Skip to content Skip to navigation

Özür Dilemek Hiç Bu Kadar Etkili Olmamıştı

17/07/2014 - 11:27

Adamın biri çok sinirli biçimde yolda yürüyormuş. Yolun ortasında bir kutu görmüş ve sert bir tekme atmış kutuya. Sonra yürümeye devam etmiş. Karşısına çıkan ilk çöp kutusuna da bir tekme savurmuş. Birkaç adım daha gitmiş ve yerde gördüğü şişeyi de tekmelemiş. Hareketlenen şişenin içinden bir cin çıkmış ve “Dile benden ne dilersen ey sahip” dediğinde, adam “Özür dilerim” cevabını vermiş.

Bazen içinde bulunduğumuz ruh hali sonradan pişman olacağımız hareketler yapmamıza neden olabiliyor. Hatasız kul olmaz, ama hatalarımızla sevdiğimiz ve değer verdiğimiz insanları üzebiliyoruz. Bazı durumlarda yanlışımızı düzeltebilirken bazı durumlarda özür dilemekten başka bir şey gelemiyor elimizden.

Özür dilemenin kendince bir takım incelikleri var. Örneğin yanlışın kendimizde olduğunu düşünmüyorsak, sırf karşımızdaki kişiyle aramızdaki gerginliği sonlandırmak için özür dilememeliyiz. Böyle özürler o an için ortamı yumuşatıyor olsa bile uzun vadede haksız yere özür dilediğimiz kişiyle aramızdaki ilişkiye zarar verebilir. Bir başka nokta herkese ve her durumda aynı şekilde özür dilememiz gerektiğidir.

Columbia Üniversitesi'nden Heidi Grant Halvorson özür dilemenin incelikleri üzerine yaptığı bir dizi araştırmanın sonuçlarını Succeed: How We Can Reach Our Goals adlı kitabında yayımladı. Ayrıca Maryland Üniversitesi’nden Ryan Fehr ve Michele Gelfand da özür dilemenin hangi durumlarda etkili olduğunu araştırmış. Her iki araştırma dizisinin sonuçlarını birleştirdiğimizde dört nokta dikkat çekiyor: özür dilenen kişinin benliği, özür dileme şekli, empati ifadesi ve toplumsal normlar ile kurallar.

Benlik ile kastedilen, kişinin kendi kimliği, değerleri ve yetenekleri hakkındaki fikridir. Bağımsız benliğe sahip kişiler kendilerini diğer insanlardan ayrı ve özgür olarak nitelendirir. Bu kişiler için kendi kararları, kendi hakları, kendi hedefleri ve kendi başarıları çok önemlidir. Diğer yandan ilişkisel benliğe sahip insanlar kendilerini başkalarına bağlı olarak nitelendirir ve kendilerini başkalarıyla olan ilişkileri üzerinden anlatırlar. Fehr ve Gelfand’in araştırmasının sonuçlarına göre eğer bağımsız benliğe sahip birisinden özür diliyorsanız bu kişiye hatanızı daha sonra telafi edeceğinizi de söylemeniz gerekiyor. Aksi takdirde özrünüzü dikkate almayacaktır. İlişkisel benliğe sahip kişilerin ikna olup özrünüzü kabul etmesi içinse kendi duygularınızdan bahsetmeniz ve ne kadar üzgün olduğunuzu sözel biçimde ifade etmeniz gerekiyor.

Heidi Grant Halvorson’a göre ise özür dileme şekliniz çok önemli. Özür dilerken “ben dili” yerine “sen dili”ni kullanmak özrünüzü daha işlevsel kılıyor. Örneğin “Seni kırdım, özür dilerim” demek, “Ben hatalıyım, özür dilerim” demekten daha etkili, çünkü bu şekilde karşınızdaki insana, onu, kendinizden daha önemli bulduğunuzu hissettirmiş oluyorsunuz.

Ayrıca “sen dili”ne empati içeren ifadeler eklemek özrünüzü daha etkili hale getirebiliyor. Örneğin Halvorson’un çalışmasına göre “Seni kırdım, özür dilerim” yerine “Seni kırdım. Şu an bana çok kızmış olmalısın, çünkü benden böyle bir hareket beklemiyordun” gibi karşınızdaki insanın hislerini anlatan ifadeler kullanmanız daha kolay affedilmenizi sağlayacaktır.

Son olarak, özür dilerken toplumda geçerli olan genel kuralları bildiğinizi karşınızdaki kişiye hissettirmeniz gerekiyor. Örneğin “Biliyorum normalde toplum içinde sana bağırmam yanlıştı. Özür dilerim” demek, “Üzgünüm, özür dilerim” demekten daha etkili olabiliyor.

Bilimsel çalışmaların sonuçlarından faydalanmak özür dilediğimiz kişinin bizi dinlemesini ve anlamasını kolaylaştıracaktır.

Kaynaklar:

  • Bresnahan, M. J., Levine, T. R., & Chiu, H. C., “Self-construal as a predictor of communal and exchange orientation in Taiwan and the United States”, Asian Journal of Social Psychology, Cilt 7, Sayı 2, s. 187–203, 2004.
  • Cross, S. E., Gore, J. S., & Morris, M. L., “The relational-interdependent self- construal, self-concept consistency, and well-being”, Journal of Personality and Social Psychology, Cilt 85, Sayı 5, s. 933–944, 2003.
  • Fehr, R., & Gelfand, M. J., “When apologies work: How matching apology components to victims’ self-construals facilitates forgiveness”, Organizational Behavior and Human Decision Processes, Cilt 113, Sayı 1, s. 37-50, 2010.
  • Halvorson, H. G. (2010). Succeed: How we can reach our goals”, Penguin. com

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

Gençleri bilim insanlarıyla bir masa etrafında buluşturarak bilimle aralarında köprü kurmalarını hedefleyen Bilim Genç Kafe, 13 Aralık 2018 Perşembe günü Konya Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Sosyal Bilimler

2018 yılı TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri açıklandı. TÜBİTAK Yönetim Kurulu tarafından bu yıl üç Bilim Ödülü, üç Özel Ödül ve on iki Teşvik Ödülü verildi.

Sosyal Bilimler

Renkler çevremizi algılama şeklimizi belirgin şekilde etkiliyor. Peki, dünyayı renkli değil de siyah-beyaz görseydik hayatımızda neler değişirdi, hiç düşündünüz mü?

Sosyal Bilimler

Sinemanın ilk dönemlerinde birçok özel efekt tekniği geliştiren Georges Melies (1861-1938) özel efektlerin öncüsü olarak anılır.

Sosyal Bilimler

Kasım ayının 16’sında, altmış ülkeden temsilciler Fransa’daki Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı’nda bir araya gelerek Uluslararası Birim Sistemi’nde (SI) değişiklikler yapmaya karar verdi.

Sosyal Bilimler

13. TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın başvuruları 07 Ocak 2019 – 08 Şubat 2019 tarihleri arasında yapılacak.

Sosyal Bilimler

50. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın başvuruları 20 Aralık 2018 - 04 Ocak 2019 tarihleri arasında yapılacak.

Sosyal Bilimler

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ekim ayında objektiflerinizi geleneksel yöntemlerle hazırlanan yemeklerimize odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #TürkMutfakKültürü etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar arasından en beğenilenler belirlendi.

Sosyal Bilimler

Doğa yürüyüşü yaparken aynı zamanda tarihte yolculuğa çıkabileceğiniz ülkemizdeki kültür yolları sayesinde Anadolu’nun zengin tarihini, kültürel ve doğal güzelliklerini yürüyerek veya bisikletle keşfedebilirsiniz.

Sosyal Bilimler

Kültürel miras denilince aklınıza ne geliyor? Her yıl binlerce ziyaretçinin akınına uğrayan geçmiş medeniyetlere ait tarihi kalıntılar mı? Peki, kebabın tadına ayrı bir lezzet katan yufka ekmeği?