Skip to content Skip to navigation

Sanatçılar Kömür Madeni Atık Suyundan Sarı Boya Pigmenti Elde Etti

Dr. Tuba Sarıgül
23/05/2018 - 13:00

Onya McCausland

Londra Kolej Üniversitesi (UCL) Slade Güzel Sanatlar Okulu’ndan Onya McCausland isimli sanatçı, eski kömür madeninin atık sularından sanat eserlerinde kullanılabilecek kalitede beş farklı tonda pigmentler elde etti.

Pigmentler renkli kimyasal maddelerdir. Bir malzemeyi renklendirmek ya da malzemenin rengini değiştirmek amacıyla kullanılırlar. İnsanlar çok eski zamanlardan beri hayvanlardan, bitkilerden ve topraktaki minerallerden elde ettikleri pigmentleri renklendirme amacıyla kullanıyor. Günümüzde pigmentler yapay olarak da üretilebiliyor.

Demir, oksijen ve hidrojenden oluşan mineraller çok eski zamanlardan beri kahverengi, sarı ve kırmızı tonlarda pigment elde etmek için kullanılıyor.

Onya McCausland, Manzarayı Renge Dönüştürmek (Turning Landscape Into Colour) projesi kapsamında eski kömür maden sahasındaki atık su arıtma alanlarını ziyaret etti.

The Coal Authority

Kapanan madenlerin içinde yeraltı suları birikebilir. Kayaçların yapısında bulunan bazı mineraller (örneğin demir içeren mineraller) suyun içinde çözünür. Bu sular yeraltı sularına ve toprağa karışarak çevre kirliliğine sebep olabilir. Bu nedenle arıtılmaları gerekir. Arıtma sürecinde ilk olarak atık sular hava ile karıştırılır. Bu süreçte suyun içinde çözünmüş halde bulunan, demir içeren maddeler katı hale dönüşür ve arıtma sahasındaki göletlerin dibine çöker.

Onya McCausland ziyaret ettiği maden atık su arıtma sahalarında biriken maddelerden örnekler aldı. Bu örneklerden elde edilen pigmentlerin farklı özellikleri (örneğin ışığa karşı dayanıklılığı) laboratuvarda incelendi. Elde edilen pigmentlerin güzel sanatlar alanında boya olarak kullanılabilecek kalitede olduğu belirlendi.

 

 

Yayın hakkı: UCL News - Onya McCausland’in kömür madenlerinin atık sularından elde ettiği pigmentler

Büyük Britanya’nın İskoçya, Lancashire, Yorkshire ve Güney Galler bölgelerindeki beş farklı maden sahasından elde edilen sarı pigmentlerin tonları arasında dikkat çekici farklılıklar var. Pigmentler arasındaki ton farklılıklarının, örneklerin alındığı alanlardaki jeolojik yapıların kimyasal bileşiminin birbirinden farklı olmasından kaynaklandığı düşünülüyor.

İlgili İçerikler

Kimya

Experimentarium Bilim Merkezi’nin kurucu müdürü Asger Hoeg ile Türkiye’deki bilim merkezlerinin nasıl geliştirilebileceğini konuştuk.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün bu yılki sahipleri Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden Frances H. Arnold, Columbia Üniversitesi’nden George P. Smith ve Cambridge Üniversitesi’nden Gregory P. Winter oldu.

Kimya

Sonbahar mevsiminin en belirgin özelliklerinden biri doğadaki renk cümbüşüdür. Ağaçların yaprakları yeşilden parlak sarıya, turuncuya, kırmızıya ve kahverengiye doğru renk değiştirir.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yoğunluk kavramından faydalanarak kendi gökkuşağımızı oluşturacağız.

Kimya

Toryumun doğal olarak bulunan altı izotopu (proton sayıları aynı, nötron sayıları farklı olan atomlara izotop denir) var. Bunlardan toryum-232 yer kabuğunda en yaygın olarak bulunan toryum izotopu. Yarı ömrü ise 14 milyar yıl yani neredeyse evrenin tahmin edilen yaşıyla eşit.

Kimya

Uranyum elementinin doğal olarak bulunan üç izotopu var (laboratuvarda yapılanlarla birlikte toplam 19 izotopu bulunuyor). Doğada bulunanlar uranyum-234, uranyum-235 ve uranyum-238.

Kimya

Mikroakışkanlar temelini fizik, kimya, biyoloji ve mühendislikten alan disiplinler arası bir araştırma alanıdır. Bu alanda minyatür sistemlerin üretilmesine yönelik araştırmalar yapılır. Bu sistemler DNA çiplerin üretimi, biyolojik tahliller ve kimyasal sentezler gibi amaçlarla kullanılabilir.

Kimya

Uluslararası bir araştırma grubu, paketleme ve tekstil alanlarında en sık kullanılan polimer türlerinden biri olan polietilen tereftalatı (PET) biyolojik olarak parçalayabilen enzimin verimliliğini artırmayı başardı.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde meyve ve sebzeleri kullanarak kendi pilimizi tasarlıyoruz.

Kimya

Toplumda bilim kültürünün ve iletişiminin geliştirilmesini amaçlayan Bilim ve Toplum Programları 2007 yılından bu yana Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı tarafından yürütülüyor.