Skip to content Skip to navigation

Kutup Ayılarının Evlerine Ne Oluyor?

Dr. Zeynep Bilgici
11/06/2014 - 12:54

Kutuplar Dünyamızın en kuzeyinde ve en güneyinde yer alan bölgelerdir. Güney Kutbu, isminden de anlaşılacağı gibi, Güney Yarımküre'nin en güneyinde bulunur. Buzlarla kaplı bir kara parçası olan bu bölge Antarktika olarak da bilinir ve Antarktika, üzerinde hiçbir ülke bulunmayan tek kıtadır. Kuzey Yarımküre'nin en kuzeyinde ise Kuzey Kutbu bulunur. Kuzey Buz Denizi’nin ortasında yer alan bu bölgede hiçbir kara parçası yoktur. Kuzey Kutbu karalarla çevrili bir buz denizi, Güney Kutbu ise denizlerle çevrili ve buzlarla örtülü bir kara parçasıdır.   

Kutuplar buzullarla kaplıdır. Erimeyen kar ve buz kütlesi olan buzullar yıllar boyunca biriken karlardan oluşur. Sadece kutup bölgeleri değil yüksek dağların tepeleri de buzullarla kaplıdır. Dünya üzerinde buzul oluşabilecek bölgenin deniz seviyesinden yüksekliği, kutuplara yaklaştıkça azalır. Örneğin 0° enleminde yer alan Ekvator yakınlarında buzullara rastlamak için yaklaşık 4500 m yüksekliğe çıkmak gerekirken, ülkemizdeki Kaçkar Dağı’nda 3900 m'ye, daha kuzeyde yer alan Norveç'te ise 1500 m'ye çıkmak yeterlidir. Kutuplarda ise buzullar deniz seviyesindedir.

Kalın bir buz kütlesinden oluşan Kuzey Buz Denizi'ndeki buzullar büyük bir hızla eriyor. Öyle ki bu buzullar tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Buzullardaki erimeler şüphesiz ki oradaki canlıları doğrudan etkiliyor. Örneğin kutup ayıları ince buzullar üzerinde avlanırken çok zorlanıyor. Maalesef bu, sadece kutup ayılarını veya fokları ilgilendiren tehlikeli bir durum değil, bütün dünyayı etkileyen tarafları da var. Biraz da bunlardan bahsedelim.  Denizlerde oluşan buz tabakaları parlak bir yüzeye sahip oldukları için güneş ışınlarının büyük bir kısmını uzaya geri yansıtır ve böylece gezegenimizin serin kalmasını sağlarlar. Bu sebeple Kuzey Kutbu’nda yaşanacak büyük bir miktarda erime, sıcaklık dengelerini bozacak; iklimleri ve tarım alanlarını, kısaca yaşamımızı derinden etkileyecektir.

Kuzey Kutbu’ndaki erimenin bir diğer somut etkisi de metan gazı salımı olacak. Kutuplardaki buzulların erimesiyle kıyı açıklarındaki donmuş topraklar ısınacak ve metan gazı yaymaya başlayacaklar. Kuzey Kutbu’nun Doğu Sibirya tarafında kalan kısımlarının altında çok büyük miktarda (yaklaşık 50 milyar ton) metan rezervi var. Eğer Kuzey Kutbu’ndaki erimenin önüne geçilemezse ısınmaya bağlı olarak bu metan gazı yayılmaya başlayacak ve sera etkisi yaparak küresel ısınmayı hızlandıracak. Yapılan araştırmalara göre erime sonucunda dünyanın altından kalkamayacağı ekonomik sıkıntılar da yaşanacak. Nature dergisinde yayımlanan bir makaleye göre Kuzey Buz Denizi’nde yaşanacak erime sonucunda atmosfere salınacak metan gazının insanlığa faturası 60 trilyon dolar olacak. Söz konusu miktarın 2012’deki tüm dünya ekonomisinin büyüklüğüne yakın bir değer olduğu düşünülünce, erimenin bedelinin ne kadar ağır olacağı da ortaya çıkıyor.

Ayrıca buzulların ortadan kalkması ile Dünya'nın ikliminin yanı sıra okyanus sularının asitliği ve okyanus akıntıların yönleri gibi pek çok şey de değişecek. Dolayısıyla erimenin toplam maliyeti bir hayli yüksek olacak.  

Bugün pek çok araştırma grubu Kuzey Buz Denizi’ndeki erimenin ve bu erimenin neden olacağı, geleceğimizi tehdit eden değişikliklerin önüne nasıl geçilebileceği üzerine çalışmalar yapıyor. Fakat Kuzey Kutbu'nda bir kara parçası olmadığı için burada araştırmalar yapmak için bir istasyon kurmak çok zor. Bu nedenle Kuzey Kutbu ile ilgili araştırmalar çoğunlukla uydular ile elde edilen veriler kullanılarak yapılıyor.  Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Kuzey Buz Denizi’ndeki buzulları incelemek için CryoSat adı verilen bir program kullanıyor. Sonuçlar Kuzey Buz Denizi’ndeki buzulların hem kalınlığının hem de kapladığı alanın önemli ölçüde azaldığını gösteriyor. Bu değişikliklerin doğal bir sonucu olarak deniz seviyesi de yükseliyor. Araştırmalara göre, erimelerin neden olduğu deniz seviyesi yükselişi 1990’lı yıllarda 0,27 mm iken,  son yıllarda 0,95 mm’ye kadar ulaştı.

Uydu görüntüleri de yaşanan olumsuz değişikliklerin boyutlarını gözler önüne seriyor. Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi’nin (National Snow and Ice Data Center, NSIDC) NASA’dan elde ettiği verileri kullanarak hazırladığı video 1980-2012 yılları arasında Kuzey Kutbu’nda meydana gelen erimeyi gösteriyor.

Kaynaklar:

 

 

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç olarak temmuz ayında objektiflerinizi çevrenizdeki taşlara odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç olarak haziran ayında objektiflerinizi çevrenizdeki ağaçlara odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yalıçapkınıgiller ailesinde yer alan bayağı yalıçapkını (Alcedo atthis) Avrupa, Güneydoğu Asya ve Afrika’da görülür.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilimsel çalışmalar, günümüzden 90 milyon yıl önce Güney Kutbu civarındaki karaların yağmur ormanlarıyla kaplı olduğunu gösteriyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

NASA tarafından alınan uydu görüntüleri Çin’deki hava kirliliğinde çok büyük düşüş yaşandığını gösteriyor. Yaşanan değişim kısmen de olsa koronavirüsün yayılmasını önlemek için alınan önlemlere bağlanıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Her canlı kendine en uygun yaşam koşullarında varlığını sürdürür. Örneğin bir kutup ayısı çölde yaşayamazken çölde büyüyüp gelişen bir kaktüs kutuplarda hayatta kalamaz. Okyanusta yaşayan canlıların da büyüyüp gelişebilmesi için deniz suyunun asitlik derecesinin belirli bir seviyede olması gerekiyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Uluslararası bir araştırma grubunun Nature Reviews’ta yayımladıkları bir makaleye göre, küresel ısınmanın ana nedeni olan atmosferdeki karbondioksit artışı, aynı zamanda yeryüzündeki bitki örtüsünün çoğalmasına sebep oluyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

İlki 2017 yılında gerçekleştirilen Antarktika bilim seferi yolculuğumuzun dördüncüsüne (TAE-IV) katılacak 24 kişilik ekip 9 Şubat’ta yolculuklarına başlıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Günümüzde küresel ısınmanın da etkisiyle orman yangınları günlerce hatta aylarca sürebiliyor. Yangınları kontrol altına almak ise gitgide zorlaşıyor. Orman yangınları sonucunda yangının büyüklüğüne bağlı olarak birçok hayvan yaşamını kaybediyor ve çok sayıda bitki yok oluyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bitkiler atmosferdeki karbondioksiti kullanarak fotosentez yapar. Fotosentez sonucu hem besin üretilir hem de oksijen açığa çıkar. Canlıların solunum yapması için gerekli oksijenin büyük kısmı bitkilerden sağlanır. Bu bakımdan ormanlar en önemli oksijen kaynağıdır.