Skip to content Skip to navigation

“Şifrem Neydi?” Derdine Teknolojik Çareler

İlay Çelik
07/07/2014 - 13:39

İnternet sitelerine girerken kullandığınız şifreleri hatırlamaya çalışmaktan bıktınız mı? İnternet kullanan hemen hemen herkes bu sorunu yaşıyor. Araştırmacılar ise bu soruna yönelik teknolojik çözümler üretmeye çalışıyor.

İnternet kullanımının ve mobil cihazların yaygınlaşmasıyla pek çok siteye ya da uygulamaya girmek alışkanlığımız haline geldi. Bu da, her biri için şifre oluşturmamız gerektiği anlamına geliyor. Hepsi için tek bir şifre belirlemek pratik bir çözüm gibi görünebilir, ancak hiç de güvenli sayılmaz. Çok sayıda farklı ve yeterince güvenli şifreler oluşturmak ve bunları akılda tutabilmekse epey zahmetli.

ABD’deki Carnegie Mellon Üniversitesi’nde, bir araştırma ekibi şifre sorununu çözmek amacıyla hafıza tekniklerinin kullanıldığı bir sistem geliştirdi. Bu sistemle hem güvenli şifrelerin oluşturulması hem de bunların çok daha kolay şekilde akılda tutulması mümkün oluyor. Araştırmacılar söz konusu sistemi, Joshua Foer’in Moonwalking with Einstein (Einstein’la Ay Yürüyüşü) adlı kitabındaki İnsan-Eylem-Nesne (İngilizce kısaltması PAO) yönteminden esinlenerek geliştirmiş.

Sistem, önce sizden ilginç bir yer (örneğin bir futbol sahası) ile ünlü olan (örneğin Barış Manço) ya da tanıdığınız bir kişinin resimlerini seçmenizi istiyor. Daha sonra, rastgele bir nesneyle rastgele bir eylem hayal ederek bir “PAO hikâyesi” oluşturmanız gerekiyor. Örneğin “Barış Manço futbol sahasında telefon haşlıyor.” Birkaç görüntü çifti oluşturup onlarla ilgili hikâyeleri ezberledikten sonra ise sıra şifreler üretmeye geliyor. Örneğin yukarıdaki hikâyede “telefon” ve “haşlamak” kelimelerinin ilk üç harfi birleştirilerek “telhaş” şeklinde bir şifre oluşturulabilir. Böylece Barış Manço’ya ve futbol sahasına ait resim ikilisiyle ilişkili bir şifre üretilmiş olur. Birkaç resim ikilisi yan yana getirildiğindeyse kırılması hayli zor şifreler oluşturulabiliyor. Eğer dokuz cümle ezberlerseniz bu sistemle 126 farklı şifre üretilebiliyor.

Tüm bunlar biraz zahmetli gibi görünse de araştırmacıların geliştirdiği mobil uygulama sayesinde sistemi kullanmak kolaylaşıyor; mobil cihazınız, size resim ikililerini ara ara rastgele biçimde göstererek onlarla ilgili oluşturduğunuz hikâyeleri kafanızda canlı tutmanızı sağlıyor.

Kanada’dan başka bir araştırma ekibiyse “öyküleyici doğrulama” olarak adlandırdıkları farklı bir şifreleme sistemi oluşturmuş. Sistemde bir kişinin günlük etkinlikleriyle ilgili ayrıntılar şifre olarak kullanılıyor. Ottawa’daki Carleton Üniversitesi’nde görev yapan Carson Brown ve çalışma arkadaşlarının oluşturduğu sistem, arka planda günlük etkinliklerinizi kaydedebilen bir bilgisayar programı ya da mobil uygulama üzerinden yürüyor. Örneğin bu sistem bilgisayarda hangi oyunu ne kadar süre oynadığınızı, Facebook’ta paylaştığınız videoları, Foursquare gibi sosyal ağ sitelerine girişlerinizi ve bunlara benzer birçok şeyi kaydedilebiliyor. Bunlar bir kere kaydedildikten sonra bu sistemi kullanan bir siteye giriş yapmak istediğinizde, sistem size bu kayıtlara dayalı sorular soruyor. Dolayısıyla bir internet sitesine giriş yapmak adeta oyun oynamaya benziyor.

Kaynaklar:        

İlgili İçerikler

Bilgisayar ve İnternet

Sinemada görsel efekt tasarımının sınırları her gün genişliyor. Bizi şaşırtan görüntüleri teknolojik gelişmelerin yaratıcı beyinlere sunduğu olanaklar sayesinde izleyebiliyoruz.

Bilgisayar ve İnternet

TÜBİTAK BİLGEM Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü tarafından lise ve üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen kriptoloji yaz okulları başvuruları 6 Ağustos’a kadar devam ediyor.

Bilgisayar ve İnternet

Özellikle gençlerin yakından takip ettiği, çevrimiçi bir ortam olarak tanımlanan sosyal medya adeta dijital dünyamız haline geldi. Gençler gün boyu -hatta geceleri- sosyal medya aracılığı ile sosyal ilişkiler kuruyor, bilgi ediniyor ve çeşitli konularda paylaşımlarda bulunuyor. Peki, sosyal medyayı bu kadar yoğun kullanmanın, sağladığı çeşitli faydaların yanı sıra, olumsuz etkileri de olabilir mi?

Bilgisayar ve İnternet

Bir grup araştırmacı, yakın zamanlarda Science Advances’ta yayımladıkları bir makalede yapay zekâ yardımıyla çok hızlı bir biçimde yeni metalik camlar tasarlamayı ve üretmeyi başardıklarını açıkladı.

Bilgisayar ve İnternet

Çocuklar nesneleri evirip çevirerek, tutup bırakarak ya da itip çekerek oyunlar oynar. Bu, küçük yaşlardan itibaren fiziksel dünyayı keşfetmelerinin bir yoludur. İşte şimdi Google’a ait DeepMind’dan ve California Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından eğitilen bir yapay zekâ uygulaması bu tür bir oyun davranışının ilk aşamalarını sergiliyor.

Bilgisayar ve İnternet

Ankara Altındağ Cebeci Ortaokulu tarafından bu yıl 2.’si düzenlenen “Oyunumu Kodluyorum Yarışması”nın ödül töreni 12 Nisan 2018 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi. Geçtiğimiz yıl yalnızca Ankara’daki okulların katıldığı yarışmada bu yıl Türkiye genelinden birçok okul yer aldı.

Bilgisayar ve İnternet

2 Nisan’da başlayan 23. Ulusal Ortaokul Bilim Olimpiyatları ve 26. Ulusal Bilim Olimpiyatları birinci aşama sınavı başvuruları 24 Nisan’da sona eriyor.

Bilgisayar ve İnternet

ABD’de bulunan Brain of Things adlı bir şirket “robot ev” adını verdikleri apartman daireleri üzerinde çalıştıklarını duyurdu. Bu daireler çok yoğun olarak algılayıcılarla, otomatik aksesuar ve cihazlarla donatılıyor.

Bilgisayar ve İnternet

Zekâ genel anlamda kavrama, öğrenme, problem çözme, planlama gibi bilişsel özelliklerin kapasitesi olarak tanımlanabilir. Bilgisayarlara bu yeteneklerin kazandırılması olarak nitelendirebileceğimiz yapay zekâ önemli bir araştırma alanı.

Bilgisayar ve İnternet

Bugün ülkemizde internet kullanımının 25. yıl dönümü. 12 Nisan 1993’te TÜBİTAK ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin (ODTÜ) iş birliği ile başlatılan TR-NET projesi kapsamında 64 Kbps kapasiteli bir kiralık hat kullanılarak ODTÜ ile ABD’deki Ulusal Bilim Vakfı Ağı (NSFNet) arasında ilk internet bağlantısı kuruldu.