Skip to content Skip to navigation

Ocak Ayında Gökyüzünde Neler Görebilirsiniz?

Dr. Tuba Sarıgül
02/01/2019 - 15:25

Ocak ayı iki tutulma olayına ev sahipliği yapıyor.

6 Ocak’ta parçalı Güneş tutulması gerçekleşecek. Tutulma sırasında Ay, Güneş’in yaklaşık %70’ini örtecek. Kuzeydoğu Asya’dan ve Kuzey Pasifik’ten gözlemlenebilecek tutulma Türkiye’den görülemeyecek.

Yılın ilk tam Ay tutulması 21 Ocak’ta gerçekleşecek. Tutulma Türkiye’den de görülebilecek. Ancak Ay, tam tutulmanın başlamasından kısa süre sonra batı ufkundan batacak.

 

Kış Üçgeni

Kış aylarında Kuzey Yarımküre’deki gözlemciler için gökyüzündeki çıplak gözle fark edilebilen en ilgi çekici şekillerden biri Kış Üçgeni’dir. Küçük Köpek Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Prokyon, Avcı Takımyıldızı’nın en parlak ikinci yıldızı Betelgöz ve Büyük Köpek Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Akyıldız (Sirius) Kış Üçgeni’ni oluşturur.

 

Yılın İlk Göktaşı Yağmuru

Dörtlük (Quadrantid) göktaşı yağmuru 3-4 Ocak’ta en yüksek etkinliğe ulaşıyor. Bu tarihte saatte en fazla 40 göktaşı görülebilir. Dörtlük göktaşı yağmurunun kaynağının 2003 EH1 asteroidi olduğu tahmin ediliyor. Göktaşı yağmuru adını Quadrans Muralis Takımyıldızı’ndan alıyor. Ancak bu takımyıldız Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) tarafından oluşturulan takımyıldız listesinde bulunmuyor. Dörtlük (Quadrantid) göktaşı yağmuru sırasında göktaşlarının gökyüzünde ortaya çıktığı nokta Çoban ve Ejderha takımyıldızları arasında yer alıyor.

3 Ocak’ta Dünya, Güneş etrafındaki yörünge hareketi sırasında 2019’daki Güneş’e en yakın (yani günberi) konumuna ulaşacak. Bu konumdayken Dünya ile Güneş arasındaki mesafe 147.099.761 km. Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesi elips şeklindedir. Dünya’nın Güneş’e en yakın ve en uzak konumda olduğu zamanlar iki gökcismi arasındaki mesafe yaklaşık %3 değişir.

Ay 9 Ocak’ta Dünya’ya en uzak, 21 Ocak’ta ise Dünya’ya en yakın konumda. Bu konumlardayken iki gökcismi arasındaki mesafe sırasıyla 406.117 km ve 357.342 km.

Ocak ayında akşam saatlerinde gökyüzünde olan tek gezegen Mars. Venüs ve Jüpiter ay boyunca Güneş’in doğuşundan önce güneydoğu ufkunun üzerinde görülebilir. Merkür ayın ilk haftası, Satürn ise ayın son haftası şafak vakti gökyüzünde ortaya çıkıyor.

Merkür, ocak ayının ilk günlerinde Güneş’in doğuşundan önce güneydoğu ufkunun üzerinde kısa süreliğine görülebilir. Bu günlerde Merkür'e Jüpiter ve Venüs de eşlik ediyor. Merkür ile Güneş arasındaki açısal mesafe ayın ilerleyen günlerinde giderek azalıyor ve Merkür Güneş’in parlaklığında kaybolmaya başlıyor. Merkür, 30 Ocak’ta Güneş’in arkasından geçecek.

Venüs, ocak ayında Güneş’in doğuşundan önce gökyüzünde. Ayın ilk günlerinde Güneş’ten yaklaşık üç saat önce doğan Venüs ayın ilerleyen günlerinde daha geç doğmaya başlıyor. Ocak ayının başında Terazi Takımyıldızı’nda olan Venüs ayın sonunda Yılancı Takımyıldızı’na geçiyor. Venüs, 6 Ocak’ta en büyük batı uzanımı konumunda. Bu konumdayken Venüs’ün uzanım açısı (yani Dünya’dan Venüs’e ve Dünya’dan Güneş’e giden doğrultular arasındaki açı) 47 derece.

Mars, Güneş’in batışından sonra güneybatı ufkunun üzerinde ortaya çıkıyor ve gece yarısına yakın saatlerde batı ufkundan batıyor. Ocak ayında Balıklar Takımyıldızı’nda olan Mars’ın parlaklığı ve görünür büyüklüğü ayın ilerleyen günlerinde azalıyor.

Jüpiter, ocak ayında Güneş’ten yaklaşık bir saat önce güneydoğu ufkunun üzerinden doğacak. Ayın ilerleyen günlerinde parlaklığı hafifçe artan Jüpiter ocak ayı boyunca gün doğumundan önce Venüs’le birlikte gökyüzünde olacak. Jüpiter ve Venüs 22 Ocak’ta gökyüzünde birbirine çok yakın görünecek. Jüpiter, 3 Ocak’ta ve 31 Ocak’ta Ay ile yakın görünümde. Bu tarihlerde Jüpiter ve Ay’ı gün doğumundan önce güneydoğu ufkunun üzerinde birlikte görebilirsiniz.

Satürn, 2 Ocak’ta Güneş’in arkasından geçecek. Bu nedenle birkaç hafta boyunca gözlenemeyecek Satürn, ocak ayının son haftası Güneş’in doğuşundan önce güneydoğu ufkunun üzerinde ortaya çıkmaya başlayacak.

1 Ocak saat 23.00, 15 Ocak saat 22.00 ve 31 Ocak saat 21.00’de gökyüzünün genel görünümü

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın manyetik alanı, yeryüzünü Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi görür. Eğer bu koruyucu kalkan olmasaydı güneş rüzgârı atmosferi yok eder ve Dünya yaşama elverişsiz bir hale gelirdi.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenleri (ötegezegen olarak adlandırılır) keşfetmek için tasarladığı Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) 18 Nisan 2018’de ABD’deki Cape Canaveral Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Göktaşı çarpmaları, gezegenlerin oluşumunda ve zamanla geçirdiği değişimlerde çok önemli rol oynar. Ancak bir göktaşı çarpması sonucu oluşmuş bir krateri, çarpmanın üzerinden yüz milyonlarca yıl geçtikten sonra inceleyerek çarpmanın hangi koşullar altında meydana geldiğini belirlemek çok zordur.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayı Kuzey Yarımküre’ye baharı getiriyor. Çünkü 20 Mart’ta gerçekleşecek ilkbahar ılımı (yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih) Kuzey Yarımküre’de bahar mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Uzayda görev yapan yer gözlem uydularımızla iletişim kurmak amacıyla gerçekleştirilen Milli Yer İstasyonu Geliştirme Projesi’nin önemli bir aşaması olan, 7,3 metre çapındaki reflektör antenin üretimi geçtiğimiz yıl aralık ayında tamamlandı.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Uzay ve Havacılık Dairesi’nin (NASA) Mars’ın yüzeyinde yaklaşık on beş yıldır araştırmalar yapan Opportunity keşif aracının görevi sonlandı. 

Gökbilim ve Uzay

2019 TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması başvuruları başladı. Başvurular 8 Mart’a kadar devam edecek.

Gökbilim ve Uzay

Ay’ın görünmeyen yüzüne inen ilk uzay aracıolan Chang’e-4 Ay’ın görünmeyen yüzünün bugüne kadar kaydedilen yüksek uzaysal çözünürlüklü ve en güncel görüntülerini Dünya’ya gönderiyor.

Gökbilim ve Uzay

2021’de uzaya fırlatılması planlanan James Webb Uzay Teleskobu, Büyük Patlama’dan Güneş Sistemi’nin oluşumuna kadar daha birçok konuda önemli bilgiler sağlayabilir.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup araştırmacı, uydu verilerini kullanarak nehir havzalarındaki su seviyelerinin değişimini tahmin etmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Konu ile ilgili bir makale Dr. Eva Boergens ve arkadaşları tarafından Journal of Hydrology’de yayımlandı.