Skip to content Skip to navigation

Kurtulma Hızı Nedir?

Dr. Mahir E. Ocak
21/11/2014 - 15:36

Elinize bir cisim aldığınızı ve düşey doğrultuda havaya fırlattığınızı düşünün. Cisim yükseldikçe –Dünya’nın kütleçekimi sebebiyle- hızı giderek azalacak, sonunda hareketinin yönü değişecek ve bir süre sonra yere düşecektir. Eğer cismi daha yüksek bir ilk hızla tekrar atarsanız cisim yine benzer bir hareket yapacak, ama hareketine daha yüksek bir enerjiyle başladığı için daha yükseğe çıkacaktır. Peki, bir cismi Dünya’ya bir daha hiç geri dönmeyecek kadar yüksek bir hızla fırlatmak mümkün müdür? Cevap evet. Bir cismin bir gökcisminin çekiminden tamamen kurtulması için gerekli olan hıza kurtulma hızı denir.

Newton'un kütleçekimi yasasına göre iki cisim arasındaki kütleçekim kuvveti cisimlerin kütleleri ile doğru orantılı, aralarındaki mesafenin karesi ile ters orantılıdır. Dolayısıyla çekiminden kurtulmak istenen cismin kütlesi arttığı zaman kurtulma hızı da artacaktır. Örneğin hacmi Dünya ile aynı fakat kütlesi Dünya’dan fazla olan bir gökcisminin çekiminden kurtulmak için daha fazla enerji dolayısıyla daha büyük bir ilk hız gereklidir. Kütleçekiminin aradaki mesafenin karesi ile ters orantılı olması ise harekete çekiminden kurtulmak istenilen cismin merkezinden ne kadar uzak bir yerde başlanırsa, çekimden kurtulmak için daha az enerji dolayısıyla daha düşük bir ilk hız gerektiği anlamına gelir. Örneğin Everest Dağı'nın tepesinden fırlatılan bir cismin Dünya’nın çekiminden kurtulması deniz seviyesinde bir yerden fırlatılan bir cisme göre daha düşük bir ilk hız gerektirir. Sonuç olarak kurtulma hızının, çekiminden kurtulmak istenen cismin kütlesi arttıkça ve cismin merkezine olan uzaklık azaldıkça arttığını söyleyebiliriz.

İlgili İçerikler

Fizik

Söz konusu elektronlar, protonlar gibi “noktasal” parçacıklar olduğunda aynı işaretli elektrik yüklerinin birbirini ittiği, zıt işaretli elektrik yüklerinin birbirini çektiği bilinir. Ancak çok sayıda elektrik yüklü noktasal parçacığın bir araya gelmesiyle oluşan “bileşke” parçacıklarda durum farklıdır. 

Fizik

Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Romer, ışık hızını belirlemek için çalışmalar yapan ilk bilim insanlarından biridir. Romer, yaptığı uzun süreli gözlemler sonucunda Jüpiter’in uydularından Io’nun iki tutulması arasında geçen zamanlarda farklılıklar tespit etti.

Fizik

Bu etkinliğimizde yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisinin farklı enerji türlerine dönüştüğünü gözlemleyebileceğimiz bir düzenek tasarlayacağız.

Fizik

James Watt’ın buhar motorunu keşfetmesi Sanayi Devrimi’nin başlangıcı olarak kabul edilir. James Watt, buhar motorunu madenlerde ortaya çıkan suyun dışarı pompalanması için etkili bir yöntem ararken geliştirdi. İlk yazımızda Arşimet, 12. yüzyılda yaşayan el-Cezeri ve 16. yüzyılda yaşayan Takiyüddin’in suyun yukarı taşınması için geliştirdikleri düzenekleri anlatmıştık.

Fizik

Uluslararası bir araştırma grubu, araçların arka kısımlarına hava püskürten cihazlar yerleştirerek hava sürtünmesini azaltmayı başardı. Dr. Ruiying Li ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Physical Review Fluids’te yayımlandı.

Fizik

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemelerden güneş enerjisi ile çalışan bir yel değirmeni düzeneği tasarlayarak enerji dönüşümünü gözlemleyeceğiz.

Fizik

Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü ve Zürih Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, aşırı derecede düşük sıcaklıklara soğutulduğunda bile suyun donmasını engelleyen bir yöntem geliştirdi. 

Fizik

Nano ölçekteki malzemelerin özelliklerinin anlaşılması için gerçekleştirdiği uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Hasan Şahin ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Fizik

Gözümüz karanlık veya aydınlık ortamlarda, nesnelerin çok uzakta ya da çok yakında olduğu durumlarda net görüntüler oluşturabiliyor. Etkileyici fotoğraflar çekebilmek içinse fotoğraf makinesinde doğru ayarların yapılması gerekiyor. Gelin, görüntü oluşturma özelliğine sahip olan insan gözü ile fotoğraf makinesini karşılaştıralım.

Fizik

İletken, yüksüz iki levhanın birbirine paralel biçimde boşlukta konumlandırıldığını düşünelim. Klasik elektromanyetik kuram levhalara net bir elektriksel kuvvet etki etmeyeceğini söyler. Ancak gerçekte durum çok daha farklıdır.