Skip to content Skip to navigation

Mitokondrinin Bilinmeyen Bir İşlevi Keşfedildi

Dr. Mahir E. Ocak
10/01/2020 - 17:35

Mitokondrilerin hücrelerin enerji santralleri olduğu biliniyordu. Yakın zamanlarda yapılan araştırmalar, mitokondrilerin daha önceleri bilinmeyen yeni bir işlevini ortaya çıkardı. Dr. Zheng Wu ve arkadaşlarının Nature Metabolism’de yayımladıkları sonuçlara göre, mitokondriler DNA’ya zarar veren etkenleri algılayarak çekirdekteki DNA’nın daha iyi korunmasını sağlıyor.

İnsan hücrelerindeki DNA’nın büyük çoğunluğu çekirdekte bulunur. Ayrıca mitokondrilerin de kendi DNA’ları vardır. Çekirdekteki DNA’nın aksine mitokondrilerdeki DNA ebeveynlerin her ikisinden değil sadece anneden gelir.

Geçmişte Prof. Dr. Gerald Shadel’in araştırma grubu tarafından yapılan bilimsel çalışmalar, hücrelerin hasarlı mitokondriyal DNA’lara sanki yabancı virüslermiş gibi tepki verdiğini göstermişti: Hasarlı DNA önce mitokondrinin dışına atılıyor, ardından hücrenin savunma sistemlerini güçlendiren bir bağışıklık tepkisi ortaya çıkıyordu.

Aynı araştırma grubu, hasarlı DNA’nın mitokondriden atılmasından sonra meydana gelen süreçleri daha detaylı olarak incelemek için virüsler tarafından etkinleştirildiği bilinen bir grup gen üzerine odaklanmış. Sonuçlar bu genlerin belirli bir alt grubunun aktifleştiğini göstermiş. Daha da önemlisi, aynı genlerin kemoterapiye direnç geliştiren kanserli hücrelerde de etkin olduğunun bilinmesi.

Kanser tedavisi için kullanılan çeşitli kimyasal ilaçlar çekirdekteki DNA’ya hasar vererek kanserli hücreleri öldürmeye çalışır. Yapılan son çalışmada bu ilaçların aynı zamanda mitokondrideki DNA’ya da hasar verdiği bulunmuş. Mitokondrilerden dışarı atılan DNA’lar ise çekirdeklerdeki DNA’nın hasar görmesini engelleyen bir grup genin etkinleşmesine ve böylece kanserli hücrelerin ilaca karşı daha dirençli hâle gelmesine sebep oluyor.

Prof. Dr. Shadel elde edilen sonuçlardan kanser tedavisinde yararlanılabileceğini söylüyor. Eğer mitokondriyal DNA’nın hasar görmesi ya da hasarlı DNA’nın mitokondriden dışarı atılması engellenebilirse kanserli hücrelerin kemoterapiye karşı direnç geliştirmesinin önüne geçmek mümkün olabilir.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Virüsler genellikle hastalık yapıcı patojenlerdir. Fakat bazı virüsler hastalıkların tedavisinde de kullanılabiliyor.

Biyoloji

Amannisa kelebekleri, alaca kelebekler ailesine ait bir kelebek cinsidir. Ayakları fırçaya benzediği için fırça ayaklılar olarak da bilinirler. Türkiye’de farklı türlerde amannisa kelebeği görülür.

Biyoloji

Bir grup araştırmacı yeryüzünün en sıcak ortamlarında bile hayatta kalmayı başarabilen bir böcek türünden ilham alarak bir soğutucu yüzey kaplaması geliştirdi.

Biyoloji

Biyomühendislik alanındaki çalışmalarından dolayı 2019 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Ahu Arslan Yıldız ile manyetik levitasyon teknolojisi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Hidrojen gazı (H2) günümüzde alternatif bir enerji kaynağı olarak görülüyor. Hâlihazırda hidrojen gazıyla çalışan taşıtlar var. 

Biyoloji

Bir grup araştırmacı, virüslerin üzerine tutunamadığı bir tür kumaş geliştirdi. Üstelik kumaş tekrar tekrar yıkanıp kullanılabiliyor. Dr. Anthony J. Galante ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale ACS Applied Materials & Interfaces’te yayımlandı.

Biyoloji

Kaşalot olarak da bilinen ispermeçet balinası (Physeter macrocephalus) Türkiye’de görülen dört balina türünden biri.

Biyoloji

Doğadaki her canlının kendine özgü yetenekleri vardır. Canlılar bu yeteneklerini kullanarak bulundukları ortamdaki yaşam koşullarına uyum sağlar.

Biyoloji

Hint Okyanusu’nun derinlerinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı tarafından keşfedilen yaklaşık 45 metre uzunluğundaki bir sifonofor bugüne kadar gözlemlenmiş en uzun hayvan olarak kayıtlara geçti.

Biyoloji

Carneige Melon Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı PATRICK adını verdikleri bir yumuşak robot geliştirdi.