Skip to content Skip to navigation

NASA’nın Yeni Ötegezegen Keşfi Neden Önemli?

Dr. Tuba Sarıgül
13/03/2017 - 14:34

NASA/JPL-Caltech

Şubat ayında gökbilimciler Dünya benzeri yedi ötegezegenden oluşan bir gezegen sistemi keşfettiklerini duyurdu. Peki, bilim dünyasında büyük bir heyecan yaratan bu keşif neden önemli?

 

Ötegezegen nedir?

Ötegezegenler Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerdir. Bilim insanları uzun yıllardır Güneş Sistemi’nin dışında yaşama elverişli başka gezegenlerin olup olmadığını araştırıyor. Bu araştırmalar sırasında yıldızının etrafındaki yaşama elverişli bölgede hareket eden gezegenlere odaklanılıyor.

Yaşama elverişli bölge, yıldızların etrafındaki bir yörünge aralığıdır. Bu bölgede hareket eden gezegenlerin yüzey sıcaklığı, suyun sıvı halde kalması için uygundur.

 

Keşfin hikâyesi

NASA/JPL-Caltech

Gökbilimciler 2016 yılında Şili ve Fas’ta kurulu TRAPPIST teleskoplarıyla yaptıkları gözlemlere dayanarak, Dünya’dan 39 ışık yılı uzaklıktaki TRAPPIST-1 yıldızının etrafında hareket eden üç gezegen keşfettiklerini açıklamışlardı. Bilim insanları daha sonra bu gökcisimlerini başka teleskoplarla izlemeye devam etti.

NASA’nın Spitzer Uzay Teleskobu ile yapılan gözlemler şaşırtıcı başka bir sonucu açığa çıkardı. Bilim insanlarının tek bir gezegene ait olduğunu düşündüğü sinyaller, aslında birbirlerine çok yakın hareket eden dört farklı gezegene aitti. Spitzer ile yapılan gözlemler sonucu ayrıca yörüngesi TRAPPIST-1 yıldızına daha uzak olan yedinci gezegene ait izlere rastlandı.

TRAPPIST-1 gezegenleri yıldıza olan uzaklıklarına göre sırasıyla TRAPPIST-1 b, c, d, e, f, g, h olarak isimlendirildi.

NASA/JPL-Caltech

Bilim insanları gözlemlerini, gezegenler yıldızın önünden geçerken TRAPPIST-1 yıldızının parlaklığında ortaya çıkan değişimleri ölçerek yaptı. Araştırmanın sonuçları Nature dergisinde yayımlandı.

 

TRAPPIST-1 Sistemi, Güneş Sistemi’ne ne kadar benziyor?

NASA

TRAPPIST-1 yıldızı, kütlesi Güneş’inkinin %8’i kadar olan ultrasoğuk sınıf bir yıldız. Ultrasoğuk yıldızların sıcaklığı, kütlesi ve parlaklığı çok düşüktür. Bu tür yıldızların yaşama elverişli bölgesi yıldıza çok yakındır.

TRAPPIST-1 b, c, d, e, f ve g gezegenlerinin yörüngelerini tamamlama süreleri yani bir yılları 1,5 ile 12,3 gün arasında değişiyor. TRAPPIST-1 h’nin yörünge periyodunun ise 20 günden fazla olduğu öngörülüyor. Gezegenlerin kütleleri ise Dünya’nınkiyle benzer.

TRAPPIST-1 gezegenlerinden bazılarının yıldız etrafındaki yörüngesini tamamlama süresi ile kendi etrafındaki dönüşünü tamamlama süresi yaklaşık olarak aynı olabilir. Bu durumda Dünya’dan bakıldığında Ay’ın hep aynı yüzünün görülmesi gibi, bu gezegenlerin de hep aynı yüzü TRAPPIST-1 yıldızına dönük olacaktır.

Spitzer Uzay Teleskobu’ndan elde edilen verilere göre yapılan yoğunluk hesaplamaları dikkate alındığında, TRAPPIST-1 gezegenlerinin kayaç yapısında olabileceği düşünülüyor. Bu özellikleriyle yeni keşfedilen ötegezegenler Dünya’yla benzerlik gösteriyor.

Bu yedi gezegenin tamamı uygun atmosfer koşullarında sıvı halde suya sahip olabilir. Ancak gezegenlerden üçü tam olarak yaşama elverişli bölgede bulunuyor.

Dünya’ya 39 ışık yılı uzaklıktaki TRAPPIST-1 sisteminin, astronomik ölçekte düşünüldüğünde, görece yakın olduğu söylenebilir.

NASA - James Webb Uzay Teleskobu’na ait bir çizim

Bundan sonra cevap bekleyen soru ise bu gezegenlerde su bulunup bulunmadığı. 2018 yılında göreve başlaması planlanan James Webb Uzay Teleskobu’nun bu gezegenlerin atmosfer özelliklerinin -örneğin atmosfer sıcaklığı ve basıncı- ve atmosferlerinde bulunan moleküllerin -örneğin su, karbondioksit, metan, ozon- belirlenmesini sağlayabileceği düşünülüyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Güneş manyetik olarak aktif bir yıldız. Güneş’in içinde gerçekleşen füzyon sonucunda oluşan yüksek enerjili parçacıklar, Güneş’teki büyük patlamalar sonucunda Güneş Sistemi boyunca yayılıyor.

Gökbilim ve Uzay

Ayın ilk yarısında Başak Takımyıldızı’nda olan Mars, ayın sonunda Terazi Takımyıldızı’na yaklaşıyor. Jüpiter, aralık ayı boyunca gün doğumundan önce güneydoğu ufkunun üzerinde gözlemlenebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bugüne kadar binlerce kez gözlemlenen süpernova patlamalarının tamamı yıldızların ölümüyle sonuçlanmıştı. Ancak Las Cumbres Gözlemevi’nde çalışan bir grup gökbilimci yakın zamanlarda Nature’da yayımladıkları bir makalede son 65 yıl içinde birkaç kez patlayan bir yıldız keşfettiklerini açıkladı.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup araştırmacı Mars’ta yaşam arayışında kullanılacak teknolojileri yerin 1 km derininde test etti.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimcinin elde ettiği sonuçlar, kozmik ışınlardaki en yüksek enerjili parçacıkların Samanyolu’nun dışından geldiğine işaret ediyor.

Gökbilim ve Uzay

Sürücüsüz elektrikli otomobil, tekrar kullanılabilir uzay roketleri, Mars’ta insan kolonisi, düşük maliyetle sesten hızlı seyahat gibi fütüristik projeleriyle tanıdığımız Elon Musk Türkiye’deydi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet Arslan 2020 ve 2021 yıllarında uzaya gönderilmesi planlanan Türksat 5A ve 5B uydularını Elon Musk’ın sahibi olduğu Space X şirketinin fırlatacağını açıkladı.

Gökbilim ve Uzay

Uydu teknolojileri konusunda en önemli etkinliklerden biri olan Global Satshow 9-10 Kasım 2017 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.

Gökbilim ve Uzay

Roket yakıtının yanması sonucu oluşan gaz dışarı atılırken uzay aracını ters yönde iter. 

Gökbilim ve Uzay

Kasım ayı, gökyüzü gözlemcilerine iki göktaşı yağmuru gözlemleme fırsatı veriyor. Birincisi ayın ilk yarısında en yüksek etkinliğe ulaşan Boğa (Taurid) göktaşı yağmuru.

Gökbilim ve Uzay

Güneş’ten Dünya’ya gelen enerjinin bir kısmı yeryüzüne ulaşır, bir kısmıysa uzaya geri yansır. Ayrıca Dünya’nın kendisi de uzaya enerji yayar. Yeryüzüne ulaşan ve Dünya’dan uzaya yayılan enerji arasındaki fark gezegendeki iklim değişikliklerini tahmin etmek için çok önemlidir.