Skip to content Skip to navigation

Şeker Bağımlılığımızı Nasıl Kontrol Edebiliriz?

Dr. Tuba Sarıgül
18/02/2015 - 09:39

Obezite ve şeker hastalığı günümüzdeki en önemli sağlık problemlerinden. Ancak bu hastalıklar insanlar için hayati öneme sahip bir ihtiyaçla yani beslenmeyle ilişkili olduğundan tedavi süreçleri diğer hastalıklara göre daha karmaşık.

Neredeyse bütün insanlar şekerli besinleri sever. Ancak fazla şeker tüketiminin birçok hastalığa sebep olduğu biliniyor. Bu nedenle insanların şeker bağımlılığı problemlerinin çözülmesi gerekiyor. Fakat insanların şekerli besinleri tüketme istekleri azaltılırken, sağlıklı yemek yeme alışkanlıkları bu değişimden olumsuz şekilde etkilenmemeli.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) sinirbilim alanında çalışan bilim insanları Cell dergisinde yayımlanan araştırmalarında ilk defa beyinde şeker yeme dürtüsünün nasıl oluştuğunu ve bu sürecin normal beslenme ihtiyacının ortaya çıkışından farklı olduğunu belirledi.

Yemek yemenin beyinde mutluluk hissiyle ilişkili olan ödül sistemini harekete geçirdiği biliniyor. Bağımlılığa yol açan uyuşturucu maddeler de beyinde benzer bir etkiye neden oluyor. MIT’den araştırmacılar beyinde beslenme ihtiyacını kontrol eden bölgenin, ödül sisteminden sorumlu bölgeyle bağlantılı olduğunu gösterdi. Bu bağlantının etkinleşmesi şeker yeme dürtüsünün ortaya çıkmasına neden olurken, iki bölge arasındaki bağlantının engellenmesi durumunda normal yeme alışkanlığında bir değişim olmaksızın şeker yeme isteği azalıyor. Bu sonuçlar aşırı yemek yeme sorununun tedavisine yönelik yeni yaklaşımların geliştirilmesine imkân sağlayabilir.

1

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Gece yatarken, sabah uyanır uyanmaz, yolda yürürken veya ders çalışırken akıllı telefonunuzu sık sık kontrol ediyor musunuz? Günlük alışkanlıklarımızdan biri olduğu düşünülse de ekran bağımlılığı teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği yeni bir hastalık olabilir.

Tıp ve Sağlık

Vücudumuzu mikroorganizma adı verilen gözle görülemeyecek kadar küçük trilyonlarca canlı ile paylaştığımızı biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Yapılan bir araştırma ikizlerin toplumun genelinden daha uzun yaşadığını gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Bir sabah uyandınız. Ancak yataktan hiç çıkmak istemediniz. Boğaz ağrısı ve öksürük de cabası. Peki, ama neden? 1676 yılında Hollandalı mikrobiyolog Antonie van Leeuwenhoek göl suyunu kendi tasarımı olan mercekli mikroskopta incelerken farklı bir canlı türü keşfetti.

Tıp ve Sağlık

Dünya genelinde kanser, diyabet ya da bulaşıcı hastalıklar nedeniyle birçok kişi hayatını kaybediyor. Doktorların uyarıları, düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı yaşam uygulamaları ile bu hastalıkların önüne geçilmeye çalışılıyor.

Tıp ve Sağlık

Cep telefonlarının ve klavyelerin klozet kapaklarından daha kirli olduğunu biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Utah Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı üç boyutlu yazıcılarla canlı hücrelerden bağ doku, tendon ve omurga üretmek için bir yöntem geliştirdi. Gelecekte bu yöntemle üretilen dokular tedavi amacıyla kullanılabilir.

Tıp ve Sağlık

ABD’li biyolog Ross G. Harrison 1907’de erişkin bir kurbağadan elde ettiği lenf sıvısında kurbağa sinir hücrelerini büyütmeyi başardı.

Tıp ve Sağlık

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü bu yıl, kanser tedavisi için bağışıklık sistemini hedef alan yöntemlerin geliştirilmesine yaptıkları katkılar sebebiyle James P. Allison ve Tasuku Honjo'ya verildi.

Tıp ve Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçtiğimiz haziran ayında güncellenen Uluslararası Hastalık Sınıflandırması’na video oyunu oynama bozukluğu eklendi.