Skip to content Skip to navigation

Sinir Hücrelerinin Kendilerini Yenileyemediği Doğru mu?

Dr. Tuba Sarıgül
08/02/2016 - 12:08

Bir memeli dokusunun bir fotoğrafını çekseydik muhtemelen bölünen bir hücreyle karşılaşırdık. Bu anlaşılabilir bir durum, çünkü her hücre başka bir hücrenin mitoz bölünme geçirmesi sonucu oluşur. Ancak sinir hücreleri yani nöronlar bu durumun bir istisnasıdır. Sinir hücrelerinin bu yeteneklerini doğumdan itibaren kaybetmeye başladıkları düşünülüyor. İnsanlarda sinir hücrelerinin yenilenme sürecinin tam olarak durduğunu söylemek doğru olmasa da sinir hücrelerinin kendini yenileme yeteneği çok sınırlıdır.

Vücudumuzdaki her hücre belli bir amacı gerçekleştirmek üzere özelleşmiştir. Ancak başlangıçta herhangi bir amaçları yoktur. Hücresel farklılaşma adı verilen bir süreç sonunda belli bir hücre tipine, örneğin kas ya da sinir hücresine dönüşürler. Sinir hücreleri hayli özelleşmiş hücrelerdir ve her birinin sinir sistemi içinde belli bir yeri ve karmaşık görevleri vardır. Hücresel farklılaşma süreci içinde özelleşirken, nöronların bölünme özelliklerini kaybettiği ve bütün enerjilerini ve yapılarını bu yeni ve karmaşık görevlerini gerçekleştirmek üzere kullandıkları düşünülüyor.

Yeni araştırmalar özelleşmiş herhangi bir görevi olmayan kök hücrelerin nöronların yenilenememesinin yol açtığı sorunlara çözüm olabileceğini gösteriyor. Bu amaçla araştırmacılar kök hücrelerin nöronlara dönüşmek üzere farklılaşmasını sağlamaya çalışıyor.

Bazı araştırmacılar ise sinir hücrelerinin kendini yenileme yeteneklerinin çok sınırlı olmasının nedeninin, biyolojik bazı bileşiklerin nöronların elektriksel uyarıları ileten bölümü olan aksonların gelişmesini engellemesi olduğunu düşünüyor.

1

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, önce, geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım: Viktor Holst - Skakbladet, 1905.

Beyin ve Sinir Bilim

Sizce bir üçgen sarı mıdır yoksa mavi mi? Ya da 5 rakamının tadı ekşi midir yoksa tatlı mı? Bazı insanlar bir rengin tadını alabildikleri veya bir şekli renk olarak da algılayabildikleri deneyimler yaşayabiliyor.

Beyin ve Sinir Bilim

New York Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, optogenetik yöntemler kullanarak koku algısının oluşumuyla ilgili çok önemli sonuçlara ulaştı.

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler,

Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümünü verelim:

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, her zamanki gibi önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım:

Beyin ve Sinir Bilim

İkinci bir dili öğrenmek bizi iki dilli bireyler arasına sokuyor. İkiden fazla dil bilmek ise çok dillilik olarak adlandırılıyor. Peki çok dilli olmanın ne gibi avantajları var? 

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüne bakalım...

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüne bakalım: A. Jaquot, 1934

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım: Franz Palatz, 1930.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ocak 2020 probleminin çözümüne ve Şubat 2020 problemine yer veriyoruz.