Skip to content Skip to navigation

Prof. Dr. Yavuz Ekşi ile Söyleşi

Bilim Genç
09/12/2014 - 09:08

Evrenin büyük ölçekteki yapısını ve zaman içindeki değişimini inceleyen astrofizik bilimi, bu alanda çalışanlara uçsuz bucaksız bir araştırma imkânı sağlıyor. Süpernovalar, nötron yıldızları, karadelikler, kuyrukluyıldızlar, güneş patlamaları ve keşfedilmeyi bekleyen yeni yıldızlar astrofizik alanındaki bazı çalışma konuları. Ülkemizde de özellikle nötron yıldızları konusunda araştırmalar yapan Prof. Dr. Yavuz Ekşi’yle kendisi ve astrofizik çalışmaları hakkında bir söyleşi yaptık.

TÜBİTAK Bilim Genç: Kendinizi tanıtır mısınız?

Prof. Dr. Yavuz Ekşi: 1972 yılında İstanbul'da doğdum. Kadıköy Anadolu Lisesi'nde okurken fen ve matematik derslerinde çok parlak bir öğrenci olduğum söylenemezdi, ama bilime hayli ilgi duyardım. Her ay TÜBİTAK Bilim ve Teknik dergisini alır ve merakla okurdum. Ancak sınavlara yeterince yoğunlaşarak çalışamazdım. Nitekim lise 2. sınıfta fizik dersinden bütünlemeye kaldım. O yaz fizik sınavına çalışmak bana mutluluk verdi. Son sınıfa geçtiğimde ise bu alanın tam bana göre olduğunu anlayıp fizikçi olmaya karar verdim.

TÜBİTAK Bilim Genç: Aileniz fizikçi olma isteğinizi nasıl karşıladı?

Prof. Dr. Yavuz Ekşi: Ailem bu isteğimi başta geçici bir heves olarak algıladı ve caydırmak için epey dil döktü. Üniversite giriş sınavında, biraz da ailemin gönlü olsun diye, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Elektrik Mühendisliği Bölümü’nü tercih ettim. Burada ilk iki sene daha çok temel fizik ile ilgili dersler vardı ve hayli mutluydum. Ancak daha sonra mühendislik derslerinin ağırlık kazanmasıyla kendimi mutsuz hissetmeye başladım. Derslerimle ancak geçecek kadar ilgileniyor, geri kalan zamanımda kuantum mekaniği, analitik mekanik ve genel görelilik gibi fizik konularında ders kitapları okuyor ve sadece fizik ile uğraşacağım zamanların hayalini kuruyordum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Daha sonraki eğitim hayatınızda fizik alanında neler yaptınız?

Prof. Dr. Yavuz Ekşi: Lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nde yüksek lisansa başladım. Bu noktadan sonra ailem fiziğin benim için geçici bir heves olmadığını anladı ve beni mümkün olduğunca destekledi. Ancak eğitimimin başlarında, 1997'de, uzak yol kaptanı olan babamı gemide geçirdiği bir kaza sonucu kaybettim. İki yıl kadar bir bocalama dönemi geçirdim. Ailemi geçindirmek için ya fiziği bir hobi olarak sürdürüp elektrik mühendisi olarak bir işe girecektim ya da tamamen fizik alanına yoğunlaşacaktım. 1999’da doktoraya başlamadan hemen önce Boğaziçi Üniversitesi’nde araştırma görevlisi oldum ve kafamdaki tartışmaları bir kenara bıraktım.

TÜBİTAK Bilim Genç: Peki, yüksek lisans ve doktora eğitiminizde kimlerle ve hangi alanlarda çalıştınız?

Prof. Dr. Yavuz Ekşi: Yüksek lisansta Boğaziçi Üniversitesi’ndeki danışmanım Prof. Dr. Enise Nihal Ercan sayesinde astrofiziğe yöneldim. Bu noktada İTÜ Fizik Mühendisliği Bölümü’den Prof. Dr. Ahmet T. Giz’den öğrendiğim sayısal yöntemlerin büyük yararını gördüm. Doktora sırasında nötron yıldızları konusunda dünyada söz sahibi bir uzman olan Prof. Dr. M. Ali Alpar (Sabancı Üniversitesi) ile çalışma olanağı buldum. Doktorayı tamamladıktan sonra Harvard Smithsonian Astrofizik Merkezi’nde, burslu olarak, 10 ay kadar doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştım. Türkiye’ye dönünce bir süre daha Sabancı Üniversitesi'nde doktora sonrası araştırmacı olarak görev yaptım. 2006’dan beri İTÜ Fizik Mühendisliği Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışıyorum. Geçen yaz da, Yüksek Öğretim Kurumu bursu ile Almanya’daki Jena Astronomi Enstitüsü’nde misafir bilim insanı olarak görev yaptım.

TÜBİTAK Bilim Genç: Hangi konularda araştırma yapıyorsunuz?

Prof. Dr. Yavuz Ekşi: Yıldızlar yaşamlarının sonunda beyaz cüce, nötron yıldızı veya karadelik gibi yoğun nesneler oluşturur. Ben nötron yıldızları üzerine araştırmalar yapıyorum. Güneş’ten bile daha büyük kütleye sahip olan bu nesnelerin yarıçapı sadece 10 km. Ayrıca bazıları çok hızlı dönüyor ve Dünya’da asla üretemeyeceğimiz kadar yüksek manyetik alanlara sahipler. Nötron yıldızlarının bazılarının etrafında gazdan oluşmuş bir disk var. Şu anda İstanbul Üniversitesi'nden Doç. Dr. Tolga Güver ile birlikte yürüttüğümüz TÜBİTAK projesinin konusu da böyle bir diske sahip bir nötron yıldızının yaşamının nasıl olacağı üzerine.

TÜBİTAK Bilim Genç: Nötron yıldızları ile ilgili başka ne tür araştırmalar yapıyorsunuz?

Prof. Dr. Yavuz Ekşi: İTÜ'de çalışmaya başladıktan sonra kütleçekim kuramları ile ilgilenmeye başladım. Einstein tarafından geliştirilmiş bir kütleçekim kuramı olan genel görelilik kuramı Güneş Sistemi’nde yapılan sınamalardan başarıyla geçti. Ancak nötron yıldızlarının çevrelerinde oluşturduğu kütleçekim alanı Güneş’inkinden çok daha kuvvetli. Çoğunlukla astrofizikçiler olarak genel göreliliğin bu büyüklükteki kütleçekim alanlarında da geçerli olduğunu varsayarız, ama aslında elimizde bu alanlar için bir sınama yok. Acaba nötron yıldızlarını, Einstein'in genel görelilik kuramı ve bu kuramın alternatiflerini sınamakta kullanabilir miyiz? Çalışma arkadaşlarım Doç. Dr. A. Savaş Arapoğlu (İTÜ) ve Prof. Dr. Cemsinan Deliduman (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) ile birlikte tamamladığımız TÜBİTAK projesinde bu soruyu ele aldık. Tabii uğraştıkça yeni problemler fark ediyoruz. Bu nedenle projeyi tamamlamamıza rağmen bu alandaki çalışmalarımıza devam ediyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Sizi bu konularda araştırma yapmaya yönelten sebepler neler?

Prof. Dr. Yavuz Ekşi: Fizikçiler yeryüzündeki laboratuvarlarda test ettikleri kuramların evrenin her yanında geçerli olup olmadığını yani kuramlarının sınırlarını merak eder. Nötron yıldızları hep aşırı özelliklere sahip olduğundan bir fizikçi için müthiş bir laboratuvardır. Nötron yıldızlarını çalışmak genel görelilikten plazma fiziğine, nükleer fizikten yoğun madde fiziğine kadar neredeyse tüm fizik alanları ile ilgili bilgileri sentezlemeyi gerektiriyor. Keşfedilmelerinden bu yana 50 yıl geçmesine rağmen hâlâ astrofiziğin ilgi duyulan konuları arasında yer alan nötron yıldızları geniş araştırma olanaklarıyla bana hayli cazip geliyor.

İlgili İçerikler

Fizik

Ay'a ulaşmamızı sağlayan en önemli teknolojilerden biri roketlerdi. Peki, roketler nasıl çalışıyor? Deneyler köşesinin bu etkinliğinde bir araba tasarlayarak Newton'un hareket yasalarını ve roketlerin çalışma prensibini öğreniyoruz.

Fizik

Söz konusu elektronlar, protonlar gibi “noktasal” parçacıklar olduğunda aynı işaretli elektrik yüklerinin birbirini ittiği, zıt işaretli elektrik yüklerinin birbirini çektiği bilinir. Ancak çok sayıda elektrik yüklü noktasal parçacığın bir araya gelmesiyle oluşan “bileşke” parçacıklarda durum farklıdır. 

Fizik

Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Romer, ışık hızını belirlemek için çalışmalar yapan ilk bilim insanlarından biridir. Romer, yaptığı uzun süreli gözlemler sonucunda Jüpiter’in uydularından Io’nun iki tutulması arasında geçen zamanlarda farklılıklar tespit etti.

Fizik

Bu etkinliğimizde yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisinin farklı enerji türlerine dönüştüğünü gözlemleyebileceğimiz bir düzenek tasarlayacağız.

Fizik

James Watt’ın buhar motorunu keşfetmesi Sanayi Devrimi’nin başlangıcı olarak kabul edilir. James Watt, buhar motorunu madenlerde ortaya çıkan suyun dışarı pompalanması için etkili bir yöntem ararken geliştirdi. İlk yazımızda Arşimet, 12. yüzyılda yaşayan el-Cezeri ve 16. yüzyılda yaşayan Takiyüddin’in suyun yukarı taşınması için geliştirdikleri düzenekleri anlatmıştık.

Fizik

Uluslararası bir araştırma grubu, araçların arka kısımlarına hava püskürten cihazlar yerleştirerek hava sürtünmesini azaltmayı başardı. Dr. Ruiying Li ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Physical Review Fluids’te yayımlandı.

Fizik

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemelerden güneş enerjisi ile çalışan bir yel değirmeni düzeneği tasarlayarak enerji dönüşümünü gözlemleyeceğiz.

Fizik

Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü ve Zürih Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, aşırı derecede düşük sıcaklıklara soğutulduğunda bile suyun donmasını engelleyen bir yöntem geliştirdi. 

Fizik

Nano ölçekteki malzemelerin özelliklerinin anlaşılması için gerçekleştirdiği uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Hasan Şahin ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Fizik

Gözümüz karanlık veya aydınlık ortamlarda, nesnelerin çok uzakta ya da çok yakında olduğu durumlarda net görüntüler oluşturabiliyor. Etkileyici fotoğraflar çekebilmek içinse fotoğraf makinesinde doğru ayarların yapılması gerekiyor. Gelin, görüntü oluşturma özelliğine sahip olan insan gözü ile fotoğraf makinesini karşılaştıralım.