Skip to content Skip to navigation

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü Kanser Tedavisine Verildi

Dr. Mahir E. Ocak
03/10/2018 - 10:26

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü bu yıl James P. Allison’a ve Tasuku Honjo’ya verildi. Teksas Üniversitesi Anderson Kanser Merkezi’nde çalışan Prof. Dr. Allison ile Kyoto Üniversitesi’nde çalışan Prof. Dr. Honjo’nun kanser tedavisi için bağışıklık sistemini hedef alan yöntemlerin geliştirilmesine yaptıkları katkılar sebebiyle ödüle layık görüldükleri açıklandı.

Kanser çeşitli hastalıkları içine alır. Bu hastalıkların tamamının ortak özelliği sorunlu hücrelerin kontrolsüz şekilde aşırı çoğalması ve zamanla diğer organlara yayılmasıdır. Günümüzde kanser tedavisi için kullanılan çeşitli yöntemler var. Bu yöntemlerin bazılarını geliştirenler geçmişte Nobel Ödülü ile onurlandırılmıştı. Charles Brenton Huggins prostat kanseri için hormon tedavisini, Gertrude B. Elion ve George H. Hitchings kemoterapiyi, E. Donnall Thomas lösemi tedavisi için kemik iliği naklini geliştirdikleri için sırasıyla 1966, 1988 ve 1990 yıllarında Nobel Ödülü’nü kazanmışlardı. James P. Allison ve Tasuku Honjo ise kanser tedavisi için yeni bir yaklaşım geliştirdiler: bağışıklık sisteminin kanserli hücreleri hedef almasını sağlamak.

Nobel Media AB 2018 - The Nobel Committee for Physiology or Medicine

Bağışıklık sisteminin temel özelliği, vücuda giren yabancı maddeleri tespit edebilmesidir. Bakterilerle, virüslerle ve diğer tehditlerle savaşmak bu sayede mümkün olur. Bağışıklık sisteminin en önemli parçası T hücreleri olarak adlandırılan beyaz kan hücreleridir. T hücreleri vücuda giren yabancı maddelere tutunur ve bu etkileşimler vücudun savunma sistemini harekete geçirir. Sağlığı tehdit eden yabancı maddelerle savaşta T hücrelerinin etkinliklerini kontrol eden çeşitli proteinler de yer alır. Bu proteinlerin bazıları T hücrelerini daha etkin hale getirirken bazıları ise etkisizleştirir. Savunma sisteminin işlevini düzgün şekilde yerine getirebilmesi için bu etkinleştiriciler ve etkisizleştiriciler arasındaki denge çok önemlidir. Örneğin gribin nadiren de olsa ölümcül olmasının sebeplerinden biri bağışıklık sisteminin hastalıkla savaşırken aşırı tepki vermesidir. Bağışıklık sistemi, hastalıkla baş etmek için virüsün bulaştığı akciğer hücrelerini öldürür. Aşırı miktarda akciğer hücresini öldürülmesi durumundaysa hastalık hayatı tehdit etmeye başlar.

James P. Allison 1990’larda CTLA-4 proteini üzerine çalışmalar yaptı ve bu proteinin T hücrelerini etkisizleştiren proteinlerden biri olduğunu ilk fark eden birkaç bilim insanından biri oldu. Diğer araştırmacılar bağışıklık sistemi sorunlarının tedavisinde CTLA-4 proteinini hedef alan çalışmalara yöneldiler. Allison ise CTLA-4 proteinine bağlanarak proteinin çalışmasını engelleyen bir antikor geliştirdi. Böylece T hücrelerinin etkisizleşmesini engelleyerek bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini hedef almasını sağlamak mümkün hale geldi. Allison ve çalışma arkadaşları ilk deneyleri 1994 yılında fareler üzerinde yaptılar. Sonuçlar antikorların T hücrelerinin etkisizleşmesini engellediğini ve bağışıklık sisteminin kanserli hücreleri öldürdüğünü gösteriyordu.

Nobel Media AB 2018 - The Nobel Committee for Physiology or Medicine

Tasuku Honjo 1992 yılında PD-1 olarak adlandırılan ve T hücrelerinde bulunan bir protein keşfetti. Çalışmalar, her ne kadar farklı bir mekanizmayla çalışsa da bu proteinin de CTLA-4 gibi T hücrelerini etkisizleştirdiğini gösterdi. Daha sonraları hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde PD-1’in engellenmesinin kanser tedavisinde kullanılabilecek etkin bir yöntem olduğu görüldü.

Kanser tedavisinde kullanılan diğer yöntemler gibi CTLA-4 ve PD-1’i hedef alan tedavilerin de yan etkileri var. T hücrelerini etkisizleştiren mekanizmaların engellenmesi bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesiyle sonuçlanabiliyor ve bu durum bazen ölümcül bile olabiliyor. Ancak çoğu zaman bağışıklık sisteminin verdiği aşırı tepkilerle baş etmek mümkün.

Yıllar içinde yapılan deneylerde hem CTLA-4 hem de PD-1 proteinlerini hedef alan tedavi yöntemleriyle başarılı sonuçlar elde edildi. Özellikle PD-1 proteininin engellendiği yöntemler akciğer kanseri, böbrek kanseri, lenfoma ve melanom tedavisinde olumlu sonuçlar verdi. Günümüzde araştırmacılar iki tedavinin bir arada kullanıldığı terapiler üzerinde çalışmalar yapıyor.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

İsveç’teki Karolinska Enstitüsünde yapılan bilimsel çalışmalar, insanların çoğunun yaşlandıkça kilo almasının sebebini ortaya çıkardı. Prof. Dr. Peter Arner ve arkadaşlarının Nature Medicine’de yayımladıkları sonuçlara göre yağ hücrelerindeki lipit döngüsü (yağların yakılma ve depolanma hızı) yaşlandıkça yavaşlıyor ve böylece daha kolay kilo alınıyor.

Tıp ve Sağlık

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne bu yıl hücrelerin oksijen seviyesini algılaması ve farklı oksijen seviyelerine uyum sağlaması ile ilgili çalışmaları nedeniyle William G. Kaelin, Peter J. Ratcliffe ve Gregg L. Semenza layık görüldü.

Tıp ve Sağlık

Çürükçül (organik atıkları parçalayan) bir mantar türü olan Candida auris’in insanlarda hastalığa yol açtığı 2009’da belirlendi. Candida auris’in değişen iklim koşulları ile birlikte insanlarda hastalık yapmaya başladığı düşünülüyor.

Tıp ve Sağlık

Türk bilim insanları tarafından geliştirilen metal kompleks bileşiğinin kolon kanseri tedavisinde kanser ilacı olarak kullanılmasına yönelik hücre kültürü ve deney hayvanları test aşamaları başarıyla geçildi. ABD ve Avrupa Birliği patent ofislerinden patenti alınan bileşiğin kanser hastaları ile gerçekleştirilecek testlerinden sonra ilaç olarak üretimine başlanabilir.

Tıp ve Sağlık

Göz tomografisi yöntemi sayesinde gözdeki mikro ölçekteki doku katmanları yüksek çözünürlükle görüntülenebiliyor. Göz hastalıklarının teşhisinde çok sık kullanılan bu yöntem beyin hastalıklarının tespitinde de kullanılabilir.

Tıp ve Sağlık

Güneş ışığının insanlar üzerinde doğrudan katkıları da vardır. Örneğin güneş ışığı vücudumuzda D vitamini üretimini artırır, uykumuzu düzenler ve ruh hâlimizi iyileştirir. Gelin, bu faydaları daha yakından inceleyelim.

Tıp ve Sağlık

Harvard Üniversitesinden David Mooney önderliğinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı, embriyolardan esinlenerek yetişkinlerdeki cilt yaralarını iyileştirmek için bir malzeme geliştirdi. 

Tıp ve Sağlık

Bağışıklık sistemi henüz olgunlaşmamış bebekleri ve çocukları ciddi hastalıklardan korumak için yapılan aşılar ile erken yaşlarda tanışırız.

Tıp ve Sağlık

Hücrelerde meydana gelen doğal süreçlerden biri aşırı yaşlanma sebebiyle çoğalmanın durmasıdır. İnsanlarda ileri yaşlarda ortaya çıkan eklem romatizması, kemik erimesi ve kalp hastalıkları gibi sağlık sorunlarının nedenlerinden biri de hücrelerin aşırı yaşlanmasıdır.

Tıp ve Sağlık

Gözlerin de tıpkı mide gibi sindirim yaptığını biliyor muydunuz? Evet, yanlış okumadınız. Gözler de mide gibi sindirim yapabiliyor. Ancak tek farkla... Midemiz tükettiğimiz gıdaları sindirirken gözümüz çevreden gelen bakterileri sindiriyor.