarası Panel (IAP) desteği ile 2010 yılında kurulan Küresel Genç Akademi (GYA), dünyadaki genç bilim insanlarının sesi olma, bilim politikaları geliştirme ve bilim-toplum projeleri yapma amacıyla her yıl başarılı genç akademisyenleri bünyesine katıyor.

Bu yıl Türkiye’den üç genç araştırmacı -Abdullah Gül Üniversitesi’nden Evren Mutlugün, Koç Üniversitesi’nden Fuat Balcı ve Gebze Teknik Üniversitesi’nden Işıl Kurnaz- üyeliğe seçildi.

2007 Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü (GEBİP) ve L’Oreal Türkiye Genç Bilim Kadınları Destek Bursu sahibi olan, Eylül 2014’ten beri de Gebze Teknik Üniversitesi’nde Moleküler Nörobiyoloji Laboratuvarı’nın (AxanLab) başında çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Işıl Kurnaz ile sinir sistemiyle ilgili yaptıkları araştırmalar üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

TÜBİTAK Bilim Genç: Hangi konular üzerine araştırma yapıyorsunuz?

Prof. Dr. Işıl Kurnaz: AxanLab bünyesinde temel olarak sinir hücrelerinin dokularında meydana gelen bozukluklar (nörodejenerasyon), nörokorunma, beyin tümörleri ve sinir hücresi gelişimi konuları üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Bunları birbirine bağlayan esas konumuz ise ETS ailesi denilen bir grup gen kontrol edici protein (bunlara transkripsiyon faktörü denir). ETS proteinlerinin hangi genleri kontrol ederek sinir hücrelerinde ölüm-kalım dengesini sağladığını anlamaya çalışıyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Sizi bu konularda çalışmaya teşvik eden şey neydi?

Prof. Dr. Işıl Kurnaz: Yeni bilgiler üretmek, devamlı bir bulmaca çözer gibi yeni sorulara cevaplar aramak, bu arada da sorgulayan ve analiz edebilen öğrenciler yetiştirmek çok güzel bir duygu.  Sanırım beni bu konularda çalışmaya iten neden de bu oldu. Ama sinir sistemi, doktora yıllarımdan beri hep ilgimi çeken ve çalışmayı hedeflediğim bir alan olmuştur. Gerek Boğaziçi Üniversitesi’nde çalıştığım dönemde, gerekse Manchester Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırma yaparken hep bu hedefe yönelik projeler seçmeye özen gösterdim.

TÜBİTAK Bilim Genç: Peki, laboratuvarınızda ne tür araştırmalar yapılıyor?

Prof. Dr. Işıl Kurnaz: Hâlihazırda laboratuvarımızda bir Hızlı Destek, bir TÜBİTAK 1001 ve bir COST aksiyonu projesi devam ediyor. Bu projelerde yukarıda bahsettiğimiz konularda araştırmalar yapılıyor. Örneğin bir ETS proteini olan Elk-1’in beyin tümör hücrelerinde kanser kök hücrelerinin çoğalmasını nasıl kontrol ettiğini belirlemeye çalışıyoruz. Bir diğer projemizde ise yine Elk-1’in beyin tümörlerinin hücre bölünmesindeki rolünü belirlemek için araştırmalarımıza devam ediyoruz. Son olarak, bir başka ETS proteini olan Pea3’ün, sinir hücrelerinin uzantılardan en belirgin ve uzun olanlarının (aksonların) oluşumunu hangi genler üzerinden kontrol ettiğini anlamaya çalışıyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Çalışmalarınızın uygulama alanları neler?

Prof. Dr. Işıl Kurnaz: Temel bilim ile ilgili çalışmalar yaptığımız için doğrudan bir uygulama alanı söylemek zor. Ancak ileride hangi alanlarda faydalı olabilir diyorsanız, beyin tümörlerinin nasıl çoğaldığını anlayabilirsek gelişmelerini engellememiz mümkün olabilir. Ayrıca bir işlev bozukluğunda hücrelerde nörodejenerasyon olduğu düşünülürse nörokorunmaya yardımcı olarak hücrelerin ölmesini engellemek de mümkün olabilir.

TÜBİTAK Bilim Genç: Bu alanda sanayi ile ortak proje geliştirmek mümkün mü?

Prof. Dr. Işıl Kurnaz: Tabii ki mümkün. Ancak şu aşamada iş birliklerimiz genellikle akademik kurumlar ve hastaneler ile sınırlı. Temel ilaç araştırması yapan firmaların çoğalmasıyla sanayi ile ortak çalışmalar yapma fırsatlarının doğacağını düşünüyorum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Araştırma grubunuzdaki öğrenciler hangi bölümlerde eğitim görüyor?

Prof. Dr. Işıl Kurnaz: Öğrencilerim genellikle moleküler biyoloji ve genetik, biyoteknoloji veya biyomühendislik bölümlerinde eğitim görmekle beraber geçmişte kimya mühendisliği, bilgisayar ve biyomedikal mühendislikleriyle de eş danışmanlık çerçevesinde tez yürüttüğüm oldu. Kişinin altyapısı tabii ki önemli, ancak asıl önemli olanın öğrencinin konuya ilgisi ve öğrenme azmi olduğunu düşünüyorum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Bu alanda çalışacak biri hangi iş imkânlarını sahip olabilir?

Prof. Dr. Işıl Kurnaz: Ben bilim insanı yetiştiriyorum, sanayiye odaklı tez yaptırdığım söylenemez. O nedenle öğrencilerim çoğunlukla doktora veya doktora sonrası çalışmalarında yurt dışında saygın bir laboratuvarda çalışarak akademisyen olmayı hedefliyor diyebilirim. Şu ana kadar mezun ettiğim lisans veya lisansüstü öğrencilerimden Harvard, Janelia Farm, Max Planck gibi pek çok prestijli kurumdan teklif alanlar oldu. Hastanelerde veya firmaların Ar-Ge laboratuvarlarında çalışmaları da tabii ki mümkün.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüne bakalım: A. Jaquot, 1934

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım: Franz Palatz, 1930.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ocak 2020 probleminin çözümüne ve Şubat 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz duyu organlarımız aracılığıyla çevreden bilgi toplar ve hafızaya kaydeder. Bu bilgiler de çevreyi algılama, problem çözme ve davranış geliştirme gibi işleri gerçekleştirmek için kullanılır. Bilgileri bazen anlık olarak, bazen kısa, bazen de uzun süre hafızamızda tutarız.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Aralık 2019 probleminin çözümüne ve Ocak 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni doğan bebeklerde görülen genetik sağlık sorunlarından biri, sinir hücrelerinin etrafında miyelin kılıfın olmamasıdır. Sinir hücrelerinin işlevlerini yerine getirmesine yardımcı olan bu koruyucu kalkan olmadan doğan bebeklerin el ve ayaklarında kısmi felç ortaya çıkabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Kasım 2019 probleminin çözümüne ve Aralık 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, insanların hiçbir sağlık sorunu yaşamadan az uykuyla yetinebilmesini sağlayan bir genetik mutasyon keşfetti.

Beyin ve Sinir Bilim

Heyecanlandığımızda ya da kaygılandığımızda beynimizdeki amigdala bölgesi, tıpkı bir tehlike ile karşılaştığımızdakine benzer şekilde, stres-heyecan sistemi olarak da bilinen sempatik sinir sistemini etkinleştirir ve adrenalin salgılamaya başlar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ekim 2019 probleminin çözümüne ve Kasım 2019 problemine yer veriyoruz.