Skip to content Skip to navigation

Philae Uyandı

Dr. Mahir E. Ocak
22/06/2015 - 16:42

Geçtiğimiz senenin en önemli bilimsel olaylarından biri Philae adlı uzay aracının 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyrukluyıldızının üzerine indirilmesiydi. Yaklaşık 100 kg ağırlığında olan ve üzerinde çeşitli analiz cihazları bulunan aracın, kuyrukluyıldızlar ve Güneş Sistemi hakkında pek çok soruyu cevaplamaya yardımcı olacağı düşünülüyordu. Ancak inişten sonra işler beklendiği gibi gelişmedi. Uzay aracı gölgede kaldığı için pillerini şarj edemedi ve 60 saatlik kısa bir çalışmadan sonra uyku moduna girdi. 67P Güneş’e yaklaştıkça Philae’nin daha fazla güneş ışığı alacağı ve pillerini şarj ederek yeniden çalışmaya başlayacağı düşünülüyordu, ama Mart ve Nisan aylarında uzay aracı ile bağlantı kurma çabaları sonuçsuz kalmıştı. Ancak nihayet beklenen oldu ve Philae 13 Haziran akşamı Dünya ile bağlantı kurdu. Avrupa Uzay Ajansı’nda (ESA) çalışan araştırmacılar, bağlantının yaklaşık 85 saniye sürdüğünü söylüyor. Elde edilen verilerden, Philae’nin daha önce uyandığı ve çeşitli çalışmalar yaptığı, ancak bağlantı kurmayı başaramadığı anlaşılıyor.

Philae’nin çalışmaya devam edebilmesi için ortam sıcaklığının -45°C’nin üzerinde olması ve aracın pillerinde en az 19 Watt güç olması gerekiyor. Philae’nin gönderdiği verilerse şu anki ortam sıcaklığının -36°C civarında olduğunu ve aracın pillerinde 24 Watt güç olduğunu gösteriyor. Bu durum Philae’nin çalışmaya ve Dünya’ya veriler göndermeye devam edebileceği anlamına geliyor.

67P kuyrukluyıldızı 13 Ağustos’ta günberi konumuna (Güneş’e en yakın olduğu noktaya) ulaşacak. Philae’nin ve kuyrukluyıldızın etrafında yörüngede olan Rosetta aracının, görevin tamamlanmasının planlandığı tarih olan Aralık 2015’e kadar Dünya’ya çok önemli veriler göndereceği düşünülüyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Ay, Güneş’ten sonra gökyüzündeki en parlak ikinci gökcismi. Ay gökyüzü gözlemcilerine çıplak gözle gerçekleştirebilecekleri birçok gözlem imkânı sunuyor. Örneğin her gece gökyüzünde Ay’ı farklı bir şekilde görürüz. Çünkü Dünya etrafındaki yörünge hareketi sırasında Ay’ın Güneş’e göre konumu sürekli değişir.

Gökbilim ve Uzay

“Şu an saat kaç?” sorusuna saatimize hemen cevap verebiliriz. Geçmişteyse zamanı ölçmek hiç de kolay değildi. Usturlap adı verilen alet, Güneş ve yıldız gibi gökcisimlerinin gökyüzündeki konumuna göre zamanı ölçmeyi sağlıyordu.

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak. 

Gökbilim ve Uzay

MESSENGER uzay aracının topladığı kütleçekim verilerini analiz eden araştırmacılar Merkür’ün büyük, katı bir iç çekirdeğe sahip olması gerektiği sonucuna vardılar.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter, üzerindeki renkli şeritler ve Büyük Kırmızı Leke ile gökyüzü gözlemcilerine hayli ilginç görüntüler sunar. Jüpiter’in atmosferindeki, ekvatora paralel açık ve koyu renklerdeki şeritlerin renginin atmosferdeki gazların türü ve sıcaklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?

Gökbilim ve Uzay

Uzayda, 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin içinde oluştuğu toz ve gaz bulutundan kalma kayaç ve metal parçaları bulunur.