Skip to content Skip to navigation

Mars’ta Azotlu Bileşikler Bulundu

Dr. Mahir E. Ocak
25/03/2015 - 15:52

Bugün kurak ve soğuk bir gezegen olsa da Mars’ın geçmişte yüzeyinde sıvı su bulunan, daha sıcak ve yaşama elverişli bir gezegen olduğu düşünülüyor. NASA tarafından Mars’a gönderilen son uzay aracı Curiosity’nin elde ettiği veriler, bu düşünceyi daha da güçlendirdi. Araştırmanın sonuçları ile ilgili bir makale Dr. J. C. Stern ve arkadaşları tarafından Proceedings of the National Academy of Sciences (USA)’da yayımlandı.

Rocknest, John Klein ve Cumberland olarak adlandırılan üç ayrı bölgedeki toprakların analiz edilmesiyle elde edilen veriler, Mars’ta azotlu bileşikler olduğunu gösteriyor. Rocknest bölgesinde 110-300 mg/l, John Klein bölgesinde 70-260 mg/l, Cumberland bölgesinde ise 330-1100 mg/l azotlu bileşikler olduğu bulundu. Bu değerlerin, Atacama Çölü gibi yeryüzünün en kurak bölgelerindeki değerlere yakın olduğu belirtiliyor.

Canlı organizmalar için gerekli en temel element karbondur. Ancak azot da en az karbon kadar önemli.  Çünkü proteinlerin yapı taşı olan aminoasitler ile RNA ve DNA molekülleri azot içeriyor. Dolayısıyla Mars’ta azotlu bileşiklere rastlanması Mars’ın geçmişte yaşama elverişli bir gezegen olduğu savını destekliyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) çalışan bir grup araştırmacı, hareketli aksamları olmayan bir itki sistemi tasarladı, üretti ve başarıyla test etti. Dr. Haofeng Xu ve arkadaşlarının Prof. Dr. Steven Barrett önderliğinde yaptığı çalışmanın sonuçları Nature’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Gökyüzünde en kolay fark edilen takımyıldızlardan biri olan Avcı (Orion) Takımyıldızı, kış aylarında Kuzey Yarımküre’de gökyüzünün en önemli simgelerindendir. Bu nedenle de kış mevsiminin gelişinin habercisi olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz “Güneş Sistemi’nde başka bir gezegende yaşabilir miydik?” sorusunu, en yakınımızda olan Merkür, Venüs ve Mars’ın iklimi ve bu gezegenlerde yaşama imkânı üzerinden açıklıyor.

Gökbilim ve Uzay

Yerli uyduların mercek, prizma ayna gibi optik bileşen ihtiyacını karşılayacak Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü çatısı altında kuruldu.

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) 20. yaş gününü kutluyor. ISS’yi oluşturan ilk modül olan Zarya, 20 Kasım 1998’de fırlatılmış ve Dünya’nın çevresindeki yörüngesine yerleşmişti.

Gökbilim ve Uzay

1772 yılında Wittenberg Üniversitesi’nden Johann Daniel Titius gezegenlerin Güneş’e olan ortalama uzaklıkları arasında bir ilişki olduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler genç yıldızların etrafında dönen gaz ve toz bulutlarının içinde doğar. Bir araya gelen toz zerreleri giderek büyür; çakıl taşı, kaya ve dağ büyüklüğünde parçalar oluştururlar. 

Gökbilim ve Uzay

Boğa Takımyıldızı’ndaki Ülker (Pleiades) ve Boğa (Hyades) yıldız kümeleri kasım ayında Güneş’in batışından sonra doğu ufkunun üzerinden yükseliyor.

Gökbilim ve Uzay

Enerji kaynağı olarak güneş panellerinin kullanıldığı Vanguard 1 uydusunun fırlatılmasından bugüne güneş panelleri sayesinde uydular uzun yıllar görev yapabildi. Peki, uzay araçlarında kullanılan güneş panelleri uzaydaki zorlayıcı koşullara nasıl dayanabiliyor?

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz Güneş’te meydana gelen değişimlerin Dünya’nın iklimini nasıl etkilediğini anlatıyor.