Skip to content Skip to navigation

Sıradan Nesnelerin İçinde Bilgi Depolamak

Dr. Mahir E. Ocak
09/01/2020 - 17:19

Canlı organizmaların yapısı ve vücutlarında meydana gelen süreçler ile ilgili bilgiler DNA’larında kodlanmıştır. Cansız nesnelerin içindeyse kendi yapıları ve işleyişleriyle ilgili herhangi bir bilgi yer almaz. Ancak bu durum yakın gelecekte değişebilir.

Zürih Teknoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Robert Grass ve arkadaşları birkaç yıl önce nesneleri ufak cam boncukların içine gömülü DNA barkodlarıyla işaretlemek için bir yöntem geliştirmişti. Bu yöntemde “0”ları ve “1”leri ifade etmek için DNA’yı oluşturan nükleotidler kullanılarak 100 bit uzunluğunda bir barkod oluşturuluyordu.

İsrailli bilgisayar bilimci Yaniv Erlich birkaç yıl önce yüksek miktarda veriyi DNA’da depolamak için bir yöntem geliştirmişti. Erlich’in yöntemi kuramsal olarak tek bir gram DNA’da 215.000 terabayt veri depolamaya imkân veriyor.

Grass ve arkadaşları sıradan nesnelerin içinde bilgi depolamak için kendi yöntemleri ile Erlich’in yöntemini bir araya getirmişler. Yeni yönteme “nesnelerin interneti”nden esinlenilerek “nesnelerin DNA”sı adı verilmiş.

Araştırmacılar üç boyutlu yazıcılarla bir plastik tavşan üretmişler. Tavşanın içinde kendisinin yeniden nasıl üretilebileceğiyle ilgili yaklaşık 100 kilobaytlık veri var. Cam boncukların içine hapsolmuş DNA’da kodlanmış bu bilgi okunarak aynı tavşan daha sonra yeniden üretilebiliyor. Grass, ürettikleri plastik tavşanın tıpkı gerçek tavşanlar gibi kendi planını içinde taşıdığını söylüyor.

Erlich sabit diskler ve CD’ler gibi diğer veri depolama biçimlerinin sabit geometriye sahip olduğunu, depolanan bilgileri kaybetmeden cihazların biçimini değiştirmenin mümkün olmadığını söylüyor. Sıvı hâlde var olabilen tek veri depolama ortamı ise DNA. Bu durum DNA’da depolanmış bilginin herhangi bir nesnenin içine enjekte edilmesine imkân veriyor.

Geliştirilen yöntemden stenografide (gizli bilgileri sıradan nesnelerin içine gizleme sanatı) de yararlanmak mümkün. Araştırmacılar 1,4 megabayt büyüklüğündeki bir filmi cam boncukların içindeki DNA’larda kodlamış ve bu cam boncukları fark edilmeyecek biçimde sıradan gözlüklerdeki lenslerin içine yerleştirmeyi başarmışlar.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Papağanlar ve kargalar, vücutlarının büyüklüklerine nazaran görece büyük beyinlere sahiptir ve sosyal zekâya sahip olmalarıyla bilinir. Geçmişte yapılan bilimsel çalışmalar kargaların birbirleriyle yardımlaşmadığını göstermişti. Yakın zamanda yapılan araştırmada ise bu kez papağanların birbirleriyle yardımlaşıp yardımlaşmadığı incelenmiş.

Biyoloji

Göz renginiz annenizden, saç şekliniz ise babanızdan... Peki ama bu özellikler nesilden nesile nasıl aktarılıyor?

Biyoloji

Günümüzde birçok canlı şehirleşme, tarım, endüstri gibi nedenlerle yaşam alanlarını kaybediyor. Bu canlılardan biri de Toros kurbağaları (Rana holtzi).

Biyoloji

Mitokondrilerin hücrelerin enerji santralleri olduğu biliniyordu. Yakın zamanlarda yapılan araştırmalar, mitokondrilerin daha önceleri bilinmeyen yeni bir işlevini ortaya çıkardı. Dr. Zheng Wu ve arkadaşlarının Nature Metabolism’de yayımladıkları sonuçlara göre, mitokondriler DNA’ya zarar veren etkenleri algılayarak çekirdekteki DNA’nın daha iyi korunmasını sağlıyor.

Biyoloji

“Birincil düzenleme” adı verilen yeni yöntem DNA sarmalındaki iplikçiklerin ikisinin birden kesilmesini gerektirmiyor. Üstelik bu yöntem temel düzenleme gibi sadece belirli türdeki nokta mutasyonları değil herhangi bir türdeki nokta mutasyonu düzeltmek için kullanılabiliyor.

Biyoloji

2017’de Madagaskar’da keşfettiği yeni çekirge türleri ile tanınan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Zooloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Ünal ile araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

DNA yani deoksiribonükleik asit bütün canlı organizmaların hücrelerinde bulunan ve canlının tüm genetik özelliklerini taşıyan moleküldür. DNA ikili sarmal yapıdadır. Yani DNA’nın yapısında birbirine dolanmış şekilde iki zincir bulunur.

Biyoloji

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü tarafından düzenlenen 7. BioForm etkinliği, 27-29 Kasım tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Elektrik-Elektronik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştiriliyor.

Biyoloji

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. 

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.