Skip to content Skip to navigation

Mars’ta Organik Moleküller Bulundu

Dr. Mahir E. Ocak
30/12/2014 - 12:16

Yüzeyinin rengi sebebiyle Kızıl Gezegen olarak da adlandırılan Mars’taki koşullar, bugün herhangi bir yaşam biçiminin oluşması için uygun değil. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı, geçmişte Mars’ın da Dünya gibi yaşama elverişli koşullara sahip olduğu düşünülüyor. Örneğin Mars’ın yüzeyinde ancak sıvı su sayesinde oluşabilecek, nehir yataklarına benzeyen bölgeler var. Ayrıca Mars’ın atmosferinin geçmişte bugün olduğundan çok daha sıcak olduğu biliniyor.

Mars ile ilgili uzay çalışmalarının en önemli amaçlarından biri, geçmişte Mars’ta herhangi bir yaşam biçiminin oluşup oluşmadığını incelemek. Mars’a gönderilen son uzay aracı Curiosity de bu amaçla çeşitli analizler yapıyor. Kısaca SAM olarak adlandırılan bir cihaz, Mars’ın yüzeyinden toplanan örnekleri analiz ederek geçmişte Mars’ta da canlıların yaşadığına işaret edebilecek organik moleküller (daha çok karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan ve canlı organizmaların yapı taşları olan moleküller) belirlemeye çalışıyor.

Mars yüzeyindeki muhtemel organik moleküllerin varlığını belirlemek pek çok bakımdan zor. Eğer geçmişte Mars’ta canlılar yaşamışsa bile, bu canlı organizmalardaki organik moleküllerin bugüne kadar parçalanmadan kalması çok zor. Çünkü radyasyon ve çeşitli kimyasal maddeler organik moleküllerin ayrışmasına neden olabiliyor. Bunun yanı sıra SAM cihazının analiz etmek için topladığı örnekleri ısıtması da organik moleküllerin çeşitli kimyasal tepkimelere girerek başka maddelere dönüşmesine neden olabiliyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen Curiosity yakın zamanlarda Mars’ın yüzeyinde organik maddeler belirlemeyi başardı.

Elde edilen sonuçların geçmişte Mars’ta canlıların yaşadığı anlamına geldiğini söylemek için henüz çok erken. Çünkü organik moleküller cansız ortamda meydana gelen tepkimeler sonucunda da oluşabiliyor. Örneğin bu moleküller su içinde meydana gelen tepkimeler sırasında oluşmuş olabilir ya da bu moleküllerin kaynağı Mars’a çarpan asteroitler ve kuyrukluyıldızlar olabilir. Dolayısıyla Curiosity’nin keşfettiği organik moleküllerin kaynağının canlı organizmalar olduğunun ileri sürülebilmesi için henüz yeterli bir kanıt yok.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) kuantum fiziği deneylerinin yapılacağı bir Soğuk Atom Laboratuvarı kurmaya hazırlanıyor. Laboratuvar, kurulumu tamamlandığında evrenin bilinen en soğuk yeri olacak.

Gökbilim ve Uzay

Gökbilime biraz da olsa ilgi duyuyorsanız sizin de gökyüzünde ilk bakışta fark ettiğiniz yıldızların oluşturduğu şekiller vardır. Gözlem yaptıkça gökyüzündeki daha fazla şekil ve bu şekilleri oluşturan gökcisimleri hakkında bilgi sahibi olursunuz. 

Gökbilim ve Uzay

2018 TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Lisans Öğrencileri Yaz Programı başvuruları 4 Mayıs’ta sona eriyor.

Gökbilim ve Uzay

Karanlık maddenin doğası bugün hâlâ tartışma konusu. Ancak fizikçilerin çoğunun üzerinde anlaştığı bir nokta varsa o da karanlık maddenin gökadaların oluşumu açısından çok önemli olduğudur. 

Gökbilim ve Uzay

Yıldırım bir uçağa çarptığında hiç zarar vermeyebileceği gibi ciddi hasarlara da yol açabilir. Yıldırımların sebep olduğu son kaza 1988 yılında meydana geldi. Sonraki yıllarda ise yıldırımların uçaklar üzerinde etkilerinin belirlenmesi sayesinde etkin koruma teknikleri geliştirildi.

Gökbilim ve Uzay

2014’ten beri düzenlenen ODTÜ Bilim Günleri bu yıl 28-28 Nisan’da gerçekleştirilecek.

Gökbilim ve Uzay

Gökbilimciler Samanyolu’nun merkezindeki devasa karadeliğin etrafında onlarca karadelik keşfetti. Sonuçlar, yıllar önce öne sürülmüş, çok büyük kütleli karadeliklerin binlerce karadelik tarafından çevrelendiğini öne süren bir kuramı destekliyor. Dr. Charles J. Hailey ve arkadaşlarının konu hakkında yazdığı makale Nature’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Güneş ışığı beyazdır fakat içinde birçok farklı rengi barındırır. Bu farklı renkleri, beyaz ışığı bir prizmadan geçirdiğimizde ya da bir gökkuşağı oluştuğu sırada görebiliriz. Güneş’ten gelen beyaz ışık Dünya atmosferinde yol alırken birçok parçacıkla çarpışarak saçılır.

Gökbilim ve Uzay

Ankara Üniversitesi Kreiken Rasathanesi her yıl olduğu gibi bu yıl da kapılarını 7'den 77'ye tüm  gökyüzü meraklılarına açıyor. 21 Nisan’da başlayacak Halk Günü etkinlikleri ekim ayı sonuna kadar devam edecek ve ayda bir gerçekleştirilecek.

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası bir araştırma grubu yeni bir ötegezegen keşfetti. K2-229b adı verilen, Dünya’ya yaklaşık 340 ışık yılı mesafedeki gezegenin çok yoğun bir çekirdeğe sahip olması bakımından Merkür’e benzediği belirtiliyor.