Skip to content Skip to navigation

Mavi Delikler

Nurulhude Baykal
19/10/2018 - 16:57

Mavi delikler, deniz seviyesinin günümüzden daha düşük olduğu buz devirlerinde oluşmuş obruklardır. Genellikle kenarları dik, ağzı daire biçimdeki bu çukurlar deniz seviyesi yükseldikten sonra su altında kalmış.

Mavi delikler, çukurun içindeki suyun rengi çevresine göre daha koyu olduğundan bu şekilde isimlendirilir. Çukurun içindeki suyun derinliği fazla olduğu için koyu mavi görünürken çukurun çevresindeki suların derinliği az olduğundan açık mavi görünür.

Su molekülleri ışıkla etkileştiğinde ışık tayfının görünür bölgesindeki kırmızı dalga boyundaki ışınlar soğurulur. Mavi dalga boyundaki ışınlar ise dipteki beyaz kuma ulaşır ve yansıyarak geri döner. Suyun berraklığı (yani suda, ışığın yansımasına ve saçılmasına yol açan katı parçacıkların sayısının az olması) ve deniz tabanındaki karbonatlı birikintiler suyun rengini etkileyen sebeplerdendir.

En derin mavi delik 2016’da Güney Çin Denizi’nde keşfedildi. Dragon Deliği olarak isimlendirilen bu yapının derinliği yaklaşık 300 metre.

Bahamalar’daki Dean’s Mavi Delik

Derinliği 202 metre olan Bahamalar’daki Dean’s Mavi Delik ise ikinci sırada yer alıyor.

Mavi deliklerin büyüklüklerinin karşılaştırılmasında kullanılan diğer bir ölçüt ise çapları. Belize Set Resifi’ndeki Büyük Mavi Delik’in çapı yaklaşık 300 metre, derinliği ise yaklaşık 125 metre. Belize Set Resifi 1996’dan beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

NASA

NASA’nın Earth Observing-1 uydusu tarafından çekilen bu fotoğrafta Belize Set Resifi görülüyor. Fotoğrafın orta kısmında, çevresine göre daha koyu mavi görünen daire şeklindeki yapı ise Büyük Mavi Delik.

 

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Geçmişte  Britanya Adası’nın iki antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğu düşünülürdü. Ancak Plymouth Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar Britanya Adası’nın iki değil üç antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğuna işaret ediyor.

Yerbilimleri

Colorado ve Montana üniversitelerinden bilim insanları büyük depremlerin sıklığı ile Dünya’nın dönüş hızındaki çok küçük değişimler arasında bir b

Yerbilimleri

Bilinen en eski soyut çizim Güney Afrika’daki Bolombos Mağarası’nda keşfedildi. Günümüzden 70.000 yıl öncesine tarihlendirilen aşı boyalı figür, daha önceleri bilinen en eski soyut çizimden 30.000 yıl daha eski.

Yerbilimleri

Yazar ve fotoğrafçı Anthony Murphy, İrlanda’daki Boyne Vadisi’nin yakınındaki arkeolojik bölgede binlerce yıldır gizli kalmış antik bir yapı keşfetti. Murphy, bölgeyi döner kanatlı insansız hava aracı (drone) ile görüntüledi.

Yerbilimleri

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde haziran ayında objektiflerinizi çevrenizde gördüğünüz doğal oluşumlara odaklamanızı istemiştik.

Yerbilimleri

Ürdün’deki Shubayqa 1 kazı alanında yapılan çalışmalarda 14.400 yıl önce üretilmiş bir bazlamanın yanmış kalıntıları bulundu.

Yerbilimleri

Şanlıurfa’da bugünlerde büyük bir sevinç yaşanıyor. 12 bin yıllık geçmişe sahip olan Göbeklitepe UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alındı.

Yerbilimleri

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde temmuz ayında objektiflerinizi çevrenizdeki geçmişe ait izlere odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #Arkeoloji etiketini eklemeyi unutmayın.

Yerbilimleri

İtalya’daki Pisa Kulesi eğikliğiyle ünlü. Bir zamanlar Galileo’nun yerçekim ivmesinin kütleden bağımsız olduğunu göstermek için tepesinden gülleler attığı rivayet edilen kule, inşa edilirken kasten eğik yapılmamıştı.

Yerbilimleri

Büyük Patlama kuramına göre, evrenin oluşumunun erken dönemlerinde sıcaklıklar, füzyon  tepkimelerinin (atom çekirdeklerinin birleşmesi) gerçekleşmesine müsaade edecek kadar yüksekti. Bu durum hidrojen, helyum, döteryum ve çok az miktarda lityum ve berilyum gibi hafif elementlerin oluşumuna zemin hazırladı.