Skip to content Skip to navigation

Neden Sivrisinekler Bazı İnsanları Daha Çok Isırır?

Pınar Dündar
06/09/2015 - 17:12

Yaz günlerinde vücutlarının pek çok yerinde sivrisinek ısırıklarıyla uyananlardansanız bu soruyu defalarca sormuş olmalısınız. Vücudunuzdaki ısırık yerleri tatlı tatlı kaşınırken hemen yanı başınızdaki bazı insanların nasıl olup da sivrisineklerin saldırısına uğramadığını merak etmişsinizdir.

Bilim insanları sivrisineklerin neden bazı insanları ısırmayı daha çok tercih ettiğinin farklı nedenleri olduğunu öne sürüyor. Kan grubumuz, tenimizin kokusu ve yaydığımız CO2 miktarı bunlardan yalnızca birkaçı.

Bazı kan grupları sivrisinekler için daha iştah kabartıcıdır. Örneğin sivrisinekler 0 grubu kana sahip insanları ısırmayı diğerlerine göre daha çok tercih eder.

Ayrıca terlerken laktik asit, ürik asit, üre gibi zararlı maddeler vücudumuzdan dışarı atılır. Böylece tenimizin kendine özgü kokusu oluşur. Sivrisinekler kokulara karşı duyarlı olduğundan bu durum sivrisineklerin bazı insanları daha kolay bulmasını sağlar.

Bunun yanı sıra nefes verirken çıkardığımız CO2 miktarı da sivrisinekleri cezbeden bir diğer etkendir. Ne kadar çok CO2 açığa çıkarırsak sivrisinekler tarafından ısırılma olasılığımız da o kadar artar.

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Biyoloji

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde kış ile yaz mevsimi arasındaki geçişin etkilerini gözlediğimiz nisan ayında objektiflerinizi doğada yaşanan değişimlere odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #CanlananTabiat etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar değerlendirildi ve ayın en beğenilen fotoğrafları belirlendi.

Biyoloji

Yeni Zelanda’da yüksek volkanik etkinliğe sahip bir bölgedeki bitkiler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda aşırı sıcak topraklarda yaşayabilen bitkilere rastlandı. Yeni Zelanda’daki Landcare Research’ten Mark Smale ve ekibi Yeni Zelanda’nın North Adası’ndaki Taupao Volkanik Alanı’nda incelemeler yaptı.

Biyoloji

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde mayıs ayında objektiflerinizi yaşadığınız bölgeye özgü bitki türlerine odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #EndemikBitkiler etiketini eklemeyi unutmayın.

Biyoloji

Balinaların ses çıkarabildiği ve birbirleriyle iletişim kurabildiği biliniyor. Ancak bugüne kadar bu canlıların nasıl duyduğu anlaşılamamıştı. Balinaların hem büyüklükleri hem de okyanuslarda yaşamaları bilimsel araştırmaları zorlaştırıyordu.

Biyoloji

Avustralya’nın Sidney şehrindeki Garvan Enstitüsü araştırmacıları ilk defa i-motifi adı verilen farklı bir yapıdaki DNA’nın da insan vücudunda var olduğunu gösterdi. 

Biyoloji

Bir bölgede yaşayan belirli bir canlı türünün sayısını nasıl hesaplayabilirsiniz? “Canlıların tamamını tek tek yakalayıp sayarak” şeklinde bir çözüm aklınıza gelmiş olabilir. Ancak canlıların tamamını yakalamak, özellikle canlı sayısının çok yüksek ve canlıların yaşadığı bölgenin çok geniş olması durumda, mümkün değildir.

Biyoloji

Balinalar suda yaşayan memeli türlerinden biridir. Deniz memelilerinin karada yaşayan memeli türlerinden önemli bir farkı var. Suyun altında çok uzun süre nefeslerini tutabiliyorlar. Örneğin insanlar en fazla birkaç dakika nefeslerini tutabilirken, bazı balina türleri iki saat nefes almadan suyun altında kalabiliyor.

Biyoloji

Bu yıl 49.’su düzenlenen TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın final sergisi 16-18 Nisan tarihleri arasında Antalya Kepez Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Biyoloji

Japonya’daki RIKEN Sürdürülebilir Kaynaklar Bilim Merkezi’nde çalışan bir grup araştırmacı bitkilerin su kaybetmesini önleyen bir hormon keşfetti.

Biyoloji

Japon kâğıt katlama sanatı origami ile birbirinden farklı objeler tasarlamak mümkün. Peki aynı el sanatını kâğıt yerine DNA’yı (deoksiribonükleik asit) kullanarak gerçekleştirebilir miyiz?