Skip to content Skip to navigation

Simyadan Kimyaya: Modern Kimyanın Doğuşu

Dr. Tuba Sarıgül
28/02/2019 - 09:49

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı ilan edildi. Bilim Genç olarak, 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız. Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına hazırladığımız diğer yazılara ulaşmak için tıklayın.

İnsanlar çok eski zamanlardan beri maddenin doğasını ve geçirdiği değişimleri anlamaya çalışıyor. Bu çalışmaların ilk örneklerini gerçekleştirenler simyacı olarak biliniyordu. Simyacılar maddenin yapısında ortaya çıkan değişimleri anlamak için çalıştı. Ancak görüşlerini bilimsel yönteme uygun şekilde deney yaparak sınamadılar.

Simyacılar maddenin en saf halinin altın olduğunu düşünüyor ve diğer metalleri saflaştırarak altın elde edebileceklerine inanıyorlardı. Bugün bu görüşün doğru olmadığını biliyoruz.

8. yüzyılda yaşayan Arap bilgin Câbir bin Hayyan, deney ve teoriye dayalı kimyanın ortaya çıkmasının öncüsü kabul ediliyor. Câbir bin Hayyan’ın çok sayıda laboratuvar araç gereci icat ettiği, kristallendirme ve damıtma gibi kimyasal yöntemleri uyguladığı biliniyor.

Prof. Dr. Fuat Sezgin, İslam Uygarlığında Mimari, Geometri, Fizik, Kimya kitabının "Kimya" bölümünde Câbir bin Hayyan’a özel bir başlık ayırmış. Prof. Dr. Fuat Sezgin, kitabında Câbir bin Hayyan’ın her maddenin temel elementlerin belirli oranlarda bir araya gelmesiyle oluştuğunu ve maddelerin kendilerine has özelliklerinin bu orana dayandığı görüşünde olduğunu belirtiyor. Câbir bin Hayyan bu prensibi ilm el-mizân (denge oranları teorisi) şeklinde adlandırmıştı. Câbir bin Hayyan’a göre her madde için bu oranı belirleyip maddenin bileşimini tespit etmek mümkündü. Ayrıca bu oranlar değiştirilerek bir madde başka bir maddeye dönüştürülebilirdi.

Aristo fiziksel evrendeki her şeyin farklı özelliklere sahip dört temel elementten -ateş, hava, su, toprak- oluştuğunu öne sürmüştü. Bu görüşü kabul eden Câbir bin Hayyan maddeleri üç grupta sınıflandırmıştı: kükürt, arsenik, cıva ve amonyum klorür gibi ısıtıldıklarında buharlaşan maddeler (uçucu cevherler); altın, gümüş, kurşun, bakır, demir gibi metaller; dövülerek şekillendirilemeyen ancak toz haline getirilebilen maddeler (taşlar). Câbir bin Hayyan’ın bu görüşünün, bugün elementlerin metaller ve metal olmayanlar şeklinde sınıflandırılmasının başlangıcı olduğunu düşünenler var.

Câbir bin Hayyan’ın cevherleri ayrıştırarak hangi temel elementlerden oluştuklarını belirleyebilmek için damıtma, kristallendirme, süzme ve buharlaştırma gibi farklı yöntemler uyguladığı, bu amaçla çeşitli laboratuvar araç gereci kullandığı biliniyor. Hidroklorik asit, nitrik asit, sitrik asit (limonda ve portakalda bulunur) ve asetik asit (sirkede bulunur) gibi maddelerden ilk defa Câbir bin Hayyan kitaplarında söz etmiştir.

Câbir bin Hayyan, fiziksel ve kimyasal olarak aşınmalarını engellemek amacıyla metallerin işlenme sürecinde kullanılabilecek yeni yöntemler geliştirmişti. Ayrıca cam yapımında mangan dioksiti kullanmıştı. Bu yöntem günümüzde şeffaf cam elde edebilmek amacıyla halen kullanılıyor.

İslam Uygarlığında Mimari, Geometri, Fizik, Kimya kitabında yer alan çizimde damıtma işleminde kullanılan bir imbik aleti görülüyor.

Câbir bin Hayyan’ın yirmiden fazla laboratuvar araç gereci kullandığı biliniyor. Prof. Dr. Fuat Sezgin, kitabında İslam medeniyetlerinde kimya ve simya alanında kullanılan çok az sayıda araç gerecin günümüze ulaşabildiğini söylüyor. Ayrıca Câbir bin Hayyan ile ilgili Latince kaynaklar arasında yer alan ve kimyasal fırın resimlerinin bulunduğu Liber florum Geberti isimli kitapta kimyasal fırın modellerine yer verildiğini belirtiyor.

Delaware Üniversitesi Kütüphanesi özel koleksiyonlarında yer alan çizimde Câbir bin Hayyan tarafından icat edilen bir kimyasal fırın görülüyor. Çizimde fırının üzerinde damıtma amacıyla kullanılan bir imbik görülüyor.

Câbir bin Hayyan, gerçekleştirdiği bütün bu uygulamalar nedeniyle, deneye dayalı bir bilim dalı olarak kimyanın ortaya çıkışının öncüsü kabul ediliyor ve çeşitli kaynaklarda "kimyanın babası" olarak da isimlendiriliyor.

 

Kaynaklar:

 

İlgili İçerikler

Kimya

Kimyacılar, yapılarında meydana gelen değişimleri öğrenmek için genellikle maddeleri ısıtır. Katı hâldeki maddelerin bazıları ısıtıldıklarında erir bazıları sıvı hâle geçmeden doğrudan buharlaşır yani süblimleşir. Sıvılar ise genellikle gaz hâle geçer. Soğutulduklarında eski hâllerine dönerler.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün 2019 yılındaki sahipleri, Austin’deki Texas Üniversitesinden John B. Goodenough, New York Eyalet Üniversitesinden M. Stanley Whittingham ve Meijo Üniversitesinden Akira Yoshino oldu. Araştırmacıların lityum iyon pillerin geliştirilmesine yaptıkları önemli katkılar sebebiyle ödüle layık görüldükleri açıklandı.

Kimya

Georgia Teknoloji Enstitüsünden Paul Kohl ve arkadaşları güneş ışığına maruz kaldığında kendiliğinden yok olan bir tür plastik malzeme geliştirdi.

Kimya

Laboratuvar ortamında üretilen bir malzeme tıpkı gerçek bir doku gibi metabolik reaksiyonları gerçekleştirebilir, aynı zamanda vücutla uyumlu olabilir mi? Bilim kurgu filmlerinde karşılaşabileceğimiz bu durum biyolojik nanomalzemeler sayesinde mümkün olabilir.

Kimya

Yeryüzünün pek çok bölgesinde insanlar temiz suya erişmekte güçlük geçiyor. Üstelik küresel iklim değişikliği ve insan etkinlikleri sebebiyle gelecekte durumun daha da kötüleşme ihtimali var. Bu soruna çare bulmak için çalışmalar yapan Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesinden Prof. Dr. Omar Yaghi ve arkadaşları, atmosferden su buharı toplayarak içme suyu üreten bir cihaz geliştirdi.

Kimya

Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan Dr. Hnin Yin Yin Nyein ve arkadaşları, teri analiz eden bir sensör geliştirdi. Sensörün tasarımı ve üretimi Science Advances’ta yayımlanan makalede detaylı bir biçimde açıklandı.

Kimya

Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü ve Northwestern Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı elektrik üretmek için yeni bir yöntem geliştirdi. İnce pas (demir oksit) katmanları üzerinde akan tuzlu suyun kinetik enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürüldüğü yöntemle ilgili makale Proceedings of the National Academy of Sciences (USA)’da yayımlandı.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kolaylıkla bulabileceğiniz malzemelerle hidrofobik kaplama yaparken akıllı yüzeylerin doğadaki örneklerini ve kullanım alanlarını öğreniyoruz.

Kimya

ABD’deki Rutgers Üniversitesinden ve Oregon Eyalet Üniversitesinden araştırmacılar, üzerine baskı yapılan kâğıtların geri dönüştürülmeye ihtiyaç olmaksızın tekrar kullanılması için kâğıt üzerindeki baskının çıkarılmasını sağlayan bir yöntem geliştirdi.

Kimya

Plastikler günlük yaşamımızın bir parçası. Kolay şekillendirilebilmeleri, maliyetlerinin düşük olması, ısı ve elektrik yalıtımı sağlamaları gibi özellikleri nedeniyle yaygın olarak kullanıyorlar. Peki, plastiksiz bir dünya mümkün mü? Biyoplastikler, plastiklerin neden olduğu sorunlara çözüm olabilir mi?