Skip to content Skip to navigation

Sismograf Düzeneği Tasarlayalım

Ayşenur Okatan
04/02/2020 - 18:40

Yeryüzünde çok sayıda deprem meydana gelir. Bazı depremlerin gücü hissedilemeyecek kadar küçüktür. Bu nedenle herhangi bir zarara yol açmazlar. Şiddetli depremler ise büyük çapta can ve mal kaybına sebep olabilir.

Depremlerin büyüklüğü yeryüzünde meydana gelen titreşimlere karşı hayli hassas olan sismograf cihazı ile ölçülür.

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle basit bir sismograf düzeneği tasarlayıp çalışma prensibini öğreniyoruz.

 

Bilmekte Fayda Var!

Yerküre dıştan içe doğru kabuk, manto ve çekirdek olmak üzere iç içe geçmiş katmanlardan oluşur. İç katmanlara doğru inildikçe sıcaklık artar. Mantoda bulunan eriyik hâldeki kayaçlar ısının etkisiyle yukarı doğru hareket eder. Bu da yerkabuğundaki levhaların sürekli hareket etmesine sebep olur. Levhalar manto üzerinde birbirlerine yaklaşır, uzaklaşır veya birbirleri boyunca kayarlar. Bu hareketler sonucu levhalar arasında tektonik gerilim oluşur. Gerilim zamanla artarak levhaların kırılmasına sebep olur. Kayalarda depolanan gerilimin ani bir şekilde serbest kalmasıyla açığa çıkan enerji depremleri meydana getirir. Açığa çıkan enerji tıpkı suya bıraktığımız bir taşın suyun yüzeyinde gittikçe genişleyen dalgalar oluşturması gibi dalgalar hâlinde yeryüzüne yayılır. Bu dalgalar sismik dalgalar olarak isimlendirilir.

Depremin gücü ya da boyutu iki yolla ölçülür. Bunlardan biri depremin şiddeti, diğeri depremin büyüklüğüdür. Depremin şiddeti herhangi bir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildiği bir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak tanımlanır. Diğer bir deyişle depremin şiddeti, onun yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür. Şiddet, depremin kaynağındaki büyüklüğü hakkında doğru bilgi vermez. 

Depremin büyüklüğü ise deprem sırasında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü olarak tanımlanır. Enerjinin doğrudan ölçülmesi mümkün olmadığından, Richter 1935 yıllında depremin büyüklüğünü ölçmek için bir yöntem geliştirmiştir. 

Deprem sonucu yayılan sismik dalgalar sismograf adı verilen cihaz tarafından kaydedilir. Sismik dalgalardaki sapmalar Richter ölçeğine göre ölçülerek depremin büyüklüğü hesaplanır.

Belirli bir derinlikte meydana gelen depremin gerçekleştiği odak noktasının yeryüzündeki iz düşümüne depremin merkez üssü denir. Bu nokta aynı zamanda depremin en güçlü hissedildiği yerdir.

Depremin büyüklüğünün Richter ölçeğine göre 1 birim artması depremin gerçek şiddetinin yaklaşık on katına çıkması anlamına gelir. 

Depremin Richter değerinin hesaplanmasında, depremin büyüklüğünün ölçüldüğü sismograf ile depremin merkez üssü arasındaki mesafe (kilometre cinsinden), sonra da kayıt edilen sismik dalgaların oluşturduğu sapma miktarı (milimetre cinsinden) kullanılır.

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemeler kullanarak sismograf düzeneği tasarlıyoruz.

 

Nelere İhtiyacımız Var?

  • Orta boy karton kutu
  • Kâğıt ya da plastik bardak
  • İp
  • Makas
  • İspirtolu kalem
  • Kurşun kalem
  • Kâğıt
  • Oyun hamuru
  • Bozuk para, çakıl taşı ya da misket

 

Ne Yapıyoruz?

 

 

 

 

Ne Oldu?

Kartonu hareket ettirmeden kâğıdı kendimize doğru çektiğimizde kâğıdın üzerinde düz bir çizgi oluştu. Kartonu sallamaya başladığımızda ise kâğıt üzerinde zikzaklı bir çizgi meydana geldi. Zikzak şeklindeki çizgilerin uzunluğu, kartonu ne kadar güçlü salladığımıza bağlı olarak değişti.

Sismograf da bu prensiple çalışır. Sabit duran topuzun ucunda bir kalem bulunur. Deprem anında topuz sabit kalır, sadece kâğıt hareket eder. Böylece kalem, kâğıt üzerine depremin büyüklüğüne bağlı olarak zikzak şeklinde bir çizgi oluştur. Bu çizgi Richter ölçeğine göre değerlendirilerek depremin büyüklüğü belirlenir.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Dünya yüzeyinin yaklaşık %70’i suyla kaplıdır. Bu suyun yaklaşık %97’sini ise okyanuslar oluşturur. Okyanuslar milyarca ton tuz içerebilir. 

Yerbilimleri

Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Dünya’nın sıvı dış çekirdeğinden mantoya demir atomları sızdığını ve bu atomların volkanik etkinlikler sırasında yeryüzüne ulaştığını gösteriyor.

Yerbilimleri

536 kış mevsiminin sona ermediği yıl olarak tarihe geçti. 536 yılında gerçekleşen volkanik bir patlamadan sonra açığa çıkan kül bulutları atmosferi kaplamış, Güneş kara bulutların arkasında kalmış, 18 ay boyunca gündüzleri karanlıkta geçmiş, ekinler yetişememiş, Çin’de yaz mevsiminde kar yağmıştı.

Yerbilimleri

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemeler kullanarak deprem gerçekleştiğinde ses ve ışık ile uyarı veren bir deprem alarm düzeneği tasarlıyoruz.

Yerbilimleri

Türkiye önemli fay hatlarını barındıran bir deprem ülkesidir. Deprem önlenebilir bir doğa olayı olmasa da depremin yıkıcı etkilerini alacağımız önlemlerle en aza indirebiliriz. Peki depreme karşı hazırlıklı olmak için neler yapabiliriz?

Yerbilimleri

Peru’nun güneyindeki antik İnka şehri Machu Picchu, And Dağları’nda 2430 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde yer alır. 1438-1472 yılları arasında hüküm süren İmparator Pachacuti için inşa edildiği düşünülen şehir, 2007 yılında Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilmişti.

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti. 

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?