Skip to content Skip to navigation

Mars’taki İlk İnsan Kolonisi Projesinde İnsanlar Hayatta Kalamayabilir

Dr. Tuba Sarıgül
27/10/2014 - 11:46

Yayın hakkı: MIT

Ticari olmayan bir organizasyon tarafından yürütülen Mars One projesi 2025 yılında Mars üzerinde ilk insan kolonisini kurmayı planlıyor. Mars One projesinin ilk aşamasında dört astronotun, hayatlarının geri kalanını orada sürdürecek şekilde, Mars’a gönderilmesi planlanıyor.

Projenin ayrıntılarını inceleyen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) araştırmacılar ise Mars One projesinde bugünkü teknolojileri kullanarak insanların hayatta kalmasını sağlamanın mümkün olmadığını söylüyor.

Mars One projesinde insanların ihtiyacı olan besinlerin Mars yüzeyinde yetiştirilmesi planlanıyor. Ancak bitkilerin ürettiği oksijen, ortamdaki oksijen seviyesinin kontrolsüz bir şekilde artmasına neden olabilir. Bu nedenle fazla oksijeni ortamdan uzaklaştıran bir sistemin kullanılması gerekiyor. Ancak bu tür sistemler henüz uzay koşullarında test edilmedi.

Ayrıca MIT araştırmacıları insanlardan önce Mars’a gönderilmesi gereken ekipmanların ve daha sonra gönderilecek destek malzemelerinin Mars’a ulaştırılmasının maliyetinin projede hesaplanandan çok daha yüksek olabileceğini düşünüyor.

Ancak insanlı bir Mars görevinde karşılaşılabilecek en önemli sorun bütün sistemlerin her zaman çalışır durumda olmasını sağlamak. Çünkü arıza durumunda destek sistemlerin Mars’a ulaşması birkaç hafta sürebilir.

Yayın hakkı: MIT

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak. 

Gökbilim ve Uzay

MESSENGER uzay aracının topladığı kütleçekim verilerini analiz eden araştırmacılar Merkür’ün büyük, katı bir iç çekirdeğe sahip olması gerektiği sonucuna vardılar.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter, üzerindeki renkli şeritler ve Büyük Kırmızı Leke ile gökyüzü gözlemcilerine hayli ilginç görüntüler sunar. Jüpiter’in atmosferindeki, ekvatora paralel açık ve koyu renklerdeki şeritlerin renginin atmosferdeki gazların türü ve sıcaklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?

Gökbilim ve Uzay

Uzayda, 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin içinde oluştuğu toz ve gaz bulutundan kalma kayaç ve metal parçaları bulunur.

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.