Skip to content Skip to navigation

Plastik Atıklardaki Mikroorganizmalar

Ayşenur Okatan
20/05/2019 - 17:13

Plastik kirliliği, hızla artan çevre sorunlardan biri. Dünya genelinde yılda üretilen plastiğin %10’u denizlerde birikiyor. Araştırmacılar tatlı su ve tuzlu su ortamlarındaki plastik atıkların insan sağlığına etkisi üzerine araştırmalar yapıyor.

Doğaya bırakılan plastiklerin parçalanma ve radyasyona maruz kalma gibi fiziksel ve kimyasal süreçlerden dolayı daha küçük parçalara ayrışması sonucu mikroplastikler oluşur. Plastikler doğada kolayca parçalanmadıklarından mikroplastikler ekosistemde kalıcı kirliliğe yol açar. Özellikle de denizlerde parçalanmaları suyun soğuk ve tuzlu yapısından dolayı karaya göre daha zordur.

Singapur Ulusal Üniversitesinden Emily Curren ve Sandric Chee Yew Leong, sonuçları Science of the Total Environment dergisinde yayımlanan araştırmada tropik kıyılardaki insan kaynaklı mikroplastik kirliliğini ve mikroplastiklerin üzerinde yaşayan mikroorganizmaları inceledi.

Singapur’un kuzey ve güney kıyılarında gerçekleştirilen çalışmada yoğun nüfuslu, seyrek nüfuslu ve nüfusun bulunmadığı üç sahilden kum örnekleri alındı. Kum örnekleri, içinde deniz suyu olan kovalara döküldü. Yoğunluk farkı nedeniyle suyun yüzeyine çıkan mikroplastik örnekleri toplanarak analiz edildi.

Yapılan incelemeler insanların yoğun şekilde yaşadığı sahil bölgelerinden alınan örneklerin daha fazla mikroplastik içerdiğini gösteriyor. Ayrıca mikroplastiklerde bulunan mikroorganizmaların tür ve sayısı da farklı kumsallara göre değişiyor. Bazı mikroorganizmalar insan vücudunda hastalık yaparken (patojen) bazıları mikroplastiklerin yapısında bulunan, insan sağlığına zararlı organik maddeleri parçalayarak doğal yollarla yok olmalarını sağlıyor.

Araştırmanın sonuçları insan sağlığına zararlı bazı mikroorganizmaların mikroplastikler yoluyla taşınabileceğini gösteriyor. Mikroplastiklerin parçalanmasını sağlayan yararlı mikroorganizmalar ise gelecekte denizlerdeki plastik kirliliğinin önlenmesinde kullanılabilir.

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç olarak temmuz ayında objektiflerinizi çevrenizdeki taşlara odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç olarak haziran ayında objektiflerinizi çevrenizdeki ağaçlara odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yalıçapkınıgiller ailesinde yer alan bayağı yalıçapkını (Alcedo atthis) Avrupa, Güneydoğu Asya ve Afrika’da görülür.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilimsel çalışmalar, günümüzden 90 milyon yıl önce Güney Kutbu civarındaki karaların yağmur ormanlarıyla kaplı olduğunu gösteriyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

NASA tarafından alınan uydu görüntüleri Çin’deki hava kirliliğinde çok büyük düşüş yaşandığını gösteriyor. Yaşanan değişim kısmen de olsa koronavirüsün yayılmasını önlemek için alınan önlemlere bağlanıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Her canlı kendine en uygun yaşam koşullarında varlığını sürdürür. Örneğin bir kutup ayısı çölde yaşayamazken çölde büyüyüp gelişen bir kaktüs kutuplarda hayatta kalamaz. Okyanusta yaşayan canlıların da büyüyüp gelişebilmesi için deniz suyunun asitlik derecesinin belirli bir seviyede olması gerekiyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Uluslararası bir araştırma grubunun Nature Reviews’ta yayımladıkları bir makaleye göre, küresel ısınmanın ana nedeni olan atmosferdeki karbondioksit artışı, aynı zamanda yeryüzündeki bitki örtüsünün çoğalmasına sebep oluyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

İlki 2017 yılında gerçekleştirilen Antarktika bilim seferi yolculuğumuzun dördüncüsüne (TAE-IV) katılacak 24 kişilik ekip 9 Şubat’ta yolculuklarına başlıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Günümüzde küresel ısınmanın da etkisiyle orman yangınları günlerce hatta aylarca sürebiliyor. Yangınları kontrol altına almak ise gitgide zorlaşıyor. Orman yangınları sonucunda yangının büyüklüğüne bağlı olarak birçok hayvan yaşamını kaybediyor ve çok sayıda bitki yok oluyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bitkiler atmosferdeki karbondioksiti kullanarak fotosentez yapar. Fotosentez sonucu hem besin üretilir hem de oksijen açığa çıkar. Canlıların solunum yapması için gerekli oksijenin büyük kısmı bitkilerden sağlanır. Bu bakımdan ormanlar en önemli oksijen kaynağıdır.