Skip to content Skip to navigation

Küresel Isınmanın Tetiklediği Mantar Enfeksiyonu

Dr. M. Bünyamin Yıldırım
28/09/2019 - 20:23

Güneş’ten gelen ışınların bir kısmı atmosfer tarafından soğurulurken bir kısmı yeryüzüne ulaşır. Atmosferdeki sera gazları ise yeryüzü tarafından soğurulan ve uzaya kızılötesi dalga boyunda geri yansıyan ışınların bir kısmını soğurur. Sanayi Devrimi’nden beri sera gazlarının atmosferdeki oranı giderek artıyor. Buna bağlı olarak Dünya’nın ortalama sıcaklığı yükseliyor. Küresel ısınma ya da iklim değişikliği olarak isimlendirilen bu olgunun canlılar ve ekosistem üzerinde çeşitli etkileri var.

İnsan faaliyetlerinin yerküre üzerindeki etkilerden bazıları insan sağlığı ile ilişkili. Örneğin hava kirliliğinin artması, solunum sistemi hastalıklarının daha sık görülmesinin nedenlerinden biri. Ayrıca ozon tabakasındaki incelmeye bağlı olarak Güneş’ten gelen yüksek enerjili zararlı ışınların yeryüzüne ulaşması, cilt ile ilişkili hastalıkların daha yaygın görülmesine yol açıyor.

Küresel iklim değişikliği yalnızca insanları değil diğer canlıları da etkiliyor.

Canlılar hayatta kalabilmek için değişen çevre koşullarına uyum sağlamaya çalışır. Mikroorganizmalar da küresel iklim değişikliğine uyum sağlamaya çalışan canlılardan. Bunlardan biri de bilimsel ismi Candida auris olan bir mantar türü.

Çürükçül (organik atıkları parçalayan) bir mantar türü olan Candida auris’in insanlarda hastalığa yol açtığı 2009’da belirlendi. Candida auris’in değişen iklim koşulları ile birlikte insanlarda hastalık yapmaya başladığı düşünülüyor.

İnsanlarda hastalık yapan mantar türlerinin sayısı, doğadaki bütün mantar türlerinin sayısıyla kıyaslandığında çok düşüktür. Bitkilerin ve soğukkanlı hayvanların aksine, memeliler mantar enfeksiyonlarına karşı hayli dirençlidir. Vücut sıcaklıklarının mantarların çoğalması için yüksek olması ve gelişmiş vücut savunma mekanizmaları memelileri mantar enfeksiyonlarından korur.

Görseli büyütmek için üzerine tıklayın.

American Society for Microbiolog

Küresel iklim değişikliği etkisi nedeniyle çevre sıcaklığı ile memelilerin vücudu arasındaki sıcaklık farkı azalmaya başladı. Bazı bilim insanları, Dünya'nın ortalama sıcaklığındaki artışa uyum sağlayan mantar türlerinin memelilerde enfeksiyonlara neden olabileceğini düşünüyor. Yapılan araştırmalar, şehirlerdeki mantar türlerinin kırsal bölgelerdeki mantar türlerine kıyasla yüksek sıcaklığa daha dayanıklı olduğunu gösteriyor. Bu sonuçlar mantarların küresel iklim değişikliklerine uyum sağladığı görüşünü destekliyor.

Candida auris, mantar enfeksiyonlarına karşı kullanılan ve antifungal olarak isimlendirilen ilaçlara karşı dirençli. Bununla birlikte Candida auris ile genetik yakınlığı bulunan diğer mantar türlerinin birçoğunun ise yüksek sıcaklığa karşı dirençli olmadığı biliniyor. Candida auris’te HSP90 proteininin aşırı üretilmesinin, bu mantar türünün birçok antifulgal ilaca ve yüksek sıcaklığa karşı dirençli olmasında etkin rolü olduğu düşünülüyor. HSP90, proteinlerin yüksek sıcaklıklarda bozunmasını engelleyen yardımcı bir proteindir.

İlk kez 2009 yılında, bir hastanın kulağından alınan örnekte tespit edilen Candida auris, adını Latince "kulak" anlamına gelen auris kelimesinden alıyor. Candida auris’in neden olduğu enfeksiyonun henüz bir tedavisi bulunmuyor. Bağışıklık sistemi zayıf hastalarda (örneğin AIDS hastaları, kemoterapi alan hastalar, kemik iliği nakli olmuş hastalar, diyabet hastaları) ve hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde yatan hastalarda enfeksiyona neden olan Candida auris’in şu an için hastane dışında enfeksiyona neden olduğu bir vakaya rastlanmadı.  Ancak bu durumun nedeni hastalığın teşhisinin özel laboratuvar testleri gerektirmesi ve nadir karşılaşılan bir enfeksiyon olması olabilir.

Küresel iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak için farklı önlemler alınıyor. Ancak bu önlemler işe yarasa bile, etkilerinin yarım asır boyunca sürebileceği tahmin ediliyor.

Kaynaklar:

Yazar Hakkında:
Dr. M. Bünyamin Yıldırım
Küre İlçe Devlet Hastanesi 

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Boston Çocuk Hastanesinde çalışan Timothy Yu arkadaşları, kişiye özel bir tedavi geliştirdi. İlk bulgular, tedavinin olumlu sonuç verdiğini gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Yapılan araştırmalar son yıllarda depresyonun daha da yaygınlaştığını gösteriyor. Ergenlerde depresyon teşhisinin konulması ise yetişkinlere göre daha zor çünkü ergenlikte doğal olarak görülen psikolojik değişimlerle depresyonun belirtileri birbirine benziyor.

Tıp ve Sağlık

Hiç hata yapmamayı mı yoksa çok sayıda deneme ve yanılmadan sonra başarılı olmayı mı tercih edersiniz? Hata yapmak zaman zaman insanlar tarafından bir eksiklik olarak görülse de araştırmalar hata yapmanın öğrenmeyi olumlu etkilediğini gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Mutluluğumuzun nelere bağlı olduğu konusu tarih boyunca insanların ilgisini çekmiştir. 80 yıl süren araştırma mutluluğu belirleyen en önemli faktörün çevremizdeki insanlarla iyi ve olumlu ilişkiler kurmak olduğunu gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Geçtiğimiz on yılda elde edilen bulgular, kızamık aşısının sadece kızamık hastalığına karşı değil uzun vadede diğer hastalıklara karşı da koruma sağladığını göstermişti. Uluslararası bir araştırma grubunun yakın zamanlarda Science’ta yayımladıkları sonuçlar, bağışıklık sistemindeki hafıza kaybı hipotezinin doğru olduğuna işaret ediyor.

Tıp ve Sağlık

Çok yorgun olduğunuzu ve başınızı yastığa koyduğunuzu hayal edin. Tam uykuya dalacaksınız ama o da ne? Gök gürültüsünü andıran bir sesle yerinizden fırlıyorsunuz. Bu, yan odada uyuyan kardeşinizin horlama sesi. Horlamanın sadece horlayan kişinin yakınındaki kişileri olumsuz etkileyen bir durum olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak horlamadan en çok etkilenen horlayan kişinin kendisidir.

Tıp ve Sağlık

Eylemlerimizi yönlendiren iki faktör var: yapmamız gerekenler ve yapmayı istediklerimiz. Yemek yemek, uyumak gibi yapmak zorunda olduğumuz eylemler dışındakileri kendimiz yapmayı tercih ettiğimiz için gerçekleştiriyoruz. Peki, beynimiz buna nasıl karar veriyor?

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, omurgalı hayvanların görme algısında yer alan bir protein kompleksinin üç boyutlu yapısını atom ölçeğinde tespit etti.  Bu sayede spesifik olarak bu etkileşimleri hedef alan ilaçlar geliştirilebilir.

Tıp ve Sağlık

Siz de günlerin kısaldığı, havaların soğuduğu, Güneş’in daha geç doğup daha erken batmaya başladığı bu günlerde kendinizi daha mutsuz, enerjiniz d

Tıp ve Sağlık

İsveç’teki Karolinska Enstitüsünde yapılan bilimsel çalışmalar, insanların çoğunun yaşlandıkça kilo almasının sebebini ortaya çıkardı. Prof. Dr. Peter Arner ve arkadaşlarının Nature Medicine’de yayımladıkları sonuçlara göre yağ hücrelerindeki lipit döngüsü (yağların yakılma ve depolanma hızı) yaşlandıkça yavaşlıyor ve böylece daha kolay kilo alınıyor.