Skip to content Skip to navigation

Minyatür İlaç Taşıma Sistemi Geliştirildi

Dr. Tuba Sarıgül
21/02/2018 - 16:20

Aralarında genç bilim insanımız Canan Dağdeviren’in de olduğu Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) bilim insanları, nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların doğrudan beynin ilgili bölgesine ulaştırılmasını sağlayan mikro ölçekte bir ilaç taşıma sistemi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Translational Medicine dergisinde yayımlandı.

Parkinson ya da Alzheimer gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar genellikle ağız ya da damar yoluyla vücuda alınıyor. Ancak bu durumda ilaçlar beyindeki diğer kimyasal maddelerle etkileşip, beyinde gerçekleşen diğer işlevleri etkileyebiliyor. Bu nedenle nörolojik hastalıkların tedavisinde doğrudan beynin ilgili bölgesinin hedef alınmasının yararlı olacağı düşünülüyor.

M. Scott Brauer

MIT araştırmacılarının geliştirdiği, MINDS olarak isimlendirilen sistem çelikten bir iğnenin içindeki tungsten elementinden üretilmiş bir elektrot ve iki tüpten oluşuyor. Tüplerin kalınlığı 30 mikrometre yani yaklaşık olarak saç telinin yarısı kadar. Tüplerin içinde bulunduğu iğnenin kalınlığı ise 200 mikrometre.

Boru şeklindeki tüpler tedavi amacıyla kullanılacak ilaçları taşıyor ve farklı tüpler birden fazla ilacın beynin ilgili bölgesine ulaştırılmasını sağlıyor. Tüplerin çok ince olması sayesinde ilaçlar beynin 1 mm3’ten daha küçük bir bölgesine enjekte edilebiliyor.

Sistem istenilen uzunlukta üretilebildiği için, hedef alınan bölge beynin çok iç kısımlarında olsa dahi, ilgili bölüme yerleştirilebiliyor. İğnenin içindeki tüpler küçük pompalara bağlı. Araştırmacılar bu pompaları kullanarak çok az miktardaki ilacı bile doğrudan beynin istenilen bölgesine enjekte edebiliyor. Böylece ilaçlar beynin diğer kısımlarını dolayısıyla beynin normal işlevlerini daha az etkiliyor.

İğnenin içindeki elektrot ise ilacın enjekte edildiği bölgedeki sinir hücrelerinin etkinliğini ölçerek, tedavi sonrası beyinde meydana gelen değişimleri tespit ediyor.

Geçmişte bu amaçla geliştirilen, çok küçük olmayan sistemler beyindeki dokulara zarar verebiliyordu. Küçük boyutlu olanlarla ise beynin ancak yüzeye yakın bölümlerine ulaşılabiliyordu.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Bir sabah uyandınız. Ancak yataktan hiç çıkmak istemediniz. Boğaz ağrısı ve öksürük de cabası. Peki, ama neden? 1676 yılında Hollandalı mikrobiyolog Antonie van Leeuwenhoek göl suyunu kendi tasarımı olan mercekli mikroskopta incelerken farklı bir canlı türü keşfetti.

Tıp ve Sağlık

Dünya genelinde kanser, diyabet ya da bulaşıcı hastalıklar nedeniyle birçok kişi hayatını kaybediyor. Doktorların uyarıları, düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı yaşam uygulamaları ile bu hastalıkların önüne geçilmeye çalışılıyor.

Tıp ve Sağlık

Cep telefonlarının ve klavyelerin klozet kapaklarından daha kirli olduğunu biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Utah Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı üç boyutlu yazıcılarla canlı hücrelerden bağ doku, tendon ve omurga üretmek için bir yöntem geliştirdi. Gelecekte bu yöntemle üretilen dokular tedavi amacıyla kullanılabilir.

Tıp ve Sağlık

ABD’li biyolog Ross G. Harrison 1907’de erişkin bir kurbağadan elde ettiği lenf sıvısında kurbağa sinir hücrelerini büyütmeyi başardı.

Tıp ve Sağlık

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü bu yıl, kanser tedavisi için bağışıklık sistemini hedef alan yöntemlerin geliştirilmesine yaptıkları katkılar sebebiyle James P. Allison ve Tasuku Honjo'ya verildi.

Tıp ve Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçtiğimiz haziran ayında güncellenen Uluslararası Hastalık Sınıflandırması’na video oyunu oynama bozukluğu eklendi.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, göz muayeneleri sırasında erken Alzheimer teşhisine imkân veren bir yöntem geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar otizmli çocuklarda terapi amaçlı kullanılabilecek robotlar için bir yapay zekâ uygulaması geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Yaz ayları birçoğumuz için dinlendiğimiz, seyahat ettiğimiz ve yeni yerler keşfettiğimiz bir dönem. Açık havada yaptığımız etkinliklerin arttığı bu sıcak günlerde yuvalarını terk eden sürüngenler, örümcekler ve böceklerle karşılaşma olasılığımız diğer mevsimlere göre daha yüksek.