Skip to content Skip to navigation

Mantonun Derinlerinde Su

Dr. Mahir E. Ocak
21/03/2018 - 15:25

Nevada Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacı mantonun 800 kilometre derinlerinde su olduğuna dair bulgular elde etti. Dr. O. Tschauner ve arkadaşlarının yaptığı çalışmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Elmaslar, karbon atomlarının düzenli kristal yapısında organize olduğu malzemelerdir. Dünya’nın derinlerinde oluşup yeryüzüne çıkmış elmasların yapılarındaki kusurlar bilim insanlarına yerkürenin iç yapısı hakkında önemli bilgiler verir.

Nevada Üniversitesi araştırmacıları, yakın zamanlarda yaptıkları araştırmada Çin’de, Güney Afrika Cumhuriyeti’nde ve Botsvana’da keşfedilmiş elmasları incelemiş ve içlerinde buz-VII olarak adlandırılan kristalleşmiş su olduğunu keşfetmiş. Elmasların mantonun derinlerinde 500°C’nin üzerinde sıcaklığa sahip bir ortamda oluştuğu öne sürülüyor.

Yerkürenin tüm hacminin yaklaşık %80’ini oluşturan mantonun demir alüminyum, kalsiyum ve çeşitli diğer elementlerin bir araya gelmesiyle oluşan silikat mineralleri içerdiği biliniyordu. Ancak daha önceleri mantoda su olduğuna dair bir veri yoktu. Elde edilen sonuçlar gelecekte yerkürenin iç yapısı hakkında daha iyi modeller geliştirilmesini sağlayabilir.

Araştırmacılar yaptıkları keşfin şans eseri olduğunu, elmasları karbondioksit içerip içermediklerini belirlemek için incelerken su molekülleri keşfettiklerini söylüyor.

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Dünya yüzeyinin yaklaşık %70’i suyla kaplıdır. Bu suyun yaklaşık %97’sini ise okyanuslar oluşturur. Okyanuslar milyarca ton tuz içerebilir. 

Yerbilimleri

Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Dünya’nın sıvı dış çekirdeğinden mantoya demir atomları sızdığını ve bu atomların volkanik etkinlikler sırasında yeryüzüne ulaştığını gösteriyor.

Yerbilimleri

536 kış mevsiminin sona ermediği yıl olarak tarihe geçti. 536 yılında gerçekleşen volkanik bir patlamadan sonra açığa çıkan kül bulutları atmosferi kaplamış, Güneş kara bulutların arkasında kalmış, 18 ay boyunca gündüzleri karanlıkta geçmiş, ekinler yetişememiş, Çin’de yaz mevsiminde kar yağmıştı.

Yerbilimleri

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemeler kullanarak deprem gerçekleştiğinde ses ve ışık ile uyarı veren bir deprem alarm düzeneği tasarlıyoruz.

Yerbilimleri

Yeryüzünde çok sayıda deprem meydana gelir. Bazı depremlerin gücü hissedilemeyecek kadar küçüktür. Bu nedenle herhangi bir zarara yol açmazlar. Şiddetli depremler ise büyük çapta can ve mal kaybına sebep olabilir. Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle basit bir sismograf düzeneği tasarlayıp çalışma prensibini öğreniyoruz.

Yerbilimleri

Türkiye önemli fay hatlarını barındıran bir deprem ülkesidir. Deprem önlenebilir bir doğa olayı olmasa da depremin yıkıcı etkilerini alacağımız önlemlerle en aza indirebiliriz. Peki depreme karşı hazırlıklı olmak için neler yapabiliriz?

Yerbilimleri

Peru’nun güneyindeki antik İnka şehri Machu Picchu, And Dağları’nda 2430 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde yer alır. 1438-1472 yılları arasında hüküm süren İmparator Pachacuti için inşa edildiği düşünülen şehir, 2007 yılında Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilmişti.

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti.